ÖZET: Fuzuli şagilin, Antalya Kemerağzı Kundu Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi’nde bulunan 13659 ada, 1 parsel ve 13659 ada, 2 parsel numaralı taşınmazlardan tahliye edilmediği ve bu durumun mevzuata aykırı işlemlerle ilişkili olduğu tespit edilmiştir. 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ve 3194 sayılı İmar Kanunu çerçevesinde, bu taşınmazların kiralanmasına dair yapılan işlemlerin, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın olumsuz görüşüne rağmen gerçekleştirildiği görülmektedir. Ayrıca, kiralama sürecinde taşınmazların fiilen işgal edilmesi ve bu alanlar üzerinde izinsiz inşaat yapılması gibi hukuka aykırı durumlar ortaya çıkmıştır.

Yapılan incelemelerde, kiralama sözleşmesinin sona ermesine rağmen kiracının tahliye edilmemesi, ilgili mahkeme kararlarının uygulanmaması ve taşınmazların kullanımıyla ilgili hukuki süreçlerin ihmal edildiği anlaşılmaktadır. Antalya 4. İdare Mahkemesi, 16.02.2022 tarihli plan değişikliğinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Bu bağlamda, fuzuli şagilin tahliyesi için gerekli idari ve hukuki tedbirlerin alınması gerektiği vurgulanmaktadır.

Sonuç olarak, Antalya Kemerağzı Kundu Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi’ndeki taşınmazların durumu, ilgili mevzuat hükümleri ve mahkeme kararları doğrultusunda yeniden değerlendirilmelidir. Taşınmazların hukuka uygun bir şekilde yönetilmesi ve tahliye işlemlerinin gerçekleştirilmesi, kamu idaresinin sorumluluğundadır.

BULGU: Fuzuli Şagilin Taşınmazlardan Tahliye Edilmemesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi

Antalya Kemerağzı Kundu Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesinin (Aksu ilçesi) sınırları içinde kalan 13659 ada, 1 parsel ile 13659 ada, 2 parsel numaralı taşınmazlarla ilgili mevzuata aykırı işlemler gerçekleştirildiği ve fuzuli şagilin söz konusu taşınmazlardan tahliye edilmediği görülmüştür.

2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu’nun;

“Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; Kanun’un amacının, turizm sektörünü düzenleyecek, geliştirecek, dinamik bir yapı ve işleyişe kavuşturacak tertip ve tedbirlerin alınmasını sağlamak olduğu,

“Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde; Kanun’un, turizm hizmeti ile bu hizmetin gereği kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezlerinin tespiti ile geliştirilmelerine, turizm yatırım ve işletmelerinin teşvik edilmesine, düzenlenmesine ve denetlenmesine ilişkin hükümleri kapsadığı,

“Planlar” başlıklı 7’nci maddesinin;

Birinci fıkrasında; kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri içinde her ölçekteki planlar yapmaya, yaptırmaya, re’sen onaylamaya ve tadil etmeye Kültür ve Turizm Bakanlığının yetkili olduğu, kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri içinde yer alan korunan alanlarda her ölçekteki plan tekliflerinin sadece Kültür ve Turizm Bakanlığına sunulacağı, ilgili kurul, kurum ve kuruluş görüşleri doğrultusunda Bakanlıkça incelenerek uygun görülen planların, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği

Bakanlığına gönderileceği,

Üçüncü fıkrasında; kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezlerinde diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılacak satış, bedelsiz devir, trampa, sınırlı ayni hak tesisi, tahsis, kiralama, sınır ilânı ve değişikliği işlemleri ile çevresel etki yaratacak alt yapı ve üst yapı projelerinden önce Kültür ve Turizm Bakanlığının olumlu görüşünün alınması gerektiği

belirtilmiştir.

