|
ÖZET: Yapılan denetimlerde, gerçek ve tüzel kişilere verilen sondaj izinlerine ilişkin kuyulardan çekilen su miktarının kaydedilmediği tespit edilmiştir. Bu durum, idarenin atık su uzaklaştırma bedeli gelirinden mahrum kalmasına yol açmaktadır. 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun’un ilgili maddeleri, yeraltı sularının kullanımına dair düzenlemeleri ve faydalı tüketim miktarının belirlenmesini Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’ne (DSİ) atfetmektedir. Ayrıca, faydalı tüketim miktarını aşan suyun kiralanması gerektiği belirtilmiştir.
Bozcaada ve İmroz’un özel durumu nedeniyle, Çanakkale İl Özel İdaresi’nin bu bölgelerde yetkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle, faydalı tüketim miktarının belirlenmesi ve aşan kısımların kiralanması için Kaymakamlık ve DSİ ile iş birliği yapılması gerekmektedir. Sondaj kuyularından çekilen suyun, içme, temizlik ve sanayi gibi alanlarda kullanılması sonrasında atık su bedeli ödenmesi yükümlülüğü bulunmaktadır. Ancak, bu kuyulardan ne kadar su çekildiğine dair veri eksikliği, belediyenin gelir kaybına neden olmaktadır. Sonuç olarak, DSİ tarafından faydalı tüketim miktarlarının belirlenmesi, kiralanması gereken suyun tahsilatı ve belediyeye aktarılması gereken payın sağlanması için ilgili kurumlarla gerekli koordinasyonun sağlanması önem arz etmektedir. |
BULGU: Gerçek ve Tüzel Kişilere Sondaj İzni Verilen Kuyulardan Çekilen Su Miktarının Bilinmemesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi
Yapılan incelemelerde gerçek ve tüzel kişilere sondaj izni verilen kuyulardan ne kadar su çekildiğine ilişkin herhangi bir verinin olmadığı, bu sebeple İdarenin sondaj kuyularından
çekilen suyun atık su uzaklaştırma bedeli gelirinden mahrum kaldığı görülmüştür.
167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun’un;
1’inci maddesinde; yeraltı suları umumi sular meyanında olup Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bu suların her türlü araştırılması, kullanılması, korunması ve tescili bu kanun hükümlerine tabidir hükmü mevcuttur.
2’nci maddesinde, yeraltı suyunun içmede, temizlikte, belediye hizmetlerinde, hayvan sulamada, zirai sulamada, maden ve sanayide, sportif vesair tesislerde kullanılması şeklinde ‘faydalı kullanım’ tanımlanmıştır.
4’üncü ve 5’inci maddelerinde, kuyu açan kimsenin, bulunan suyun ancak kendi faydalı ihtiyaçlarına yetecek miktarını kullanmaya yetkili olduğu, 4’üncü maddesinde faydalı kullanım miktarını aşan suların 2886 sayılı Kanun hükümlerine uyularak il özel idarelerince kiraya verileceği, faydalı tüketim miktarının, tahsis edilecek maksada göre ilgili bakanlıkların mütalaası alınmak suretiyle, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) tarafından tayin ve tespit edileceği hükme bağlanmıştır.
Su Tahsisleri Hakkında Yönetmelik’in 4’üncü maddesinde miktarı ve kalitesi belirli sudan, bir ya da birden fazla gerçek ya da tüzel kişiye belirli bir amaç için, belirli miktarda ve belirli süre ile su kullanım izni verilmesi su tahsisi olarak tanımlanmıştır. 5’inci maddesinde tahsis izni verilen miktardan daha fazla ve amacın dışında su kullanılamayacağı, tahsis edilen suların korunması ve verimli kullanımının sağlanması amacıyla, faaliyetten sorumlu kurum ve kuruluşların, kendi mevzuatlarından kaynaklanan yetkileri kapsamında faaliyeti izleyeceği, tahsis amacı dışında veya tahsis edilen miktarın üzerinde su kullanımının tespiti halinde DSİ’ne bildirileceği ifade edilmiştir.
Yukarıdaki mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere sondaj kuyularına (yeraltı sularının tahsisine) ilişkin olarak tüm yetki DSİ Genel Müdürlüğünde bulunmaktadır.
Faydalı tüketim miktarının üzerinde kullanılan yeraltı suyunun 167 sayılı Kanun gereği kullanıcıya kiralanması gerekmektedir. Sondaj kuyularından çıkarılan suyun kiralanması gereken kısmı ise İl Özel İdaresini ilgilendirmektedir.
Ancak 25.06.1927 tarih ve 1151 sayılı “Bozcaada ve İmroz Kazalarının Mahalli İdareleri Hakkında Kanun” hükümlerine göre; İmroz ve Bozcaadaları mahalli öğelerden birleşik özerk örgütü olan ve Çanakkale İline bağlanmış birer nahiyedir. İl Özel İdaresi Kanunu ile il genel meclisine bırakılmış görevler, Bozcaada ve Gökçeada bölgelerinde nahiye meclislerine bırakılmıştır. Çanakkale İl Özel İdaresi’nin Bozcaada ve İmroz bölgelerinde yetkisi yoktur.
Sondaj kuyularından çıkarılan faydalı tüketim miktarının üzerinde kullanılan suyun 167 sayılı Kanun gereği kullanıcıya kiralanması, tahsil edilen kira gelirinden; yer altı suyunun çıktığı yer belediye sınırları içinde ise ilgili belediyeye %25 oranında pay verilmesi İl Özel İdaresi tarafından yapılması gereken bir işlemdir. Ancak Bozcaada’nın 1151 sayılı Kanun gereği özel durumundan dolayı Çanakkale İl Özel İdaresi’nin Ada da yetkisi bulunmamaktadır.
Bu durumda Belediyenin de gelir kaybına uğramasını önlemek için, öncelikle DSİ’den alınan izinle açılan kuyularda faydalı tüketim miktarının belirlenmesi, daha sonra faydalı tüketimi aşan kısımların kiralanması ile ilgili olarak Ada’nın özel durumundan dolayı İl Özel İdarenin görev ve yetkilerini yürüten Kaymakamlık ve DSİ ile koordineli olarak sağlıklı bir tespitin yapılması gerekmektedir.
Ayrıca her su abonesi tükettiği kadar suyu kirleteceğinden bunların uzaklaştırılması için atık su bedeli ödemekle yükümlüdür. Yine sondaj kuyulardan çekilen yeraltı sularının içmede, temizlikte, sanayide, işletmelerde kullanıldıktan sonra tükettiği kadar suyu kirleteceğinden bunların uzaklaştırılması için de atık su bedeli ödemekle yükümlü olması gerekmektedir. Ancak ada genelinde gerçek ve tüzel kişilere sondaj izni verilen kuyulardan ne kadar su çekildiği ve tüketim miktarlarına ilişkin herhangi bir veri olmadığından Belediyenin atık su uzaklaştırma bedeli gelirinden de mahrum kaldığı görülmüştür.
İdare tarafından verilen cevapta bulguya iştirak edilmiş olup, bulgu doğrultusunda çalışmalara başlandığı ifade edilmiştir.
Sonuç olarak, Sondaj izni verilen kuyulara ilişkin faydalı tüketim miktarlarının DSİ tarafından belirlenmesi, ücretlendirilmesi gereken kısımların kiralanıp tahsilatı sağlanan gelirden, Belediyeye aktarılması gereken payın tahsili ve kuyulardan ne kadar su çekildiğinin tespiti için ilgili kurumlar nezdinde gerekli girişimlerin yapması gerekmektedir.