ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, hafriyat döküm sahalarında denetim mekanizmalarının eksikliği ve gelir takibinin yapılamaması nedeniyle belediyenin önemli bir gelir kaynağından mahrum kaldığını ortaya koymuştur. 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 25406 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik, belediyelere hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntı atıklarının yönetimi konusunda çeşitli sorumluluklar yüklemektedir. Ancak, yerinde yapılan incelemelerde, belirlenen döküm sahalarında denetim mekanizmasının bulunmadığı, gerekli ölçüm ve izleme sistemlerinin eksik olduğu tespit edilmiştir.

Örneğin, Kilis İçmesuyu ve Kanalizasyon İnşaatı projesi kapsamında 246.538,37 m³ hafriyat toprağı çıkmasına rağmen, bu atıkların döküm yerleri kontrol edilmemiştir. Bu durum, belediyenin yaklaşık 12.347.216 TL gelir kaybına uğramasına yol açmıştır. Hafriyat atıklarının denetim eksiklikleri, çevre kirliliği ve halk sağlığı açısından ciddi riskler taşımakta; uygunsuz dökümler, toprak ve su kaynaklarını tehdit etmektedir.

Belediyenin, hafriyat atıklarının yönetimi için denetim ve kontrol mekanizmalarını kurması, döküm sahalarını etkin bir şekilde işletmesi ve gelir takibini sağlaması gerekmektedir. Kamu İdaresi, 2025 yılı içinde atık yönetim planı hazırlayarak ihale süreçlerine başlayacağını belirtmiştir. Bu adımlar, hem çevre kirliliğinin önlenmesine hem de belediyenin potansiyel gelir kaynağının değerlendirilmesine katkı sağlayacaktır.

BULGU: Hafriyat Döküm Sahalarında Denetim Mekanizmalarının Oluşturulmaması ve Gelir Takibinin Yapılmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi

2024 yılı ücret tarifesiyle hafriyat toprağı, inşaat ve yıkıntı atıkları için döküm ücretleri belirlenmesine rağmen, denetim mekanizmasının bulunmaması nedeniyle gelir takibinin yapılamadığı, bu durumun belediyeyi önemli bir gelir kaynağından mahrum bıraktığı ve atıkların kontrolsüz şekilde dökülmesine neden olduğu tespit edilmiştir.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15’inci maddesinde, belediyelerin hafriyat toprağı ve moloz döküm alanlarını belirlemekle yetkili olduğu ve bu alanlarda çevre kirliliğini önleyici tedbirleri almakla sorumlu olduğu ifade edilmiştir.

18.03.2004 tarih ve 25406 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği’nin “Belediyelerin görev ve yetkileri” başlıklı 8’inci maddesinde, belediyelerin hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntı atıklarının yönetimiyle ilgili sorumlulukları belirlenmiştir. Buna göre belediyelerin, bu atıkların toplanması, taşınması, geri kazanılması ve bertarafına ilişkin yönetim planı hazırlaması, depolama ve geri kazanım tesislerini belirlemesi ve işletmesi, çevre ve insan sağlığını koruyucu tedbirleri alması, hizmet bedellerini belirlemesi, halkı bilgilendirmesi ve hafriyat toprağı ile inşaat/yıkıntı atıklarının toplanması, geçici biriktirilmesi, taşınması ve bertarafı faaliyetlerini denetlemesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.

Yerinde yapılan incelemelerde, 2024 yılı ücret tarifesiyle hafriyat toprağı, inşaat ve yıkıntı atıkları döküm ücretleri belirlenmesine rağmen, hafriyat döküm sahası olarak belirlenen alanda herhangi bir denetim mekanizmasının bulunmadığı, ölçüm için gerekli kantarın, izleme amacıyla kamera sisteminin ve sorumluluk üstlenecek bir görevlinin mevcut olmadığı için bu gelirlerin takibinin yapılamadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, tüm bu eksiklikler nedeniyle hafriyat döküm sahasına atıkların kontrolsüz şekilde döküldüğü ve yönetim sürecinin etkisiz kaldığı belirlenmiştir.

Örneğin, İdare’nin işveren olduğu Kilis İçmesuyu ve Kanalizasyon İnşaatı yapım işi kapsamında bugüne kadar 246.538,37 m3 hafriyat toprağı atığı çıkmasına karşın, bahse konu hafriyatların döküm yerleri kontrol edilmemiş ve Belediye bu dökümlerden elde edebileceği yaklaşık 12.347.216 TL gelirden mahrum kalmıştır.

Belediyenin hafriyat atıklarıyla ilgili görevlerini yerine getirmemesi, çevre kirliliği, ekosistemin bozulması ve halk sağlığının olumsuz etkilenmesi açısından risk oluşturmaktadır. Uygunsuz hafriyat dökümlerinin, toprak ve su kirliliğine yol açarak tarım alanlarını tehdit etme, yeraltı su kaynaklarını kirletme ve doğal yaşam alanlarına zarar verme ihtimali bulunmaktadır.

Öte yandan, hafriyat döküm sahalarının etkin şekilde işletilmesi durumunda belediye için önemli bir gelir kaynağı oluşturabileceği, ancak mevcut durumda bu potansiyelin değerlendirilememesi nedeniyle belediyenin bu gelir imkanından faydalanamadığı görülmektedir.

Kamu İdaresi cevabında 2025 yılı içerisinde atık yönetim planı hazırlanarak hafriyat döküm sahasının işletilmesine yönelik ihale çalışmalarına başlanılacağı ifade edilmiştir.

Bu nedenle, belediyenin hafriyat atıklarının yönetimine ilişkin denetim ve kontrol mekanizmalarını oluşturması, döküm sahalarını etkin şekilde işletmesi ve gelir takibini sağlaması gerekmektedir. Böylece hem çevre kirliliğinin önlenmesi sağlanacak hem de belediye önemli bir gelir kaynağını değerlendirmiş olacaktır.