3194 sayılı İmar Kanunu’nun;

“İstisnalar” başlıklı 4’üncü maddesinde; 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, bu Kanun’un ilgili maddelerine uyulmak kaydıyla 2960 sayılı Kanun ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nu ile diğer özel kanunlarla belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanun’un özel kanunlara aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı,

Geçici 16’ncı maddesinde; afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31.12.2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Yapı Kayıt Belgesi verilebileceği, Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar hakkında kuralın uygulanmayacağı belirtilmiştir.

2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun;

“İlkeler” başlıklı 2’nci maddesinin birinci fıkrasında; bu Kanunun yürütülmesinde, ihtiyaçların en iyi şekilde, uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve ihalede açıklık ve rekabetin sağlanmasının esas olduğu,

“Pazarlık usulüyle yapılacak işler” başlıklı 51’inci maddesinin (g) bendinde; kullanışlarının özelliği, idarelere yararlı olması veya ivediliği nedeniyle kapalı veya açık teklif yöntemleriyle ihalesi uygun görülmeyen, Devletin özel mülkiyetindeki taşınır ve taşınmaz malların kiralanması, trampası ve mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kiralanması ve mülkiyetin gayri ayni hak tesisinin pazarlık usulüyle yapılabileceği hükmüne,

“Ecrimisil ve tahliye” başlıklı 75 inci maddesinde kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren, işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm varsa ona göre hareket edileceği, aksi halde ecrimisil alınacağı, işgal edilen taşınmaz malın idarenin talebi üzerine, bulunduğu yer mülkiye amirince en geç 15 gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edileceği hükmüne yer verilmiştir.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Meclisin görev ve yetkileri” başlıklı 18’inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde; taşınmaz mal alımına, satımına, takasına, tahsisine, tahsis şeklinin değiştirilmesine veya tahsisli bir taşınmazın kamu hizmetinde ihtiyaç duyulmaması hâlinde tahsisin kaldırılmasına; üç yıldan fazla kiralanmasına ve süresi otuz yılı geçmemek kaydıyla bunlar üzerinde sınırlı aynî hak tesisine karar vermenin belediye meclisinin görev ve yetkisinde olduğu belirtilmiştir.

Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin “Mekânsal kullanım tanımları ve esasları” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde, sosyal altyapı alanları: eğitim, sağlık, dini, kültürel ve idari tesisler, açık ve kapalı spor tesisleri ile park, çocuk bahçesi, oyun alanı, meydan, rekreasyon alanı gibi açık ve yeşil alanlara verilen genel isim olarak tanımlanmıştır.

Kemerağzı Mahallesi, 13659 ada 1 parsel numaralı, 6274,81 m2 alanlı taşınmaz ile bu taşınmazın kuzey bitişiğinde bulunan 13659 ada, 2 parsel numaralı 4000.44 m2 alanlı taşınmazlarla ilgili imar planlarının incelenmesinde;

13659 ada, 1 parsel numaralı 6274,81 m2 alanlı taşınmazın ilk olarak 2010 yılında 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun ilgili maddelerine istinaden Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onaylanan planlarda “spor alanı” olarak belirlendiği,

31.07.2013 tarihinde onaylanan uygulama imar planı revizyonu planına göre 13659 ada, 1 parselin “Spor Tesis Alanı”, kuzey bitişiğinde bulunan tescilsiz alanın ise “Açık Pazar Alanı” kullanımında kaldığı,

16.01.2015 tarihinde onaylanan uygulama imar planı değişikliği ile 13659 ada, 1 parsel “Spor Tesis Alanı” ve kuzeyinde bulunan “Açık Pazar Alanı”nın birlikte “Mesleki ve Teknik Öğretim Tesisi Alanı”na dönüştürüldüğü,

Antalya 2. İdare Mahkemesinin 25.05.2016 tarihli ve E:2014/970, K:2016/630 sayılı kararı ile 12.05.2016 tarihli ve E.12014/1698, K.2016/572 sayılı kararı ile söz konusu taşınmazların sınırlarında kaldığı uygulama imar planının iptal edildiği,

