ÖZET: 2022 yılı Sayıştay denetim raporunda, 6292 sayılı Kanun kapsamında Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin satışından elde edilen gelir paylarının tahakkuk kayıtlarının yapılmadığı ve bu payların Merkez Muhasebe Birimine aktarılmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait payların zamanında ödenmediği, bu durumun eksik ödemelerin tespitini engellediği belirtilmiştir.

BULGU: Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılmış Yerlerin Satışından Kaynaklanan Gelir Paylarına İlişkin Tahakkuk Kayıtları ile Takibin Yapılmaması ve Sehven Bölge Müdürlüğü Hesabına Ödenen Payların Merkez Muhasebe Birimine Aktarılmaması

2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Özel Bütçeli İdare

19.04.2012 tarihli ve 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun’dan kaynaklı gelirlerden, Vakıflar Genel Müdürlüğü için ayrılan paylara ilişkin tahakkuk kayıtlarının, dolayısıyla da gerekli takibin yapılmadığı ve sehven Bölge Müdürlüğü hesabına ödenen payların yatırım amacıyla kullanılmak üzere tek bir hesapta toplanmasını teminen Merkez Muhasebe Birimine aktarılmadığı tespit edilmiştir.
Anılan Kanun’un; “Yeni orman alanlarının tesisi, Devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köyler halkının desteklenmesi, gelirler, harcamalar ve muafiyetler” başlıklı 10’uncu maddesinin;
İkinci fıkrasında; “Bu Kanunun uygulamasından elde edilen gelirlerin yüzde üçünü geçmemek üzere Cumhurbaşkanınca belirlenecek miktar, genel bütçe gelir ve gider hesaplarıyla ilişkilendirilmeksizin tahsilini takip eden ay sonuna kadar yatırım amacıyla kullanılmak üzere Vakıflar Genel Müdürlüğü muhasebe birimi hesabına ödenir. Kalan tutarın yüzde doksanını geçmemek üzere Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenen orana karşılık gelen bölümü, ilgili yıl genel bütçesinin (B) işaretli cetvelinde özel gelir, kalanı ise gelir olarak öngörülür ve gelir gerçekleşmesine bağlı olarak özel gelir veya gelir kaydedilir.”
Dördüncü fıkrasında; “8’inci maddenin dördüncü fıkrasına göre Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından proje alanı olarak belirlenen alanların değerlendirilmesinden elde edilen gelirler genel bütçeye gelir kaydedilir.”
hükümlerine yer verilmiş, (02.07.2018 tarihli ve 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 195’inci maddesiyle ikinci fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” ve “Bakanlar Kurulu” ibaresi de “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiş),
Söz konusu maddedeki ikinci fıkranın vermiş olduğu yetki uyarınca 24.11.2012 tarihli ve 28477 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 11.10.2012 tarihli ve 2012/3907 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’na ekli Karar’ın “Gelirlerin kullanımı” başlıklı 1’inci maddesinde;
“19/4/2012 tarihli ve 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hâzineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunun 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından proje alanı olarak belirlenen alanların değerlendirilmesinden elde edilen gelirler hariç olmak üzere, bu Kanunun uygulamasından elde edilen gelirlerin; yüzde 0,52’sinin yatırım amacıyla kullanılmak üzere Vakıflar Genel Müdürlüğü muhasebe birimi hesabına, kalan tutarın yüzde 15,20’sinin genel bütçenin (B) işaretli cetveline özel gelir, kalanının ise genel bütçeye gelir olarak kaydedilmesi kararlaştırılmıştır.”
denilerek, 20.12.2012 tarihli ve 28503 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 28.11.2012 tarihli ve 2012/4017 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’na ekli Karar ile de yukarıda yer verilen Karar’ın 1 inci maddesindeki “yüzde 0,52” oranı “yüzde 3” şeklinde değiştirilmiştir.
