|
ÖZET: Haczedilemeyen gelirlerin ayrı banka hesaplarında izlenmemesi, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda dikkat çeken bir bulgu olarak ortaya çıkmıştır. Büyükşehir İlçe Belediyesi’nin vergi, resim ve harç gelirlerinin toplandığı banka hesabında, haczi kabil diğer gelirlerin de yer aldığı tespit edilmiştir. Bu durum, haczedilemeyen gelirlerin ayrı hesaplarda tutulmadığını göstermektedir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 82. maddesi, haczi caiz olmayan malların haczedilemeyeceğini belirtirken, 5393 sayılı Belediye Kanunu da belediyenin haczi mümkün olmayan varlıklarını tanımlamaktadır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 2012 tarihli kararında, haczedilemez paralar ile haczedilebilir paraların aynı hesapta bulunmasının, haczedilemezlik hakkından feragat olarak değerlendirileceği ifade edilmiştir. Bu bağlamda, belediyenin gelirlerini bir havuz hesabında birleştirmesi, hangi gelirlerin haczedilemez olduğunu belirlemeyi zorlaştırmaktadır. Kamu idaresi, bu bulgularla ilgili gerekli önlemleri almak üzere çalışmalara başladığını bildirmiştir. İcra hukukunda haczedilemezlik istisnai bir durumdur ve 5393 sayılı Kanun, kamu hizmeti sunan belediyeler için bu güvencenin sağlanmasını amaçlamaktadır. Ancak, bu güvenceyi tesis edebilmek için havuz hesabı uygulamasının sona erdirilmesi ve haczedilemeyen gelirlerin ayrı hesaplarda izlenmesi gerekmektedir. |
BULGU: Haczedilemeyen Gelirlerin Ayrı Banka Hesaplarında İzlenmemesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi
Belediyenin haczedilemeyen gelirlerini teşkil eden vergi, resim ve harçların tahsil edildiği banka hesabında, haczi kabil diğer para, alacak ve gelirlerin de bulunduğu, dolayısıyla haczedilemeyen gelirlerin ayrı banka hesaplarında izlenmediği görülmüştür.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 82’nci maddesinde; özel kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen malların haczedilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyelerin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15’inci maddesinde;
“Belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez.”
denilmek suretiyle belediyenin haczi mümkün olmayan varlıkları sayılmıştır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 20.03.2012 tarih ve E.2011/22082 K.2012/8629 sayılı Kararında, borçlu belediyece haczi kabil olmayan paralar ile haczi mümkün olan paraların aynı hesapta toplanmasının ve birbirine karıştırılmasının, haczedilemezlik hakkından feragat olarak kabul edileceği ifade edilmiştir.
Yapılan incelemede, belediyenin vergi, resim ve harç gelirlerinin tahsil edildiği banka hesabında, haczi kabil diğer para, alacak ve gelirlerin de bulunduğu tespit edilmiştir. İlgili Yargıtay Kararında bu tür hesaplar “havuz hesap” olarak nitelendirilmektedir. Belediyenin haczedilemeyen gelirlerini ayrı hesapta tutmayarak haczi kabil gelirlerle ortak havuz hesabında birleştirmesi, bu hesaptaki bakiyenin vergi, resim ve harç gelirlerinden mi yoksa haczedilebilir gelirlerden mi oluştuğunun belirlenmesini imkânsız hale getirmektedir.
Kamu idaresi, bulguda tespit edilen hususlara ilişkin olarak gerekli çalışmalara başlanıldığını belirtmiştir.
İcra hukukunda haczedilemezlik kuralı istisna olup; 5393 sayılı Kanun’da belirtilen hükmün, kamu hizmeti gören ve kamu tüzel kişiliğini haiz belediyeler için hukuk devletinde teminat altına alınmış bir güvence oluşturmayı amaçladığı kuşkusuzdur. Ancak söz konusu güvencenin tesis edilebilmesi için, “havuz hesabı” uygulamasının sonlandırılması, haczedilemeyen gelirler ile haczi kabil varlıkların ayrı hesaplarda izlenmesi gerekmektedir.