04.05.2018 tarihli planlarda ise 13659 ada, 1 parsel ve 13659 ada, 2 parsel numaralı taşınmazların “Mesleki ve Teknik Öğretim Tesis Alanı” olarak yeniden belirlendiği,

16.02.2022 tarihinde onaylanan uygulama imar planında ise 13659 ada, 1 parselin “Ticaret Alanı” kullanımında, 13659 ada 2 parselin ise “Pazar Alanı” kullanımında kaldığı,

Antalya 4. İdare Mahkemesinin 24/05/2024 tarihli ve E.2023/573, K.2024/595 sayılı kararı ile 16.02.2022 tarihli plan değişikliği ile 13659 ada, 1 parselin “Ticaret Alanı” kullanımına çevrilmesi hukuka aykırı bulunarak sosyal donatı alanının azalmasına neden olduğu için planın bütününe etki edeceğinden planların tamamının iptaline karar verildiği, söz konusu iptal kararına karşı Konya Bölge İdare Mahkemesinde istinaf yoluna başvurulduğu,

Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdare Dava Dairesinin Bölge Karar No:2025/387 10.04.2025 tarih ve 8641 sayılı kararında; 13659/1 sayılı parselin kâin olduğu kesim bakımından yapılan incelemede; taşkın riski olan kesimin yapılaşmaya konu fonksiyonla planlanması planlama tekniklerine aykırı olduğu; bu kesimin pazar alanı, açık spor alanı, otopark, park alanı gibi yapılaşmaya konu olmayacak arazi kullanım kararlarıyla planlanmasının gerektiği, bu itibarla; 13659/1 sayılı parselin kâin olduğu kesim bakımından ilk derece mahkemesi karar gerekçesinde hukukî isabet görülmemekle birlikte; kararda bu kısım bakımından sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiş ve 13659/1 sayılı parselin kâin olduğu kesim bakımından davalı idarelerin istinaf başvurularının reddine karar verdiği

görülmüştür.

Söz konusu taşınmazların kiralanmasına ilişkin ihaleler, kira sözleşmeleri ve sürece ilişkin iş ve işlemlerin incelenmesinde;

Aksu Belediyesinin 17.11.2016 tarih ve 6274 sayılı yazı ile; 13659 ada 1 parsel numaralı 6274.81 m2 arsa niteliğindeki alan ile kuzey bitişiğinde bulunan 4000.44 m2 alan olmak üzere toplam 10275.25 m2 alanlı taşınmazların 3 yıl süre ile kiralanması işleminin uygun olup olmadığı hususunda Kültür ve Turizm Bakanlığından görüş talep edildiği,

Kültür ve Turizm Bakanlığının 06.01.2017 tarihli ve 229 sayılı sayılı görüş yazısı ile kiralama işleminin uygun görülmediği belirtilmesine rağmen; 13659 ada, 1 parsel numaralı 6274,81 m2 taşınmazın Belediye Encümeninin 24.02.2017 tarih ve 28 sayılı kararı ile 2886 sayılı Kanun’un 45’inci maddesine göre gerçekleştirilen ihalesi sonucunda Belediye ile kiracı arasında 3 yıl süreli 01.03.2017 tarihli sözleşme imzalandığı,

Kiralama ihalesinin 13659 ada, 1 parsel numaralı 6274,81 m2 arsa üzerinden yapıldığı halde, kuzey bitişiğinde bulunan 4000.44 m2 tescilsiz alana konu taşınmazı da fiilen işgal eden kiracıya toplam 10.275,81 m2 arsanın kullandırıldığı ve söz konusu taşınmazlar üzerine kira sözleşmesi ve şartnamesine aykırı bir şekilde çok sayıda ticari üniteden oluşan tesisin inşa edildiği,

Antalya 2. İdare Mahkemesinin 20.09.2017 tarihli E.2017/497, K.2017/1050 sayılı kararı ile anılan taşınmazın kiralanmasına ilişkin ihale işlemi ile ihale işleminin dayanağı Belediye Encümeni kararının iptal edildiği, Danıştay 13. Dairesinin 11.12.2017 tarihli ve E.2017/2672, K.2017/3689 sayılı kararı ile de söz konusu Mahkeme kararının onandığı, bu çerçevede Aksu Belediyesince 02.02.2018 tarihli ve 23 sayılı Başkanlık onayı ile kira sözleşmesinin fesh edildiği,

