ÖZET: Gelir tahakkukları hesaplarının ve maddi duran varlıkların kira ile irtifak hakkı gelirleri hesabının kullanılmaması, 2024 yılı Sayıştay denetim raporlarında önemli bir bulgu olarak öne çıkmaktadır. Denetim, bir ilçe belediyesinin, tahakkuk ettirilmiş faizler ile gelecekteki kira gelirlerini izlemek için gerekli hesapları kullanmadığını ortaya koymuştur. Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri, gelir tahakkukları hesaplarının nasıl kullanılacağını açıkça belirtmektedir. Ancak, bu belediyenin söz konusu hesapları ihmal etmesi, mevzuata aykırı bir durum teşkil etmektedir.

Yönetmelikte, kiraya verilen taşınmazların kira tutarlarının takibi için 993 Maddi Duran Varlıkların Kira ve İrtifak Hakkı Gelirleri Hesabı’nın eklenmiş olmasına rağmen, bu hesaba dair herhangi bir işleyiş düzenlemesi bulunmamaktadır. Bu durum, Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği hükümlerinin devreye girmesine neden olmaktadır. Denetim sonucunda, ilgili idare 2025 yılı itibarıyla bu bulgulara yönelik gerekli işlemleri gerçekleştireceğini bildirmiştir.

Sonuç olarak, her dönemin gelir ve faaliyet sonuçlarının tahakkuk esasına göre izlenmesi gerektiği, mevcut mevzuatla net bir şekilde ortaya konmuştur. Bu durum, belediyelerin mali şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından büyük önem taşımaktadır.

BULGU: Gelir Tahakkukları Hesapları ile Maddi Duran Varlıkların Kira ve İrtifak Hakkı Gelirleri Hesabının Kullanılmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi

Belediyenin, tahakkuk ettirilmiş faiz ve gelecek ay ve yıllara yaygın kira gelirleri için, gelir tahakkukları hesaplarını ve 993 Maddi Duran Varlıkların Kira ve İrtifak Hakkı Gelirleri Hesabını kullanmadığı görülmüştür.

Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin;

“181 Gelir tahakkukları hesabı” başlıklı 147’nci maddesinde, “(1) Gelir tahakkukları hesabı; faaliyet alacakları, kurum alacakları ve diğer alacaklar hesap gruplarında izlenmeyen ve tahakkuk etmekle birlikte, gelecek aylarda istenebilir duruma gelecek olan alacaklar ile duran varlıklar ana hesap grubu içindeki gelir tahakkukları hesabında kayıtlı tutarlardan vadesi takip eden faaliyet döneminde dolanların izlenmesi için kullanılır.“,

“281 Gelir tahakkukları hesabı” başlıklı 220’nci maddesinde, “(1) Gelir tahakkukları hesabı, faaliyet alacakları ve kurum alacakları hesap gruplarında izlenmeyen ve tahakkuk etmiş gelirlerden kaynaklanan ancak, içinde bulunulan faaliyet dönemini takip eden dönemlerde istenebilir duruma gelecek olan alacakların izlenmesi için kullanılır.“,

“380 Gelecek aylara ait gelirler hesabı” başlıklı 286’ncı maddesinde, “(1) Bu hesap, içinde bulunulan dönemde ortaya çıkan ancak, gelecek aylara ait olan peşin tahsil edilmiş gelirlerin izlenmesi için kullanılır.“,

“480 Gelecek yıllara ait gelirler hesabı” başlıklı 335’inci maddesinde, “(1) Bu hesap, dönem içinde tahsil edilen ancak, gelecek yılların faaliyet hesaplarına dâhil edilecek olan gelirlerin izlenmesi için kullanılır.” hükümleri yer almıştır.

Anılan Yönetmelik’in “Detaylı hesap planları” başlıklı 46’ncı maddesi uyarınca yayınlanan Mahalli İdareler Detaylı Hesap Planına kiraya verilen taşınmazların kira tutarlarının takibine yönelik olarak 993 Maddi Duran Varlıkların Kira ve İrtifak Hakkı Gelirleri Hesabı eklenmiş ancak Yönetmelik’te hesaba ve işleyişine ilişkin hüküm düzenlenmemiştir. Bu durumda Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği hükümlerinin uygulanacağı açıktır. Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin “993 Maddi Duran Varlıkların Kira ve İrtifak Hakkı Gelirleri Hesabı” başlıklı 306/U maddesinde; hesabın kamu idarelerine ait maddi duran varlıklardan kiraya verilen veya üzerinde irtifak hakkı tesis edilenlere ilişkin olarak sözleşmelerinde yer alan kira ve irtifak hakkı gelirlerinin izlenmesi için kullanılacağı ifade edilmiştir.

Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine, İdare tarafından; 2025 yılında bulgu doğrultusunda işlem tesis edileceği ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, yukarıda bahsedilen mevzuat uyarınca, dönemsellik kavramı gereğince, her dönemin gelir ve faaliyet sonuçlarının tahakkuk esasına göre ilgili muhasebe hesaplarında izlenmesi gerekmektedir.