|
ÖZET: 2022 yılı Sayıştay Denetim Raporları, büyükşehir ilçe belediyelerinin haczedilemeyen gelirlerini izleme yöntemlerinde önemli bir eksiklik tespit etmiştir. İlgili rapora göre, belediyelerin vergi, resim ve harç gelirlerinin tahsil edildiği banka hesaplarında, haczi kabil diğer gelirlerin de yer aldığı belirlenmiştir. Bu durum, haczedilemeyen gelirlerin ayrı hesaplarda izlenmediğini göstermektedir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile 5393 sayılı Belediye Kanunu, haczedilemez gelirlerin korunmasını öngörmektedir. Yargıtay’ın ilgili kararı, haczi kabil ve haczedilemeyen paraların aynı hesapta bulunmasının, haczedilemezlik hakkından feragat olarak değerlendirileceğini ortaya koymaktadır.
Yapılan incelemeler, belediyelerin haczedilemeyen gelirlerini ayrı hesaplarda tutmadığını ve bu durumun, hesap bakiyesinin hangi tür gelirlerden oluştuğunu belirlemeyi zorlaştırdığını göstermektedir. Yargıtay kararında bu tür hesaplar “havuz hesap” olarak tanımlanmıştır. Haczedilemeyen gelirlerin ayrı hesaplarda izlenmesi, icra hukukundaki haczedilemezlik kuralının etkin bir şekilde uygulanabilmesi için gereklidir. Sonuç olarak, kamu hizmeti sunan belediyelerin haczedilemeyen gelirlerini koruma amacı doğrultusunda, havuz hesap uygulamasının sona erdirilmesi ve bu gelirlerin ayrı hesaplarda izlenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu yaklaşım, hukukun üstünlüğü ilkesinin sağlanmasına katkı sağlayacaktır. |
BULGU: Haczedilemeyen Gelirlerin Ayrı Banka Hesaplarında İzlenmemesi
2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi
İdarenin haczedilemeyen gelirlerini teşkil eden vergi, resim ve harçların tahsil edildiği banka hesabında, haczi kabil diğer para, alacak ve gelirlerin de bulunduğu, dolayısıyla haczedilemeyen gelirlerin ayrı banka hesaplarında izlenmediği görülmüştür.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 82’nci maddesinde, özel kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen malların haczedilemeyeceği; 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyelerin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15’inci maddesinde ise belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirlerin haczedilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 20.03.2012 tarih ve E.2011/22082 K.2012/8629 sayılı Kararı’nda; borçlu belediyece haczi kabil olmayan paralar ile haczi mümkün olan paraların aynı hesapta toplanmasının ve birbirine karıştırılmasının, haczedilemezlik hakkından feragat olarak kabul edileceği, ifade edilmiştir.
Yapılan incelemede, İdarenin vergi, resim ve harç gelirlerinin tahsil edildiği banka hesabında, haczi kabil diğer para, alacak ve gelirlerin de bulunduğu tespit edilmiştir. Yukarıda belirtilen Yargıtay Kararı’nda bu tür hesaplar “havuz hesap” olarak nitelendirilmektedir. Diğer yandan, İdarenin haczedilemeyen gelirlerini ayrı hesapta tutmayarak haczi kabil gelirlerle ortak havuz hesabında birleştirmesi, bu hesaptaki bakiyenin vergi, resim ve harç gelirlerinden mi yoksa haczedilebilir gelirlerden mi oluştuğunun belirlenmesini imkânsız hale getirmektedir.
Sonuç olarak, icra hukukunda haczedilemezlik kuralı istisna olup, 5393 sayılı Kanun’da belirtilen hükmün, kamu hizmeti gören ve kamu tüzel kişiliğini haiz belediyeler için hukuk devletinde teminat altına alınmış bir güvence oluşturmayı amaçladığı kuşkusuzdur. Bu nedenle, söz konusu güvencenin tesis edilebilmesi için, “havuz hesap” uygulamasının sonlandırılması, haczedilemeyen gelirler ile haczi kabil varlıkların ayrı hesaplarda izlenmesi gerekmektedir.