Sözleşmenin feshi kararına karşı kiracı tarafından Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesinde 12.03.2017 tarihinde açılan kiracılığın tespiti davasında anılan Mahkemenin 11.07.2018 tarihli ve E.2018/476, K.2018/1009 sayılı kararı ile 01.03.2017 başlangıç tarihli kira sözleşmesi uyarınca kiracının kiracılık sıfatının devam ettiğinin tespitine karar verildiği,

Taraflar arasında akdedilen 3 yıllık kira sözleşmesinin süresinin 01.03.2020 tarihinde sona erdiği, bu kapsamda kiracının Belediyeye gönderdiği Antalya 22. Noterliği 22.04.2020 tarihli ve 05082 nolu ihtarname ile ilgili taşınmaz ve üzerindeki müştemilatta faaliyetine devam etmek ve bu nedenle taşınmazın tarafına tekrar kiralanmasını talep ettiği,

Aksu Belediyesince, yapı kayıt belgesinin iptal yönelik herhangi bir bilgi, belge ve gerekçe ileri sürmeksizin kiracı tarafından alınan söz konusu yapı kayıtbelgesinin geçerli olup olmadığı hususunda Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne birbiriyle tutarsız yazılar ve eki yapı kayıt kontrol formaları düzenlenerek gönderildiği,

Kültür ve Turizm Bakanlığının uygun görüşü alınmadan, Belediye Encümeninin 13.05.2020 tarih ve 35 sayılı kararı ile kiracının 29.08.2018 tarihli Yapı Kayıt Belgesi ile kiralama konusu taşınmaz üzerindeki yapıda hak sahibi olması, bu hak sahipliğinin açık ihale yapılmasını imkânsız hale getirmesi hususu ileri sürülerek bahse konu taşınmazın mevcut kiracıya pazarlık usulü ile 3 yıl süreyle ihale edilmesine karar verildiği, Belediye Encümeninin 02.07.2020 tarih ve 55 sayılı kararı ile de 10.275,25 m2 alanlı söz konusu taşınmazların 2886 sayılı Kanun’un 51/g maddesine göre pazarlık usulü ile yıllık 2.560.000,00 TL bedelle aynı kiracıya tekrar kiralandığı ve kira süresi 01.07.2020 tarihinden itibaren 3 yıl olarak belirlenen

10.07.2020 tarihli kira sözleşmesinin imzalandığı,

Kiracılık sıfatının tespitine ilişkin dava ile ilgili olarak ise Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 08.12.2022 tarihli ve E.2022/6946, K.2022/9311 sayılı ilamıyla ilk derece mahkemesince 12.03.2018 tarihinde açılan davanın kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olduğundan kararın bozulmasına karar verilmesi üzerine Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve E.2019/529, K.2019/1794 sayılı kararı ile Yargıtay tarafından bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davanın reddine karar verildiği,

Bu kapsamda, söz konusu kira sözleşmesinin süresi dolmadan Belediye Meclisinin 03.01.2023 tarih ve 6 sayılı kararı ile 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 18’inci maddesi (e) bendi kapsamında 13659 ada, 1 parsel üzerine yapı kullanma izin belgesi alınma tarihinden itibaren 20 yıl süreli olarak sınırlı ayni hak tesis edilmesi işinin 2886 sayılı Kanun’un 35’inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kapalı teklif usulü ile ihale edilmesine karar verildiği ve 14.04.2023 tarihli ihale sonucunda yıllık 3.050.000 TL bedel üzerinden taraflar arasında 04.05.2023 tarihli Sınırlı Ayni Hak Tesisi Sözleşmesi imzalandığı,

