|
ÖZET: Geçici işgal harcının sürekli hale getirilmesi, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda ele alınmıştır. Rapor, Büyükşehir Belediyesi İdare’sinin işgal harcı tahakkuklarını yıllık olarak gerçekleştirdiğini ve geçici olarak belirlenen işgallerin kira niteliğine dönüştüğünü ortaya koymaktadır. 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 52. maddesi, işgal harcının geçici işgaller için geçerli olduğunu belirtirken, 57. maddesi harcın tahsilinin yetkililerce makbuz karşılığında yapılacağını ifade etmektedir. İşgallerin geçici olması gerektiği vurgulanmakta, aksi takdirde işgal harcının alınamayacağı belirtilmektedir.
Denetim sonucunda, İdare’nin 742 mükellefe yıllık işgal izni verdiği ve bu işgallerin mevzuata aykırı olarak kira niteliğine dönüştüğü tespit edilmiştir. Zabıta Dairesi Başkanlığı, geçici alan tahsislerinin bir yıl süreyle yapıldığını ve bu süre sonunda yenilendiğini ifade etmiştir. Ancak, bu uygulama, işgallerin sürekli hale gelmesine ve dolayısıyla mevzuata aykırı bir duruma yol açmaktadır. İşgal harcının yalnızca geçici ve belirli şartlar altında tahakkuk ettirilmesi gerektiği, kamu alanlarının sürekli işgallerle kiralanmasının önlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. |
BULGU: Geçici Olarak Uygulanması Gereken İşgal Harcının Sürekli Hale Getirilmesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Belediyesi
İdare tarafından işgal harcı tahakkuklarının yıllık olarak gerçekleştirildiği ve geçici olması gereken işgallerin kira niteliğine dönüştürüldüğü görülmüştür.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 52’nci maddesinde işgal harcının konusu düzenlenmiş olup belediye sınırları içinde bulunan ve söz konusu maddede sayılan yerlerden herhangi birinin satış yapmak veya sair maksatlarla usulüne uygun izin alınarak geçici olarak işgal edilmesinin işgal harcına tabi olduğu belirtilmiştir. Kanun’un “Harcın ödenmesi” başlıklı 57’nci maddesinde ise işgal harcının, belediyelerin yetkili kılacakları memur veya kişilerce makbuz karşılığında tahsil edileceği ifade edilmiştir.
Yukarıda yer verilen düzenlemede işgal harcı alınması için işgalin geçici olması gerektiği vurgulanmıştır. İşgaliye uygulaması yetkili mercilerden usulüne uygun izin alınması halinde, sınırları belirli, ancak belli şartlarda başvurulan ve geçici işgallerde uygulanan bir usuldür. İşgaliyede esas olan işgaliye halinin geçici olması, kiralama yönteminde olduğu gibi uzun süreli kullanıma dönüştürülmemesidir.
Danıştay 9. Dairesinin E:1998/249 K:1999/60 no.lu kararında da, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 52’nci maddesinin ikinci fıkrasında, yol, meydan, pazar, iskele, köprü gibi umuma ait yerlerden bir kısmının herhangi bir maksat için geçici olarak işgal edilmesinin işgal harcına tabi olduğu ve belediye tarafından işgal harcı istenebilmesi için işgale konu olan yerin umuma ait bir yer olması ve bu yerinde geçici maksatlarla işgal edilmesi gerektiğine vurgu yapılmış ve bahsi geçen yerlerin devamlı surette işgali durumunda işgal harcı istenilemeyeceği belirtilmiştir.
Yapılan incelemede, İdare tarafından 742 adet mükellefe yıllık olarak işgalleri için izin verildiği, geçici olması ve peşin tahsil edilmesi gereken işgal harcının yıllık olarak tahakkuk ettirildiği ve bahsi geçen yerlerin mükellefler tarafından işgalinin mevzuata aykırı olarak kira niteliğine dönüştürüldüğü tespit edilmiştir.
Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine, İdare tarafından özetle; Zabıta Dairesi Başkanlığı yetki ve sorumluluk alanlarında toplam 739 tezgâhın satış faaliyet konuları simit, mısır, kestane ile alakalı geçici alan tahsislerinin bir yıl süreyle yapıldığı ve bir yılın sonunda, geçici işgaliye izinlerinin yenilendiği, işgaliye harcı ödemeyen veya vefat edenlerin işgaliye izinlerinin yenilenmediği ifade edilmiştir.
Ancak yukarıda yer verildiği üzere, bahsi geçen işgallerin bir yıl süreyle gerçekleştirilmesine izin verilmesi, yıllık dönemler halinde yenilenmesi bahsi geçen alanların mükellefler tarafından devamlı surette işgal edilerek mevzuata aykırı şekilde kira niteliğine dönüştürüldüğünü göstermektedir. Söz konusu durum yukarıda yer verilen mevzuata göre mümkün bulunmamaktadır. Ayrıca bahsi geçen alanların devamlı surette işgaline yönelik iş ve işlemler karşılığında işgal harcı tahsil edilse dahi yine yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca mümkün bulunmamaktadır.
Sonuç olarak, işgal harcının sadece usulüne uygun izin alınması halinde, sınırları belirli, ancak belli şartlarda başvurulan geçici ve kısa süreli işgallerde tahakkuk ve tahsil edilmesi, işgal harcının kira niteliğine dönüştürülerek kamu alanlarının işgallerine süreklilik kazandırılmaması gerekmektedir.