|
ÖZET: 2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları, belediyelerin haczedilemeyen gelirlerinin ayrı banka hesaplarında izlenmediğini ortaya koymuştur. Güdül Belediyesi’nin vergi, resim ve harç gelirlerinin tahsil edildiği hesapta, haczedilebilir gelirler ile haczedilemeyen gelirlerin bir arada bulunduğu tespit edilmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 82. maddesi ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun ilgili hükümleri, haczi caiz olmayan gelirlerin korunmasını amaçlamaktadır. Ancak, belediyelerin bu gelirleri ayrı hesaplarda tutmaması, haczedilemez gelirlerin durumunu belirsiz hale getirmektedir.
Yargıtay’ın 30.03.2022 tarihli kararı, haczi kabil ve haczedilemeyen paraların aynı hesapta toplanmasının, haczedilemezlik hakkından feragat olarak değerlendirileceğini vurgulamaktadır. Bu durum, kamu idarelerinin vergi, resim ve harç tahsilatlarının yapıldığı hesaplarda haczi kabil gelirlerin bulunmaması için gerekli tedbirlerin alınmasını zorunlu kılmaktadır. Haczedilemezlik kuralı, kamu hizmeti sunan belediyeler için hukuki bir güvence oluşturmakta olup, bu güvencenin sağlanabilmesi için “havuz hesabı” uygulamasının sona erdirilmesi ve gelirlerin ayrı hesaplarda izlenmesi gerekmektedir. |
BULGU: Haczedilemeyen Gelirlerin Ayrı Banka Hesaplarında İzlenmemesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi
Belediyenin haczedilemeyen gelirlerini teşkil eden vergi, resim ve harçların tahsil edildiği banka hesabında, haczi kabil diğer para, alacak ve gelirlerin de bulunduğu, haczedilebilir ve haczedilemez gelirlerin ayrı banka hesaplarında takip edilmediği tespit edilmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 82’nci maddesinde; özel kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen malların haczedilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyelerin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15’inci maddesinde; proje karşılığı borçlanma yoluyla elde edilen gelirlerin, şartlı bağışların, kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malların, belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirlerinin haczedilemeyeceği düzenlenmiştir.
Ayrıca 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun’un 7’nci maddesinde; belediyelere, genel bütçe vergi gelirleri tahsilatından ayrılacak paylar ile diğer kanunlarda verilmesi öngörülen payların vergi hükmünde olduğu düzenlenmiştir. Dolayısıyla genel bütçe vergi gelirlerinden aktarılan paylar da 5779 sayılı Kanun ile vergi hükmünde kabul edildiğinden haczedilmesi mümkün değildir.
Yapılan incelemelerde; Güdül Belediyesinin vergi ve harç gelirlerinin tahsil edildiği banka hesabında; haczi kabil olan taşınmaz satış ve kira gelirleri, hizmet gelirleri, teminatlar, mevduat faiz gelirleri ve diğer çeşitli gelirler gibi para, alacak ve gelirlerinin de bulunduğu görülmüştür.
Belediyenin haczedilemeyen gelirlerini ayrı hesapta tutmayarak haczi kabil gelirlerle ortak havuz hesabında birleştirmesi, bu hesaptaki bakiyenin vergi, resim ve harç gelirlerinden mi yoksa haczedilebilir gelirlerden mi oluştuğunun belirlenmesini imkânsız hale getirmektedir. Belediyelerin bu nitelikteki hesapları, yargı mercileri tarafından “havuz hesabı” olarak nitelendirilmekte ve bu tip uygulamalar haczedilemezlik hakkından feragat olarak kabul edilmektedir.
Nitekim Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 30.03.2022 tarih ve E.2021/11318, K.2022/4231 sayılı Kararı’nda; borçlu belediyece haczi kabil olmayan paralar ile haczi mümkün olan paraların aynı hesapta toplanmasının ve birbirine karıştırılmasının, haczedilemezlik hakkından feragat olarak kabul edileceği açıkça hüküm altına alınmıştır.
Kamu İdaresi tarafından vergi, resim ve harç tahsilatlarının yapıldığı banka hesabında haczi kabil gelir ve alacakların bulundurulmaması için gerekli önlemlerin alınacağı bildirilmiştir.
İcra hukukunda haczedilemezlik kuralı istisna olup; 5393 sayılı Kanun’da belirtilen hüküm ile kamu hizmeti gören ve kamu tüzel kişiliğini haiz belediyeler için hukuk devletinde teminat altına alınmış bir güvence oluşturmak amaçlanmıştır. Ancak söz konusu güvencenin tesis edilebilmesi için, “havuz hesabı” uygulamasının sonlandırılması, haczedilemeyen gelirler ile haczi kabil varlıkların ayrı hesaplarda izlenmesi gerekmektedir.