|
ÖZET: Yapılan denetimlerde, Büyükşehir Belediyesi’nin hakediş ödemelerinde vergi borcu ve sosyal güvenlik primine ilişkin belgelerin güncel olmaması tespit edilmiştir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 22/A maddesi ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 90. maddesi gereği, bu belgelerin ödeme günü itibarıyla geçerli olması gerektiği vurgulanmaktadır. Ancak, yapılan incelemelerde, belgelerin geçerlilik süresinin 15 gün olduğu ve ödeme gününde güncellenmediği görülmüştür.
İdarenin gerçekleştirdiği ödemelerde, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borçların bulunmadığına dair belgelerin sorgulanması, ihale sürecinin bir parçası olarak zorunludur. Ancak, harcama birimleri tarafından yapılan sorgulamaların, ödemelerin muhasebe birimi tarafından farklı tarihlerde gerçekleştirilmesi nedeniyle güncelliğini yitirdiği anlaşılmaktadır. Bu durum, mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil etmekte ve idari para cezası uygulanma riski doğurmaktadır. Sonuç olarak, hakediş ödemeleri için gerekli belgelerin güncel ve geçerli olması sağlanmalıdır. Aksi takdirde, mevzuat çerçevesinde belirlenen yaptırımlar devreye girecektir. Kamu idaresi, bu konuda gerekli önlemleri alarak borç sorgulamalarının güncelliğini koruyacağını belirtmiştir. |
BULGU: Hakediş Ödemelerinde Yapılan Vergi Borcu ve Sigorta Primine İlişkin Borç Sorgulamalarında, Borcun Bulunmadığına Dair Belgelerin Güncel Olmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Belediyesi
İdare tarafından yapılan muhtelif hakediş ödemelerinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 22-A maddesi ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 90’ıncı maddesi kapsamında yapılan vergi borcu ve sosyal güvenlik primi borçlarının bulunmadığına ilişkin sorgulamalarda, borcun bulunmadığına dair belgelerin ödeme gününde güncel olmadığı tespit edilmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Kanunun Şümulü” başlıklı 1’inci maddesinde “Devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer’i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümleri tatbik olunur.” hükmü,
Kanun’un “Amme alacaklarını kesip ödemek mecburiyetinde olanlar” başlıklı 22’inci maddesinde “Amme alacağını borçlusundan kesip tahsil dairesine ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahıslar, bu vazifelerini kanunlarında veya bu kanunda belli edilen zamanlarda yerine getirmedikleri takdirde, ödenmiyen alacak bu hakiki ve hükmi şahıslardan bu kanun hükümlerine göre tahsil olunur.” hükmü,
Kanun’un “Amme alacağı ödenmeden yapılmayacak işlemler ile işlem yapanların sorumlulukları” başlıklı 22/A maddesinde ise “Maliye Bakanı, aşağıdaki ödeme ve işlemlerde, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belge aranılması ve yapılacak ödemelerden istihkak sahiplerinin amme borçlarının kesilerek ilgili tahsil dairesine aktarılması zorunluluğu ile kesintilere asgari tutar ve oran getirmeye, kapsama girecek amme alacaklarını tür, tutar, ödeme ve işlemler itibarıyla topluca veya ayrı ayrı tespit etmeye, zorunluluk getirilen ödeme ve işlemlerde hangi hallerde bu zorunluluğun aranılmayacağını ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa tabi kamu idareleri ile bu idarelere bağlı döner sermaye işletmelerinin yapacağı her türlü ödemelerde (mahkeme kararları ve icra dairelerinin ödeme veya icra emirleri üzerine yapılacak ödemeler dâhil),
4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamına giren kurumlar ile kamu tüzel kişiliğini haiz kurum ve kuruluşların (meslekî kuruluşlar ve vakıf yüksek öğretim kurumları hariç) mal veya hizmet alımları ile yapım işleri nedeniyle hak sahiplerine yapacakları ödemelerde,
Kanun ve diğer mevzuatla nakdi olarak sağlanan Devlet yardımları, teşvikler ve destekler nedeniyle yapılacak ödemelerde,
2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa ekli tarifelerde yer alan ticaret sicil harçlarından kayıt ve tescil harçları, noter harçlarından senet, mukavelename ve kâğıtlardan alınan harçlar, tapu ve kadastro harçlarından tapu işlemlerine ilişkin alınan harçlar, gemi ve liman harçları ile (8) sayılı tarifeye konu harçlar (diploma harçları hariç) ve trafik harçlarına mevzu işlemlerde,
26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununda yer alan bina inşaat harcı ve yapı kullanma izin harcına mevzu işlemlerde.
