| ÖZET: 2022 yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, yeraltı su havzalarında rezerv su miktarını aşan tahsisler yapılmış ve bu tahsislerin denetimi gerçekleştirilememiştir. Su tahsis şartlarına uyulup uyulmadığı denetlenemediğinden cezai işlemler uygulanamamıştır. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, su kaynaklarının verimli kullanımı için akiferlerin emniyetli verim seviyelerinin belirlenmesi ve su kullanımının ölçülmesi gerektiğini vurgulamıştır. |
BULGU: Havza Rezerv Su Miktarını Aşan Miktarda Su Tahsisi Yapılması ve Su Tahsislerine İlişkin Denetimin Yapılmaması
2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Özel Bütçeli İdare
Yeraltı su havzalarındaki rezerv su miktarını aşan su tahsislerinin yapılması ve kullanılan suyun miktarının fiilen ölçülememesi nedeniyle, su tahsis şartlarına uyulup uyulmadığının denetlenemediği ve buna ilişkin cezai işlemlerin uygulanamadığı tespit edilmiştir.
10.12.2019 tarihli ve 30974 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Su Tahsisleri Hakkında
Yönetmelik’in:
“Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinde;
‘Emniyetli su’ kavramının; miktar ve kalite açısından uygun olan suyu,
‘Havza planı’ kavramının; havza su potansiyeli ve kalitesi, toprak kaynakları, su kullanımları ve ihtiyaçlarının etüt edilmesi, belirlenen potansiyelin değerlendirilme öncelikleri ile olabilecek su ihtiyacının tespiti, ihtiyacın karşılanma yöntemleri ile proje formülasyonları ve bunların teknik, ekonomik ve çevresel yapılabilirliğinin incelenmesini içeren planları,
‘Su tahsisi’ kavramının ise; miktarı ve kalitesi belirli sudan, bir ya da birden fazla gerçek ya da tüzel kişiye belirli bir amaç için, belirli miktarda ve belirli süre ile su kullanım izni verilmesini, ifade ettiği,
“İlkeler” başlıklı 5’inci maddesinde; tahsis işlemlerinde su kaynaklarının korunması ve havza planlarının dikkate alınacağı ve tahsis izni verilen miktardan daha fazla ve amacın dışında su kullanılamayacağı, su tahsislerinin emniyetli su miktarını aşmayacak şekilde düzenleneceği,
“Suyun kullanımında öncelik sırası” başlıklı 7’nci maddesinde ise; suyun miktarı, kalitesi, havzanın özelliği dikkate alınarak su kaynaklarının kullanımında; içme ve kullanma suyu ihtiyacı, çevresel su ihtiyacı, tarımsal sulama ve su ürünleri yetiştiriciliği, enerji üretimi ve sınai su ihtiyaçları, ticari, turizm, ile sair su ihtiyaçları, şeklinde öncelik sıralaması olduğu, belirtilmektedir.
Aynı Yönetmelik’in “Denetim” başlıklı 13’üncü maddesinde; DSİ tarafından yapılan su tahsislerinin, tahsis şartlarına uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının denetimlerinin DSİ’ce yapılacağı, 14’üncü maddesinde ise; tahsis şartlarında belirtilen hususlara aykırılığın tespiti üzerine, DSİ’ce verilen süre içerisinde aykırılığın giderilmemesi durumlarında su tahsisinin DSİ tarafından iptal edileceği, hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri gereği, su kaynaklarının verimli kullanılmasından ve denetlenmesinden sorumlu kamu kurumu olan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından; içme-kullanma, çevresel, tarımsal sulama, enerji üretimi ve sınai amaçlar ve ticari amaçlar için gerçek ve tüzel kişilere su tahsisi yapılırken, havza planlarının, rezerv su miktarının ve emniyetli su haddinin dikkate alınması; tahsis edilen suyun tahsis şartlarına uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının denetlenmesi ve tahsis amacına uygun kullanılmayanların ise kullanım izinlerinin iptal edilmesi gerekmektedir.
Ancak yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki tabloda ayrıntısı gösterildiği üzere;
– Meriç-Ergene Havzası, Marmara Havzası, Kuzey Ege Havzası, K.Menderes Havzası, B.Menderes Havzası, Batı Akdeniz Havzası, Burdur Havzası, Akarçay Havzası, Konya Havzası, Doğu Akdeniz Havzası, Asi Havzası, Ceyhan Havzası ve Fırat-Dicle Havzasında rezerv su miktarından daha fazla su tahsisi yapıldığı,
– Kullanılan suyun miktarı ölçülemediği için tahsis edilen suyun tahsis şartlarına uygun kullanılıp kullanılmadığına ilişkin herhangi bir denetim yapılamadığından cezai işlemlerin de uygulanamadığı, görülmüştür.
Tablo 6: 2022 Yılı Havza Bazında Rezerv ve Tahsis Edilen Yeraltı Su Miktarı
| Rezerv (hm3) | Tahsis (hm3/yıl) | |
| MERİÇ-ERGENE | 492,80 | 610,36 |
| MARMARA | 210,70 | 453,31 |
| KUZEY EGE | 212,90 | 352,28 |
| K.MENDERES | 179,20 | 413,08 |
| B.MENDERES | 761,50 | 881,03 |
| BATI AKDENİZ | 316,70 | 554,43 |
| BURDUR | 89,50 | 252,85 |
| AKARÇAY | 345,40 | 368,32 |
| KONYA | 2.023,00 | 2.366,85 |
| DOĞU AKDENİZ | 70,50 | 294,91 |
| ASİ | 289,50 | 577,17 |
| CEYHAN | 533,50 | 864,13 |
| FIRAT-DİCLE | 3.763,70 | 4.502,47 |
Kamu idaresi cevabında; emniyetli verim düzeyinin yeraltı katmanlarının (akifer) yapısıyla ilgili olduğu, her bir akiferin emniyetli veriminin tespit edilerek buna göre tahsis yapılması sağlansa da, bu şekilde bozulan rezerv-tahsis dengesinin kısmen iyileştirilebileceği,
Yeraltı havzalarındaki suyun azalmasının temel nedeninin, ruhsatsız kuyular ile sayaç sisteminin olmaması veya sağlıklı çalışmaması gibi sebeplerle belgeli kuyulardaki kontrol edilemeyen aşırı su kullanımları olduğu ve buna ilişkin gerekli işlemlerin yapılacağı, belirtilmiştir.
Bu itibarla; Türkiye’de denizler hariç olmak üzere yeraltı ve yerüstü sularının korunması, kullanımı, işletilmesi ve yönetiminden Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün sorumlu olduğu göz önüne alındığında, su kaynaklarının uzun vadeli planlar çerçevesinde verimli kullanımının sağlanması amacıyla; yeraltı sularına ilişkin her bir akiferin emniyetli verim haddinin tespit edilmesi ve bu miktar dikkate alınarak suyun kullandırılması ve sayaç sisteminin kurulup, kullanılan suyun fiilen ölçümünün sağlanarak aşırı su kullanımlarına yönelik gerekli yaptırımların uygulanması gerektiği değerlendirilmektedir.