ÖZET: 2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları, büyükşehir ilçe belediyelerinin haczedilemeyen gelirlerini ayrı banka hesaplarında takip etmediğini ortaya koymuştur. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 82. maddesi, özel kanunlarla haczi yasaklanan malların haczedilemeyeceğini belirtmektedir. Ayrıca, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15. maddesi, belediyelerin proje karşılığı borçlanma, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde kullanılan mallar ile tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirlerinin haczedilemeyeceğini vurgulamaktadır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 20.03.2012 tarihli kararında, haczi caiz olmayan ve haczi mümkün olan paraların aynı hesapta toplanmasının, haczedilemezlik hakkından feragat olarak değerlendirileceğini ifade etmiştir. Bu tür hesaplar “havuz hesap” olarak adlandırılmakta ve belediyenin haczedilemeyen gelirlerini bu hesapta birleştirmesi, gelirlerin kaynağının belirlenmesini zorlaştırmaktadır.

Denetim sonuçları, belediyenin vergi, resim ve harç gelirlerinin bulunduğu hesapta haczi mümkün olan diğer gelirlerin de yer aldığını göstermektedir. Bu durum, belirtilen hukuki güvencelerin sağlanabilmesi için “havuz hesabı” uygulamasının sonlandırılması ve haczedilemeyen gelirler ile haczi kabil varlıkların ayrı hesaplarda izlenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

BULGU: Haczedilemeyen Gelirlerin Ayrı Banka Hesaplarında İzlenmemesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi

İdarenin haczedilemeyen gelirlerinin ayrı banka hesaplarında izlenmediği görülmüştür.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “Haczi caiz olmıyan mallar ve haklar” başlıklı 82’nci maddesinde; özel kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen malların haczedilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyelerin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15’inci maddesinde; “Belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez.” denilmek suretiyle belediyenin haczi mümkün olmayan varlıkları sayılmıştır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 20.03.2012 tarihli ve E.2011/22082 K.2012/8629 sayılı Kararında, borçlu belediyece haczi kabil olmayan paralar ile haczi mümkün olan paraların aynı hesapta toplanmasının ve birbirine karıştırılmasının, haczedilemezlik hakkından feragat olarak kabul edileceği ifade edilmiştir. Anılan Yargıtay Kararı’nda bu tür hesaplar “havuz hesap” olarak nitelendirilmektedir. Belediyenin haczedilemeyen gelirlerini ayrı hesapta tutmayarak haczi kabil gelirlerle ortak havuz hesabında birleştirmesi, bu hesaptaki bakiyenin vergi, resim ve harç gelirlerinden mi yoksa haczedilebilir gelirlerden mi oluştuğunun belirlenmesini imkânsız hale getirmektedir. İcra hukukunda haczedilemezlik kuralı istisna olup 5393 sayılı Kanun’da belirtilen hükmün, kamu hizmeti gören ve kamu tüzel kişiliğini haiz belediyeler için hukuk devletinde teminat altına alınmış bir güvence oluşturmayı amaçladığı kuşkusuzdur.

Yapılan incelemede, belediyenin vergi, resim ve harç gelirlerinin tahsil edildiği banka hesabında, haczi kabil diğer para, alacak ve gelirlerin de bulunduğu tespit edilmiştir.

Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar doğrultusunda, söz konusu güvencenin tesis edilebilmesi için “havuz hesabı” uygulamasının sonlandırılması, haczedilemeyen gelirler ile haczi kabil varlıkların ayrı hesaplarda izlenmesi gerekmektedir.