Bu madde kapsamında zorunluluk getirilen ödemelere ilişkin olarak işçi ücreti alacakları hariç olmak üzere, yapılacak her türlü devir, temlik ve el değiştirme, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcu karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra kalan kısım üzerinde hüküm ifade eder. Şu kadar ki bu hükmün uygulanmasında diğer kamu idarelerinin alacaklarına karşılık kesinti yapılması gereken hallerde kesinti tutarı garameten taksim olunur.
Takibata selahiyetli tahsil dairesince, bu madde kapsamında getirilen zorunluluğa rağmen borcun olmadığına dair belgeyi aramaksızın ödeme yapanlara ve işlem tesis eden kurum ve kuruluşlara dört bin Türk lirası idari para cezası verilir. İdari para cezası, ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. İdari para cezasına karşı tebliğ tarihini takip eden otuz gün içinde idare mahkemesinde dava açılabilir.” hükmü yer almıştır.
30.06.2007 tarih ve 26568 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tahsilat Genel Tebliği (Seri:A Sıra no:1) ile de anılan Kanun maddelerine ilişkin düzenlemeler yapılmıştır. Buna göre; Belediyelerin mal veya hizmet alımları ile yapım işleri (istisnalar dahil) nedeniyle 5.000 TL’nin üzerinde yapacakları ödemeler sırasında hak sahiplerinin Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borçlarının bulunmadığına ilişkin vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belge aramasının zorunlu olduğu, tür olarak Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince tahsil edilen tüm amme alacakları, tutar olarak 5.000 TL’yi aşan tutarların dikkate alınacağı, buna ilişkin belgelerin tanzim edildikleri tarihten itibaren 15 gün geçerli olduğu, vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belgenin Gelir İdaresi Başkanlığından elektronik ortamda temin edilmesi durumunda, ödemeye/işleme taraf olandan ayrıca belge talep edilmeyeceği, ilgili madde kapsamında zorunluluk getirilen ödemeleri bankalar aracılığı ile yapan kurumların bu tutarları ilgilisine ödenmek üzere bankaya göndermeden önce vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belgeyi arayacakları, vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belgenin 5018 sayılı Kanun kapsamına giren kurumların muhasebe birimlerince, diğer kurumların ödemeyi yapacak birimlerince aranılması gerektiği, ancak muhasebe birimlerinin sorumlulukları kalkmamakla birlikte, harcama birimlerince de bu belge aranılabileceği, harcama birimlerince belgenin aranılması halinde geçerlilik süresi de dikkate alınarak bu belgeye göre muhasebe birimlerince ödeme yapılacağı, zorunluluk getirilen vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belgeyi aramadan ödeme yapanlara ve işlem tesis eden kurum ve kuruluşlara, borçlunun bağlı olduğu takibe salahiyetli tahsil dairesince idari para cezası tatbik edileceği, her bir ödeme/işlem için ayrı ayrı olmak üzere 2024 yılı için belirlenen idari para cezası tutarının ise 31.837 TL olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Prim ve idari para cezası borçlarının hakedişlerden mahsubu, ödenmesi ve ilişiksizlik belgesinin aranması” başlıklı 90’ıncı maddesinde “Kamu idareleri ile döner sermayeli kuruluşlar ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamındaki kuruluşlar, kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar, ihale yolu ile yaptırdıkları her türlü işleri üstlenenleri ve bunların adreslerini onbeş gün içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdür.
İşverenlerin hakedişleri, Kuruma idari para cezası, prim ve prime ilişkin borçlarının olmaması kaydıyla ödenir. Kesin teminatları ise ihale konusu işle ilgili olarak Kuruma borçlarının bulunmadığının tespit edilmesinden sonra iade edilir. İşverenlerin, kamu idareleri ile döner sermayeli kuruluşlar, bankalar ve kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar nezdindeki her çeşit alacak, teminat ve hakedişleri üzerinde işçi ücreti alacakları hariç olmak üzere yapılacak her türlü devir, temlik ve el değiştirme, Kurum alacaklarını karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra, kalan kısım üzerinde hüküm ifade eder.
