ÖZET: 2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, genel bütçeye ait olması gereken idari para cezalarının Devlet Su İşleri (DSİ) bütçesine kaydedildiği tespit edilmiştir. 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun’un ilgili maddeleri, su temini için gerekli belgelerin alınmasını zorunlu kılmakta ve bu belgelere aykırı hareket edenlere idari para cezası verilmesini öngörmektedir. Ayrıca, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu, kamu idareleri tarafından verilen idari para cezalarının genel bütçeye kaydedilmesi gerektiğini belirtmektedir.

Ancak yapılan denetimlerde, 167 sayılı Kanun’un şartlarına uymadan açılan kuyular için verilen idari para cezalarının, genel bütçeye kaydedilmesi gerekirken DSİ bütçesine kaydedildiği görülmüştür. Bu durum, DSİ’nin gelir kaynağı olmadığı halde kurum bütçesinde gelir olarak gösterilmesine yol açmakta ve 600 Gelirler Hesabı’nın yanlış görünmesine sebep olmaktadır. Dolayısıyla, bu hatalı uygulamanın düzeltilmesi gerekmektedir.

BULGU: Genel Bütçenin Geliri Olan İdari Para Cezalarının DSİ Bütçesine Gelir Kaydedilmesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Özel Bütçeli İdare

Kabahatler Kanunu’na göre genel bütçenin geliri olması gereken idari para cezalarının DSİ bütçesine gelir kaydedildiği tespit edilmiştir.

167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun’un;

“Belge alınması ve bilgi verilmesi mecburiyeti” başlıklı 8’inci maddesinin birinci fıkrasında; su temini maksadıyla, kesitleri ne olursa olsun, tabii zemin üstünden itibaren derinliği DSİ tarafından tespit ve ilgili bakanlığın onayından sonra ilan olunan haddi aşan her türlü çukur, sondaj ve kuyular (el ile açılan kuyular hariç), su temini maksadıyla, boyları ve kesitleri ne olursa olsun, ufki veya meyilli her türlü galeriler ve tünellerin kazılması ve açılması için DSİ’den belge alınmasının mecburi olduğu,

“Kullanma belgesi” başlıklı 10’uncu maddesinde; arama belgesine dayanılarak arazisinde yeraltı suyu bulunan kimsenin, suyu kullanabilmesi için bir ay içinde DSİ’ye müracaat ederek kullanma belgesi alması gerektiği,

“Islah ve tadil belgesi” başlıklı 11’inci maddesinde; kullanma belgesine haiz bir kimse arazisindeki kuyuların veya yeraltı suyu menbalarının verimini artırmak veya başka bir maksadı sağlamak gibi mülahazalarla bunlar üzerinde kendiliğinden herhangi bir müdahalede bulunamayacağı veya kuyuların kullanma şeklini değiştiremeyeceği ancak, DSİ’den “ıslah ve tadil belgesi” almak suretiyle, böyle bir ameliyeye girişebileceği,

belirtilmiştir.

Aynı Kanun’un “Ceza hükümleri” başlıklı 18’inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde sırasıyla; belge almadan 8’inci maddedeki işleri yapanlar ile kasten yanlış bilgi verenlere, 10’uncu ve 11’inci madde hükümlerine aykırı hareket edenlere mülki idari amiri tarafından idari para cezası verileceği ifade edilmiştir.

5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “İdarî para cezası” başlıklı 17’nci maddesinin üçüncü fıkrasında, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli (I), (II) ve (III) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri tarafından verilen idarî para cezalarının genel bütçeye gelir kaydedileceği hüküm altına alınmıştır.

Yukarıdaki mevzuat hükümlerinden; 167 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerine aykırı hareket edenlere mülki idari amiri tarafından idari para cezası verileceği ve söz konusu cezanın genel bütçeye gelir kaydedileceği anlaşılmaktadır.

Ancak yapılan incelemede; 167 sayılı Kanun’da yer alan şartları taşımadan açılan kuyular için mülki idari amiri tarafından takdir edilen idari para cezalarının genel bütçeye gelir kaydedilmesi gerekirken DSİ bütçesine gelir kaydedildiği görülmüştür.

Sonuç olarak; DSİ’nin geliri olmadığı halde kurum bütçesine gelir kaydedilen idari para cezaları, kurumun faaliyet sonuçları tablosunda 600 Gelirler Hesabının hatalı görünmesine sebep olduğundan, söz konusu hatalı uygulamanın düzeltilmesi gerekmektedir.