Diğer taraftan, 10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kayıt zamanı” başlıklı 50’nci maddesinde; “Bir ekonomik değer yaratıldığında, başka bir şekle dönüştürüldüğünde, mübadeleye konu edildiğinde, el değiştirdiğinde veya yok olduğunda muhasebeleştirilir. Bütün malî işlemlerin muhasebeleştirilmesi ve her muhasebe kaydının belgeye dayanması şarttır.”, “Kamu gelir ve giderlerinin yılı ve mahsup dönemi” başlıklı 51’inci maddesinde de; “Kamu gelir ve giderleri tahakkuk ettirildikleri malî yılın hesaplarında gösterilir.” hükümlerine yer verilmiş olup, 27.12.2014 tarihli ve 29218 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin;
4’üncü maddesindeki birinci fıkranın (ü) bendinde; tahakkuk esası: bir ekonomik değerin; yaratıldığında, başka bir şekle dönüştürüldüğünde, mübadeleye konu edildiğinde, el değiştirdiğinde veya yok olduğunda muhasebeleştirilmesi olarak tanımlanmış,
120-Gelirlerden Alacaklar Hesabına ilişkin işlemleri düzenleyen 52’nci maddesindeki birinci fıkranın (c) bendinde; ilgili mevzuatı uyarınca diğer kamu idarelerinden alınması gereken yardımlar, paylar veya benzeri gelirler ile nakden alınacak hasılat ve kâr paylarının tahakkuk ettiği zamanda gelirlerden alacaklar hesabına kaydedileceği açık bir şekilde düzenlenmiş, (ç) bendinde; bir yıl veya faaliyet dönemi içinde tahsili gereken tutarların bu hesaba, bir yıldan daha uzun sürede tahsili gereken tutarların ise duran varlıklar ana hesap grubunda yer alan 220-Gelirlerden Alacaklar Hesabına kaydedileceği ifade edilmiş, anılan Hesabın işleyişini düzenleyen 53’üncü maddesindeki birinci fıkranın (a) bendinde yer alan (1) numaralı alt bentte de; vergi dairelerinde vergilendirme bölümünden, diğer muhasebe birimlerinde ise ilgili servislerinden verilen gelir tahakkuku tutarlarının bu hesaba borç, 600- Gelirler Hesabına ise alacak kaydedileceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 21.07.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Gecikme Zammı, Nispet ve Hesabı” başlıklı 51’inci maddesinin birinci fıkrasında; amme alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı % 4 oranında gecikme zammı tatbik olunacağı öngörülmüş olup, 21.07.2022 tarihli ve 31899 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5801 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile de, söz konusu fıkrada yer alan gecikme zammı oranı her ay için ayrı ayrı uygulanmak üzere %2,5 olarak belirlenmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde;
– 6292 sayılı Kanun’un uygulanmasından elde edilen gelirler ile bu gelirlerden Vakıflar Genel Müdürlüğü için 28.11.2012 tarihli ve 2012/4017 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’na ekli Karar’ın 1’inci maddesi uyarınca hesaplanan yüzde 3 oranındaki pay,
– Elde edilen gelirlere ilişkin tahsilatların peşin ya da taksitli olacağı hususu ile bu tahsilatlara ait tutarlar ve tarihler,
hakkında Vakıflar Genel Müdürlüğünün bilgi sahibi olması ve bu bilgi üzerine de kendisine ait payları, bir taraftan 600 nolu Gelirler Hesabına alacak, diğer taraftan vadesine göre 120 veya 220 nolu Gelirlerden Alacaklar Hesabına borç kaydederek mevzuatın öngördüğü tahakkuk işlemini gerçekleştirmesi, bu payların peşin veya taksitler halinde yapılacağı bildirilen tahsilat tarihlerini dikkate alarak 6292 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen süresi içinde (tahsilini takip eden ay sonuna kadar) Genel Müdürlük muhasebe birimi hesabına ödenip ödenmediğini takip etmesi ve süresi içinde ödenmeyen paylara ilişkin olarak 6183 sayılı Kanun uyarınca gecikme zammı hesaplaması,
– Genel Müdürlüğün ödenen payları, 6292 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yatırım amacıyla kullanılmak üzere ayrı bir hesapta takip etmesi,
gerekmektedir.
