|
ÖZET: 2022 yılı Sayıştay Denetim Raporları, bir Büyükşehir İlçe Belediyesi’nin haczedilebilir ve haczedilemez gelirlerini aynı banka hesaplarında karıştırarak tutma uygulamasını ortaya koymuştur. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 82. maddesi ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15. maddesi, belirli gelirlerin haczedilemeyeceğini açıkça belirtmektedir. Bu bağlamda, belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirler, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde kullanılan mallar gibi kaynakların haczi mümkün değildir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 2012 tarihli kararı, haczi kabil olan ve olmayan paraların aynı hesapta toplanmasının, haczedilmezlik hakkının kaybına yol açacağını vurgulamaktadır. İncelemeler sonucunda, belediyenin bazı hesaplarında haczedilemeyen gelirlerin, haczi mümkün olan gelirlerle birlikte bulunduğu tespit edilmiştir. Bu durum, haczedilemeyecek gelirlerin belirlenmesini zorlaştırmakta ve icra riski taşımaktadır. Kamu idaresi, haczedilebilir ve haczedilemez gelirlerin ayrıştırılması için gerekli adımların atılacağını belirtmiştir. Ancak, bu gelirlerin aynı hesaplarda birleştirilmesi, belediyenin mali güvenliğini tehlikeye atmakta ve yasal düzenlemelere aykırı bir durum oluşturmaktadır. Dolayısıyla, bu hesapların ayrıştırılması, mali yönetim açısından büyük önem taşımaktadır. |
BULGU: Haczedilebilir ve Haczedilemez Gelirlerin Aynı Banka Hesaplarında Tutulması
2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi
Belediyenin haczi mümkün olan ve olmayan tüm gelirlerinin bazı banka hesaplarında ayrıştırılmadan tutulduğu görülmüştür.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “Haczi caiz olmayan mallar ve haklar” başlıklı 82’nci maddesinin ilk fıkrasının 1’inci bendinde devlet malları ile özel kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen malların haczedilemeyeceği belirtilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin yetki ve imtiyazları” başlıklı 15’inci maddesinin haciz işlemlerine ilişkin sondan ikinci fıkrasında;
“Belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez.”
5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun’un 7’nci maddesinin 1’inci fıkrasında da;
“(1) Bu Kanunda, il özel idareleri ve belediyelere, genel bütçe vergi gelirleri tahsilâtından ayrılacak paylar ile diğer kanunlarda bu idarelere verilmesi öngörülen paylar vergi hükmündedir.” denilmektedir.
Açıklandığı üzere belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar, kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları, belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri ile genel bütçe vergi gelirleri tahsilâtından ayrılacak payların haczedilmesi mümkün değildir.
Yargıtay 12’inci Hukuk Dairesi 20.03.2012 tarih ve E.2011/22082 K.2012/8629 sayılı Kararı’nda da “…borçlu belediyece haczi kabil olmayan paralar ile haczi mümkün olan paraların aynı hesapta toplanması ve birbirine karıştırılması, haczedilmezlik hakkından feragat olarak kabul edilmelidir.” denilmektedir.
Anılan yargı kararı gereğince haczi kabil olmayan paralar ile haczi mümkün olan paraların aynı hesapta toplanması belediye gelirlerinin haczedilmezlik güvencesinin kaybedilmesine neden olacaktır.
Yapılan incelemede belediyenin bazı banka hesaplarında haczedilemeyen vergi, resim ve harçlar gibi gelirleri ile birlikte haczi kabil diğer para, alacak ve gelirlerin de bulunduğu, haczedilemeyen gelirlerin ayrı banka hesaplarında izlenmediği tespit edilmiştir.
Kamu idaresi cevabında; haczi mümkün olan ve olmayan tüm gelirlerinin ayrıştırılmadan tutulduğu hesaplarla ilgili gerekli çalışmaların yapılacağı ifade edilmiştir.
Belediyenin haczedilemeyen gelirlerini haczedilebilir gelirlerle ortak bir hesapta birleştirmesi, bu hesaptaki paralardan haczedilemeyecek olan vergi, resim ve harçların belirlenmesini imkânsız kılmaktadır.
Dolayısıyla, haczedilemeyecek gelirleri ile haczi mümkün gelirleri aynı hesaplarda yer alan Belediyenin söz konusu banka hesapları icra riski taşıdığından, bu banka hesaplarının belirtilen hususlar dikkate alınarak ayrıştırılması gerekmektedir.