Hakedişlerin mahsubu ve ödenmesi ile teminatların prim ve idari para cezası borçlarına karşılık tutulmasına ilişkin işlemlerin usûl ve esasları Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmelikle tespit edilir.” hükmü bulunmaktadır.
Bu hükme istinaden yayımlanmış olan Sosyal Güvenlik Kurumu Prim Ve İdari Para Cezası Borçlarının Hakedişlerden Mahsubu, Ödenmesi Ve İlişiksizlik Belgesinin Aranması Hakkında Yönetmelik’in 6’ıncı maddesinde “(1) İdarece işverenlerin hakedişleri, Kuruma idari para cezası, prim ve prime ilişkin borçlarının olmaması kaydıyla ödenir.
(2) İdare, işverene yapacağı her hakediş ödemesinden önce, işverenin ve varsa alt işverenlerinin Kuruma idari para cezası, prim ve prime ilişkin gecikme cezası, gecikme zammı ve diğer ferilerinden oluşan borçlarının olup olmadığını, üniteden yazı ile sorar. Ünitece, işverenin ve varsa alt işverenlerinin muaccel borcunun bulunmadığı hususu idareye bir aylık süre içinde yazı ile bildirilir. Yazı ile bildirilmediği sürece, idare tarafından işverene hakediş ödenmez.
(3) İdare, yaptığı ihaleler sonucunda işverene ödeyeceği her hakediş ödemesinden önce işverenin ve varsa alt işverenlerinin Kuruma idari para cezası, prim ve prime ilişkin gecikme cezası, gecikme zammı ve diğer ferilerinden oluşan borçlarının bulunup bulunmadığı hususunda sorgulama yapabilmek için Kuruma yetki başvurusunda bulunabilir. Kurumca bu başvurunun uygun görülmesi halinde idarece, işverene yapılacak her hakediş ödemesinden önce elektronik ortamda işverenin ve varsa alt işverenlerinin Kuruma idari para cezası, prim ve prime ilişkin gecikme cezası, gecikme zammı ve diğer ferilerinden oluşan muaccel borçlarının bulunup bulunmadığı hususunda sorgulama yapılır. İşveren ve varsa alt işverenlerin Kuruma borcu yoksa, ayrıca Kuruma yazı ile sorulmaksızın hakediş ödemesi yapılır. …” düzenlemesinin,
Yönetmelik’in 7’inci maddesinde “(1) İşveren tarafından, idareye ihale konusu işle ilgili olarak Kuruma borcunun bulunmadığına dair ilişiksizlik belgesi ibraz edilmedikçe işverene ait kesin teminat iade edilmez. …” düzenlemesinin ve Yönetmelik’in 9’uncu maddesinde ise “(1) İdare veya ödeme makamı tarafından bu Yönetmeliğin 5 inci, 6 ncı ve 7 nci maddelerinde belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmeden hakediş ödenmesi veya kesin teminatın iade edilmesi halinde, ilgililer hakkında genel hükümlere göre işlem yapılır.” düzenlemesinin yapıldığı, bu itibarla idarelerin ihale yoluyla yaptırdıkları her türlü işleri üstlenenlerin hak edişlerinin ödenmesinin ve kesin teminatlarının iadesinin Sosyal Güvenlik Kurumuna idari para cezası, prim ve prime ilişkin borçlarının olmaması kaydıyla mümkün olacağı görülmektedir.
Bu çerçevede, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yayımlanan 02.03.2020 tarih ve 2020/5 sayılı Genelge’de ise; İdarelerce, ihale yoluyla yaptırdıkları işleri üstlenenlere yapılacak her hak ediş ödemesinden önce Kuruma muaccel hale gelmiş borçlarının bulunup bulunmadıkları hususunun sorgulanacağı belirtilmiştir.