Ancak yapılan incelemelerde;
– 6292 sayılı Kanun’un uygulanmasından elde edilen gelirler ile bu gelirlerden Vakıflar Genel Müdürlüğü için hesaplanan paylar hakkında İdarenin herhangi bir bilgisinin bulunmadığı, dolayısıyla da bu paylara ait tahakkuk kayıtlarının (vadesine göre 120 veya 220 nolu Gelirlerden Alacaklar Hesabına borç, 600 nolu Gelirler Hesabına alacak kayıtlarının) yapılmadığı, gelirin doğduğu zaman değil de Genel Müdürlük hesabına ödendiği zaman itibarıyla kayıtlara alındığı, bu durumun ise gerek yılı Bilançosunda yer alan 120 ve/veya 220 nolu Gelirlerden Alacaklar Hesabının gerekse yılı Faaliyet Sonuçları Tablosunda yer alan 600- Gelirler Hesabının hatalı bilgi vermesine sebebiyet vereceği, (nitekim öncesinde mevzuata aykırı olarak tahakkuk kaydı yapılmamış olup tahsilatı 2022 yılında gerçekleştiği için Merkez Muhasebe Birimince yatırım amacıyla kullanılmak üzere banka hesabının ayrı alt kodunda tutulan ve tamamı 600 nolu Hesaba kaydedilerek 2022 yılının geliri olarak kabul edilen toplam 51.262.459,06 TL tutarındaki Genel Müdürlük payından, ne kadarlık kısmın önceki yıl/yıllar itibarıyla tahakkuk ettirilmesi ve o yıla/yıllara ait gelir olarak kaydedilmesi gerektiğine ilişkin bir bilgiye ulaşılamadığı)
– Tahakkuk kayıtlarının bulunmaması nedeniyle Genel Müdürlüğe ait payların tam olarak ve zamanında ödenip ödenmediğine ilişkin bir takibin gerçekleştirilemediği, dolayısıyla da varsa eksik ödenen tutarların veya gecikmenin tespit edilemediği,
– 2020-2021-2022 yılları itibarıyla toplamda 20.630,29 TL tutarındaki payın, Vakıflar Genel Müdürlüğü Merkez Muhasebe Birimi yerine sehven İstanbul 2. Bölge Müdürlüğüne ödendiği, ancak ödenen bu tutarların, anılan Bölge Müdürlüğü tarafından (333-Emanetler Hesabına alınıp sonrasında da 511-Muhasebe Birimleri Arası İşlemler Hesabı kullanılmak suretiyle) Merkez Muhasebe Birimine aktarılması gerektiği halde doğrudan 600-Gelirler Hesabına kaydedildiği, ayrıca banka hesabının alt kodunda ayrı bir şekilde takip edilmediği için yatırım amacı dışındaki harcamalar için de kullanılabildiği,
anlaşılmıştır.
Bu itibarla, Vakıflar Genel Müdürlüğünün 6292 sayılı Kanun’dan kaynaklanan gelirlerine ait tahakkuk kayıtlarının, 5018 sayılı Kanun ile Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği uyarınca yapılabilmesini ve gerçekleşen tahsilatlardan Genel Müdürlüğe ait payların zamanında ve eksiksiz ödenip ödenmediğine ilişkin kontrolün sağlanabilmesini mümkün kılacak bir sistemin (bilgi ağının) ilgili kurumlarla koordineli şekilde oluşturulması ve sehven Bölge Müdürlüklerine yapılacak ödemelerin önüne geçilebilmesi için Merkez Muhasebe Biriminin bu amaçla kullandığı banka hesaplarına ilişkin bilginin ilgililerine tekrar bildirilmesi, kendilerine sehven ödenen tutarların Merkez Muhasebe Birimine aktarılması gerekliliğinin de Bölge Müdürlüklerine duyurulması gerekmektedir.