Aksu Belediye Meclisinin 03.01.2023 tarih ve 6 sayılı kararının iptali için Antalya 4. İdare Mahkemesinde açılan davada, Antalya 4. İdare Mahkemesinin 19.10.2023 tarihli ve E.2023/289, K.2023/1331 sayılı kararında; söz konusu taşınmaz üzerindeki yapı için alınan 29.08.2018 tarihli yapı kayıt belgesinin, dava konusu taşınmazın 3194 sayılı İmar Kanunu’na nispeten özel kanun niteliğinde olan 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ile özel olarak korunduğu için hukuki koruma sağlamayacağı, anılan yapı kayıt belgesi temel alınmak suretiyle oluşturulan kısıtlama uyarınca da 2886 sayılı Kanun uyarınca henüz ihale yapılmamasına rağmen bu yetki kapsamında rekabet ilkesinin en baştan bertaraf edildiği sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptal edildiği,

Konya Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin 29.05.2024 tarihli ve E.2023/1658, K.2024/1182 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, Danıştay 8. Dairesinin 13/09/2024 tarihli ve E.2024/4396, K.2024/4501sayılı kararı ile de temyiz isteminin incelenmeksizin reddedildiği,

Aksu Belediyesinin 26.12.2023 tarihli ve 45101 sayılı tahliye konulu yazısı ile Aksu Kaymakamlığından işgalci konumda bulunan şahsın söz konusu taşınmazlardan tahliye edilmesini talep ettiği, Aksu Kaymakamlığının 27.12.2023 tarihli ve 10709 sayılı cevabi yazısı ile Antalya Valiliğinin 03.01.2019 tarihli ve 335 sayılı (2019/1) Genelgesinde, Kurumunuz tarafından yapılması gereken maddelerle ilgili işlemler tamamlandıktan sonra tahliye talebinde bulunulduğu takdirde tahliye işlemlerinin gerçekleştirileceğinin bildirildiği,

Belediye Encümeninin 30.01.2024 tarihli ve 21 sayılı kararı ile yargı süreci sonuçlanıncaya kadar taşınmazın tahliyesinin ertelenmesine, halihazırda işgalci konumunda bulunan şahıs ile 10.07.2020 tarihinde imzalanan kiralama sözleşmesinin 14’üncü maddesi gereğince kira süresinin sona ermesi veya sözleşmenin feshi halinde taşınmazın idareye teslim edilmemesi halinde geçen her gün için cari yıl kira bedelinin binde beşi oranında ceza alınması hükmünün uygulanmasına karar verildiği,

Belediyenin, fuzuli şagile (kiracı) anılan taşınmazları tahliye etmesi hususundaki 02.02.2024 tarihli ve 46877 sayılı yazısının 07.02.2024 tarihinde tebliğ edildiği, ancak bu aşamada tahliyesi için herhangi bir işlem yapılmadığı, fuzuli şagile gönderilen 18.03.2024 tarihli ve 48854 sayılı yazı ile turizm sezonu sonuna kadar taşınmazın tahliyesinin ertelendiğinin bildirildiği,

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca söz konusu taşınmazların kiralanmasında usulsüzlük yapıldığı ve mahkeme kararına rağmen taşınmazın tahliyesinin sağlanmadığı iddiaları ile ilgili olarak 2021/65039 sayılı dosya üzerinden devam ettirilen soruşturma kapsamında Antalya 26. Asliye Ceza Mahkemesinde 2024/999 Esas sayılı dosya üzerinden ilgililer hakkında kamu davası açıldığı

görülmüştür.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile söz konusu taşınmazlarla ilgili yapılan iş ve işlemler birlikte incelendiğinde;

Kültür ve Turizm Bakanlığının 06.01.2017 tarihli ve 229 sayılı kiralama işleminin uygun görülmediğine dair olumsuz görüşüne rağmen, mülkiyeti Aksu Belediyesine ait 13659 ada, 1 parsel numaralı taşınmazın kiralanmasına ilişkin iş ve işlemlerin 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu’nun “Planlar” başlıklı 7’nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne aykırı olduğu,

