|
ÖZET: Belediyenin haczedilebilir ve haczedilemez gelirlerinin aynı banka hesaplarında tutulduğu tespit edilmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 82. maddesi, haczi caiz olmayan malların haczedilemeyeceğini belirtirken, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15. maddesi, belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirlerin, şartlı bağışların ve kamu hizmetlerinde kullanılan malların haczedilemeyeceğini vurgulamaktadır. Ayrıca, 5779 sayılı kanun da genel bütçe vergi gelirleri paylarının haczedilemeyeceğini ifade etmektedir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, haczi mümkün olan ve olmayan gelirlerin aynı hesapta toplanmasının, haczedilmezlik hakkından feragat olarak değerlendirileceğini belirtmiştir. Yapılan denetimlerde, belediyenin hesaplarında haczedilemeyen gelirler ile haczi mümkün olan gelirlerin karıştırıldığı ve ayrı hesaplarda izlenmediği ortaya konmuştur. Kamu İdaresi, bu durumu kabul ederek gerekli önlemlerin alınacağını belirtmiştir. Sonuç olarak, haczedilemez gelirlerin ve haczi mümkün gelirlerin aynı banka hesaplarında bulunması, icra riski taşımaktadır. Bu nedenle, belediyenin hesaplarının bu durum göz önünde bulundurularak ayrıştırılması gerekmektedir. |
BULGU: Haczedilebilir ve Haczedilemez Gelirlerin Aynı Banka Hesaplarında Tutulması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi
Belediyenin haczi mümkün olan ve olmayan tüm gelirlerinin aynı banka hesabında ayrıştırılmadan tutulduğu görülmüştür.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “Haczi caiz olmayan mallar ve haklar” başlıklı 82’nci maddesinin ilk fıkrasının 1’inci bendinde devlet malları ile özel kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen malların haczedilemeyeceği belirtilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin yetki ve imtiyazları” başlıklı 15’inci maddesinin haciz işlemlerine ilişkin sondan ikinci fıkrasında;
“Belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez.”
5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun’un 7’nci maddesinin 1’inci fıkrasında da;
“(1) Bu Kanunda, il özel idareleri ve belediyelere, genel bütçe vergi gelirleri tahsilâtından ayrılacak paylar ile diğer kanunlarda bu idarelere verilmesi öngörülen paylar vergi hükmündedir.” denilmektedir.
Açıklandığı üzere belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar, kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları, belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri ile genel bütçe vergi gelirleri tahsilâtından ayrılacak payların haczedilmesi mümkün değildir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 20.03.2012 tarih ve E.2011/22082 K.2012/8629 sayılı kararında da “…borçlu belediyece haczi kabil olmayan paralar ile haczi mümkün olan paraların aynı hesapta toplanması ve birbirine karıştırılması, haczedilmezlik hakkından feragat olarak kabul edilmelidir.” denilmektedir.
Yapılan incelemede Belediyenin aynı banka hesabında haczedilemeyen vergi, resim ve harçlar gibi gelirleri ile birlikte haczi kabil diğer para, alacak ve gelirlerin de bulunduğu, haczedilemeyen gelirlerin ayrı banka hesaplarında izlenmediği tespit edilmiştir.
Kamu İdaresi cevabında bulgu konusu hususa iştirak etmiş olup gereken hususların yapılacağını belirtmiştir.
Dolayısıyla, haczedilemeyecek gelirleri ile haczi mümkün gelirleri aynı hesaplarda yer alan Belediyenin söz konusu banka hesapları icra riski taşıdığından, bu banka hesaplarının belirtilen hususlar dikkate alınarak ayrıştırılması gerekmektedir.