Yukarıda anılan mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, İdarenin mal veya hizmet alımları ile yapım işleri (istisnalar dahil) nedeniyle 5.000 TL’nin üzerinde ödemeler sırasında hak sahiplerinin Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borçlarının bulunmadığına ilişkin vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belge aramasının zorunlu olduğu, benzer şekilde İdarenin ihale yoluyla yaptırdığı işlere ilişkin her hakediş ödemesinden önce yüklenicinin Sosyal Güvenlik Kurumu’na muaccel hale gelmiş borcunun bulunup bulunmadığının sorgulanması gerektiği anlaşılmaktadır.
Yapılan incelemelerde, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na göre İdare tarafından gerçekleştirilen muhtelif ihaleler kapsamında, düzenlenen hakediş sonucunda yükleniciye ödenmesi gereken tutarlara ilişkin olarak, 6183 sayılı Kanun’un 22/A maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 90’ıncı maddesi gereği yapılması gereken, hak sahiplerinin Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borçlarının ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na muaccel hale gelmiş borcunun bulunmadığına ilişkin sorgulamaların söz konusu tutarların tahakkuku aşamasında yapıldığı, ancak ödeme gününde ayrıca sorgulamanın yapılmadığı tespit edilmiştir.
İdarenin muhtelif işler kapsamında yaptığı ödemelere bakıldığında, Belediyenin nakit durumuna göre, bazı ödemelerin söz konusu tutarların tahakkuk tarihi ile aynı veya yakın tarihlerde yapıldığı, diğer bazılarında ise tahakkuk tarihinden itibaren 30 günü aşan sürelerde ödemelerin yapıldığı, bu durumda anılan mevzuat hükümleri kapsamında yapılan sorgulamaların ödeme gününde güncelliğini yitirdiği, dolayısıyla geçerli olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumun ortaya çıkmasında en büyük etkenin, ihale konusu işlere ilişkin işlemlerin harcama birimleri tarafından yürütülmesi nedeniyle söz konusu mevzuat kapsamında yapılan sorgulamaların da bu birimler tarafından gerçekleştirilirken, ödemelerin muhasebe birimi tarafından muhtelif tarihlerde nakit durumuna göre gerçekleştirilmesi olduğu değerlendirilmektedir.
Ancak, hem 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 22/A maddesi hükmü, hem de 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 90’ıncı maddesi hükmüne ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmesinde esas alınan tarihin ödeme tarihi olması, vadesi geçmiş amme alacağına ilişkin tanzim edilen belgenin geçerlilik süresinin 15 gün olarak belirlenmiş olması, öte yandan hem muhtelif vergilerin hem de sigorta primi ve prime ilişkin diğer yükümlülüklerin aylık olarak beyan ve ödeme zorunluluklarının bulunması karşısında, söz konusu sorgulamalar sonucunda elde edilen belge tarihinden 30 günü aşan sürelerde ödeme yapılması anılan mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil etmektedir.
Bu itibarla, İdare tarafından gerçekleştirilen ihaleler nedeniyle düzenlenen hakedişler kapsamında yüklenicilere yapılacak ödemelerde, 6183 sayılı Kanun’un 22/A maddesi hükmü uyarınca Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borçlarının bulunmadığına ilişkin vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belgenin geçerliliğinin 15 gün olduğu, 5510 sayılı Kanunu’nun 90’ıncı maddesi hükmüne göre yapılacak her hakediş ödemesinden önce muaccel hale gelmiş borçlarının bulunup bulunmadığının sorgulanması gerektiği hususları dikkate alınarak, aranan belgelerin güncel ve geçerli olduğunun sağlanması gerekmekte olup, aksi durumda mevzuat hükümlerinde yer alan yaptırım hükümlerinin uygulanmasının gündeme geleceği tabiidir.
Kamu idaresi cevabında, borç sorgulamalarına ilşkin belgelerin güncel olması konusunda gerekli hassasiyetin gösterileceği ifade edilmiştir.
Sonuç olarak, mal veya hizmet alımları ile yapım işleri (istisnalar dahil) ihaleleri kapsamında düzenlenen hakedişler nedeniyle yapılan ödemelerin, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 22/A maddesi ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 90’ıncı maddesi hükümleri kapsamında yapılan sorgulamalar sonunda temin edilen belgelerin geçerlilik süresi içerisinde yapılması, bu süreden sonra yapılacak ödemelerde borç sorgulamalarının tekrar edilerek ödeme günü itibariyle temin edilen belgenin geçerli olduğu hususunun sağlanması gerekmektedir.