ÖZET: Gelir tahsilatlarının, Emanetler Hesabı’nda uzun süre bekletilmesi ve faaliyet döneminden sonra gelir hesaplarına kaydedilmesi, 2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda tespit edilmiştir. Üniversitenin eğitim ve taşınmaz gelirleri gibi alacaklarının, 333 Emanetler Hesabı’na alınması ve burada uzun süre bekletilmesi, zamanında kaydedilmesi gereken gelirlerin ve bütçe gelirlerinin muhasebeleştirilmesini engellemektedir. Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği, kamu gelir ve giderlerinin tahakkuk ettikleri mali yılın hesaplarında gösterilmesi gerektiğini belirtmektedir.

Denetimlerde, emanet niteliği taşımayan gelirlerin, niteliği belirlenmeden 102 Banka Hesabı’na borç, 333 Emanetler Hesabı’na alacak kaydedildiği ve bazı tahsilatların 2017 yılına kadar uzandığı görülmüştür. Bu durum, tahsil edilen gelirlerin ilgili hesaplara kaydedilmesinin sonraki mali yıla kalmasına yol açmakta ve muhasebenin zamanında doğru bilgi üretmesini engellemektedir. Kamu İdaresi, emanet hesaplarına kaydedilen tahsilatların niteliğinin belirlenerek ilgili hesaplara aktarılacağını belirtse de, bu işlemlerin uzun süre alması dikkat çekmektedir.

Sonuç olarak, hazine yardımları gibi niteliği belli olan gelirlerin emanet hesaplarına alınmaması ve mevcut tahsilatların kısa sürede ilgili hesaplara kaydedilmesi, muhasebenin etkinliğinin artırılması açısından önem arz etmektedir. Bu süreçlerin zamanında gerçekleştirilmesi, kamu mali yönetiminin şeffaflığını ve doğruluğunu destekleyecektir.

BULGU: Gelir Tahsilatlarının Emanetler Hesabında Uzun Süre Bekletilmesi ve Faaliyet Döneminden Sonra Gelir Hesaplarına Kaydedilmesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Üniversite

Üniversitenin eğitim öğretim gelirleri, taşınmaz gelirleri gibi gelir ve alacaklarına ilişkin yapılan tahsilatların, 333 Emanetler Hesabına alınması ve burada uzun süre bekletilmesi sonucu kaydedilmesi gereken gelir ve bütçe gelirleri hesaplarına zamanında kaydedilmediği görülmüştür.

Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin “Kayıt zamanı, kamu gelir ve giderleri ile bütçe gelir ve giderlerinin yılı” başlıklı 16’ncı maddesinde; kamu hesaplarının mali yıl esasına göre tutulacağı, kamu gelir ve giderlerinin tahakkuk ettirildikleri malî yılın hesaplarında gösterileceği ifade edildikten sonra bütçe gelirlerinin tahsil edildiği, bütçe giderlerinin ise ödendiği yılda muhasebeleştirileceği hükmüne yer verilmiştir.

Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin 333 Emanetler Hesabına ilişkin “Hesabın niteliği” başlıklı 262’nci maddesinde; bu hesabın, emanet olarak nakden veya mahsuben tahsil edilen tutarların izlenmesi için kullanılacağı belirtilmiştir.

Aynı Yönetmelik’in 800 Bütçe Gelirleri Hesabına ilişkin “Hesabın işleyişi” başlıklı 413’üncü maddesinde ise; Bütçe geliri olarak nakden veya mahsuben yapılan her türlü tahsilatın bir taraftan 600-Gelirler Hesabı veya 120-Gelirlerden Alacaklar Hesabı ya da ilgili diğer hesaplara alacak, 100-Kasa Hesabı veya 102-Banka Hesabı ya da ilgili diğer hesaplara borç; diğer taraftan bu hesaba alacak, 805-Gelir Yansıtma Hesabına borç kaydedileceği ifade edilmiştir.

Denetimlerde, bankaca yapılan ve emanet niteliğinde olmayan gelir ve alacak tahsilatlarının, niteliği belli olmadığı gerekçesiyle 102 Banka hesabına borç, 333 Emanetler Hesabına alacak kaydedilmek üzere emanet hesaplarına alındığı; tahsilat tarihi 2017 yılına kadar uzanan bir çok gelir tahsilatının bu hesapta çok uzun süre bekletildiği ve faaliyet dönemi geçtikten sonra ancak 2024 yılında 600 Gelirler Hesabına alacak, 333 Emanetler hesabına borç kaydedilmek üzere emanet hesaplarından çıkış yapılarak bütçe gelir ve yansıtma hesaplarına kayıt yapıldığı tespit edilmiştir.

Yapılan uygulama sonucu, tahsil edilmelerine karşın Emanetler Hesabında bekletilen tutarların ilgili oldukları gelir hesaplarına kaydedilmesi sonraki mali yıla/yıllara kalmaktadır. Bu durum, muhasebenin zamanında ve doğru bilgi üretmesini engellediği gibi; gelirlerin ilgili olduğu faaliyet döneminin geliri, bütçe gelirlerinin ise tahsil edildikleri yılın geliri olarak muhasebeleştirilmesi ilkesine de uymamaktadır.

Kamu İdaresi cevabında, emanetler hesabına kaydedilen tahsilatların niteliğinin, birimler ile yapılan yazışmalar sonucunda belirlenerek ilgili gelir hesaplarına aktarıldığı ifade edilmekte ise de bulguda belirtilen tahsilatların gelir hesaplarına aktarılmasının, söz konusu yazışma sürelerinden çok daha uzun bir sürede (bazı tahsilatlarda aradan birkaç yıl geçecek kadar uzun zaman sonra) yapıldığı görülmektedir.

Diğer taraftan, Kamu İdaresince önümüzdeki dönemde emanete alınan tutarların zamanında gelir hesaplarına kaydedilmesine özen gösterileceği ifade edilmiştir.

Sonuç olarak; hazine yardımları gibi tahakkuk kayıtlarında izleneneler başta olmak üzere niteliği belli olan gelir ve alacak tahsilatlarının emanet hesaplarına alınmaması, yoğunluk nedeniyle alınmış olanların da kısa süre içinde ilgili hesaplara kaydedilmek suretiyle muhasebenin zamanında ve doğru bilgi üretmesi sağlanmalıdır.