BULGU: Gerçek ve Tüzel Kişilere Sondaj İzni Verilen Kuyulardan Çekilen Su Miktarı ve Faydalı Tüketim Miktarlarına İlişkin Denetimin Yapılamaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Özel İdaresi

Devlet Su İşleri Bölge Müdürlüğünce gerçek ve tüzel kişilere sondaj izni verilen kuyuların faydalı tüketim miktarlarına ilişkin bilgilerin İdare tarafından DSİ’den alınmadığı görülmüştür.

167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun’un “Yeraltı sularının mülkiyeti” başlıklı 1’inci maddesinde; yeraltı sularının umumi sular meyanında olup Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu, bu suların her türlü araştırılması, kullanılması, korunması ve tescilinin bu Kanun hükümlerine tabi olduğu hüküm altına alınmıştır.

Aynı Kanun’un “Terimler” başlıklı 2’nci maddesinde, “faydalı kullanış” terimi yeraltı suyunun içmede, temizlikte, belediye hizmetlerinde, hayvan sulamada, zirai sulamada, maden ve sanayide, sportif vesair tesislerde kullanılması şeklinde; “faydalı ihtiyaç” terimi ise yeraltı suyunu kullanacak kimsenin faydalı kullanışları için muhtaç olduğu su miktarı olarak tanımlanmıştır.

Mezkûr Kanun’un 4’üncü maddesinde ise kuyu açan kimsenin, bulunan suyun ancak kendi faydalı ihtiyaçlarına yetecek miktarını kullanmaya yetkili olduğu, faydalı kullanım miktarını aşan suların 2886 sayılı Kanun hükümlerine uyularak il özel idarelerince kiraya verileceği; faydalı ihtiyaç miktarının, tahsis edilecek maksada göre ilgili bakanlıkların mütalaası alınmak suretiyle Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü tarafından tayin ve tespit edileceği hükme bağlanmıştır.

Su Tahsisleri Hakkında Yönetmelik’in “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinde su tahsisi, miktarı ve kalitesi belirli sudan bir ya da birden fazla gerçek ya da tüzel kişiye belirli bir amaç için belirli miktarda ve belirli süre ile su kullanım izni verilmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmelik’in “İlkeler” başlıklı 5’inci maddesinde ise tahsis izni verilen miktardan daha fazla ve amacın dışında su kullanılamayacağı, tahsis edilen suların korunması ve verimli kullanımının sağlanması amacıyla, faaliyetten sorumlu kurum ve kuruluşların, kendi mevzuatlarından kaynaklanan yetkileri kapsamında faaliyeti izleyeceği, tahsis amacı dışında veya tahsis edilen miktarın üzerinde su kullanımının tespiti halinde DSİ’ye bildirileceği ifade edilmiştir.

Yukarıdaki mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere sondaj kuyularına (yeraltı sularının tahsisine) ilişkin olarak tüm yetki Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünde bulunmaktadır. Faydalı tüketim miktarının üzerinde kullanılan yeraltı suyunun 167 sayılı Kanun gereği kullanıcıya kiralanması gerekmektedir. Sondaj kuyularından çıkarılan suyun kiralanması gereken kısmı ise İl Özel İdaresini ilgilendirmektedir. Ayrıca tahsis izni verilen miktardan fazla ve amacı dışında su kullandırılmaması, bu durumun tespiti halinde DSİ’ye bildirilip gerekli tedbirlerin alınmasının sağlanması gerekmektedir.

Söz konusu hususa ilişkin olarak yapılan incelemede; İdare tarafından Devlet Su İşleri Bölge Müdürlüğü izniyle açılan kuyularda faydalı tüketim miktarının ve buna ilişkin faydalı tüketimi aşan kısımların denetimiyle ilgili olarak DSİ’den gerekli bilgilerin alınmadığı ve DSİ ile koordineli yürüyen bir iş akış ağı oluşturulmadığı tespit edilmiştir.

Faydalı kullanım miktarının üzerindeki suların İl Özel İdaresince kiralanıp bedelinin alınması, bu işlemin yapılabilmesi için de öncelikle su tahsisi yapılan gerçek ve tüzel kişilerin kullanmış olduğu kuyu suyunun faydalı tüketim miktarı ve kullanımın bu miktarın üzerinde olup olmadığının bilinmesi gerekmektedir.

Denetim tespitimiz üzerine, İdare tarafından; 2024 yılında su kiralama talebinde bulunan gerçek ve tüzel kişi bulunmadığı, su kiralama talebinde bulunulması halinde Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile koordineli çalışılarak ilgili mevzuat hükümlerine göre işlem yapılacağı ifade edilmiştir. İdare tarafından sondaj kuyularının faydalı tüketim miktarlarının tespiti, içme suyu analizleri DSİ tarafından yaptırıldığı belirtilmiş olsa da, sondaj kuyularının faydalı tüketim miktarlarının doğru belirlenmesi, verilen ruhsatlarının incelenmesi ve denetiminin yapılması; su kaynaklarının verimli ve tasarruflu kullanılması amacıyla Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile ortak proje yapılması gerektiği değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, yeraltı sularının kullanımına ilişkin İdare ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü arasında yapılacak ortak hizmet projesi ile bölgede bulunan sondaj kuyularının faydalı tüketim miktarlarının tespitinin ve gözetiminin yapılması, yeraltı su kaynaklarının korunması bakımından zorunludur.

Sonuç olarak, Devlet Su İşleri Bölge Müdürlüğünce sondaj izni verilen kuyulara ilişkin faydalı tüketim miktarlarının DSİ ile ortaklaşa bir çalışmayla saptanmasına, bu kuyularda olması muhtemel kaçak su kullanımlarına yönelik tedbirlerin alınmasına, bedellendirilmesi gereken kısımların bedellendirilip tahsilatının sağlanmasına ve yeraltı sularının korunmasına yönelik çalışmalara başlanılması gerektiği değerlendirilmektedir.