24.02.2017 tarihli ilk kiralama ihalesi 13659 ada, 1 parsel numaralı 6274,81 m2 arsa üzerinden yapıldığı halde, kuzey bitişiğinde bulunan 4000.44 m2 tescilsiz alana konu taşınmazı da fiilen işgal eden kiracıya toplam 10.275,81 m2 arsanın kullandırılarak çok sayıda ticari üniteden oluşan çarşı inşa edilmesinin; 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ve 3194 sayılı İmar Kanunu ile 01.03.2017 tarihli kira sözleşmesi ve şartnamesine aykırı olduğu,

Antalya Kemerağzı Kundu Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesinin (Aksu ilçesi) sınırları içinde kalan 13659 ada, 1 parsel numaralı arsa üzerine inşa edilen yapı hakkında 3194 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesi uyarınca özel kanun niteliğinde olan 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğinden 3194 sayılı Kanun’un geçici 16’ncı maddesinin uygulanamayacağı, mahkeme kararları ile de 29.08.2018 tarihli yapı kayıt belgesinin belge sahibine hukuki bir koruma sağlamayacağının hüküm altına alındığı,

Kira sözleşmesinin sona ermesi ile kiracının tahliye edilmesi gerekirken, Kültür ve Turizm Bakanlığının görüşü alınmadan, 29.08.2018 tarihli yapı kayıt belgesi esas alınmak suretiyle oluşturulan kısıtlama esas alınarak; pazarlık usulü ile 3 yıl süreyle tekrar aynı kişiye kiralanması ile yapı kullanma izin belgesi alınma tarihinden itibaren 20 yıl süreli Sınırlı Ayni Hak Tesisine ilişkin iş ve işlemlerin 2886 sayılı Kanun’un 2’inci maddesi hükmü gereğince rekabet ve açıklık ilkeleri ile 2634 sayılı Kanun’un 7’nci maddesine aykırı olduğu,

Belediye tarafından söz konusu taşınmazın tahliyesinin yapılmadığı gibi aksine taşınmazın tahliyesinin turizm sezonu sonuna kadar ertelenmesi kararının alındığı ve fuzuli şagilin tahliyesine yönelik işlem tesis edilmeyerek mahkeme kararlarının yerine getirilmediği,

değerlendirilmektedir.

Kamu İdaresince, 13659 ada, 1 parsel numaralı taşınmazın “Özel Kültürel Tesis” alanı olarak plan değişikliğinin Kültür ve Turizm Bakanlığınca değerlendirilmesi sürecinin devam ettiği, tahliye işlemleri ile ilgili olarak ise Antalya Valiliğinin 03.01.2019 tarihli ve 335 sayılı (2019/1) Genelgesine istinaden eksiklerinin tamamlanması amacıyla müdürlüklere yazıların yazıldığı ve tespitlerinin tamamlanmasının beklenildiği ve Antalya 26. Asliye Ceza Mahkemesinde 2024/999 esas sayılı dosya üzerinden ilgililer hakkında açılan kamu davasının yargılama sonucuna göre işlem tesis edileceği ifade edilmektedir.

Bu itibarla,

Antalya Kemerağzı Kundu Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesinin (Aksu ilçesi) sınırları içinde kalan 13659 ada, 1 parsel ve 13659 ada, 2 parsel numaralı taşınmazları işgal eden fuzuli sagilin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75’inci maddesi ile yürürlükteki mevzuat hükümleri uyarınca tahliyesinin sağlanmasına yönelik idari ve hukuki tedbirlerin alınması,

Mahkeme kararları ile 16.02.2022 tarihli plan değişikliği ile 13659 ada, 1 numaralı parselin “Ticaret Alanı” kullanımına dönüştürülmesinin hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verildiğinden, anılan mahkeme kararları ve ilgili mevzuat hükümleri dikkate alınarak söz konusu taşınmazlar üzerinde işlem tesis edilmesi

gerekmektedir.