|
ÖZET: 2021 yılı Sayıştay Denetim Raporları, Hazine geri ödeme garantisi kapsamında dış finansman kullanan kuruluşların nakit akışlarına ilişkin kontrol ve değerlendirmelerde eksiklikler tespit etmiştir. Hazine geri ödeme garantileri, 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun çerçevesinde, ilgili idarelerin dış finansman kaynaklarından sağladıkları kredilerin geri ödenmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından sağlanan teminatlardır. Ancak, bu süreçte kuruluşların sunması gereken nakit akış projeksiyonları ve bunların dayandığı varsayımlar, mevzuatta belirtilen kriterleri yeterince karşılamamaktadır.
Denetim sonuçlarına göre, bazı raporlar yalnızca sayısal bilgiler içermekte ve gerekli varsayımları sunmamaktadır. Ayrıca, bazı kuruluşların nakit akışları, yükümlülüklerini karşılayacak düzeyde görünmemektedir. Kuruluşların sunduğu belgelerdeki tutarsızlıklar ve mevzuat gerekliliklerine uyum eksiklikleri, geri ödeme performansını değerlendirmeyi zorlaştırmaktadır. Bu durum, Hazine’nin üstlendiği riskin doğru bir şekilde ölçülmesini engelleyebilir. Sonuç olarak, Hazine geri ödeme garantisi süreçlerinde, kuruluşların mevzuatta belirtilen kriterlere uygun bilgi ve belgeleri sunmaları, Bakanlık tarafından yapılacak kontrollerin etkinliği açısından kritik öneme sahiptir. Bu eksikliklerin giderilmesi, gelecekte oluşabilecek finansal risklerin önlenmesi adına gereklidir. |
BULGU: Hazine Geri Ödeme Garantisi Altında Dış Finansman Kullandırılması Kararı Verilen Kuruluşların Nakit Akışlarına İlişkin Kontrol ve Değerlendirmelerde Eksiklikler Bulunması
2021 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri
Hazine geri ödeme garantisi kapsamında kullandırılan kredilerin temin edilmesi süreçlerinde kuruluşların öngörülen nakit akışlarına ilişkin ilgili mevzuat kapsamında yapılması gereken kontrol ve değerlendirmelerde eksiklikler olduğu görülmüştür.
Hazine geri ödeme garantileri, 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde, kanun ile belirlenmiş olan idareler lehine bu idarelerin dış finansman kaynağından sağladıkları finansmanın geri ödenmesi hususunda Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından verilen garantiler olarak tanımlanmıştır.
4749 sayılı Kanun Kapsamında Dış Finansman Sağlanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Dış finansman temininde uygulanacak usul ve esaslar” başlıklı 6’ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince Bakanlık tarafından yapılacak olan dış finansman temini izin taleplerinin değerlendirilmesi, ilgili kuruluşlar tarafından sunulan bilgi ve belgeler üzerinden yapılacaktır.
Yine anılan Yönetmelik’in “Uygulanacak usul ve esaslar” başlıklı 15’inci maddesinde yer alan hükümlere göre; sağlanacak garantili finansmanın geri ödeme döneminde, kuruluşun öngörülen tüm nakit akışlarının; geri ödeme garantisine konu borç servislerini, kuruluşun Bakanlığa olan mevcut borçlarından kaynaklanan yükümlülüklerini, mevcut garantili finansman ve ikrazlı kredilerinin borç servisini ve sair tüm yükümlülüklerini karşılayacak düzeyde olması gerekmekte olup, bu kapsamda ilgili kuruluş, bahsi geçen kriterleri karşıladığını ortaya koyacak projeksiyonları ve bu projeksiyonların dayandırıldığı varsayımları gösteren raporları Bakanlığa sunmakla yükümlüdür.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda;
– Hazine geri ödeme garantisine konu finansmanın temin edilme sürecinde ilgili kuruluşların mevcut tüm nakit akışlarının, kuruluşun tüm yükümlülüklerini karşılayacak düzeyde olduğunun kredi ödeme projeksiyonları ve bu projeksiyonların dayandırıldığı varsayımları gösteren raporlar ile tevsik edilmesi,
– Bakanlıkça bu raporların incelenerek ilgili kuruluşun talep edilen dış finansmanı ödeme kabiliyetinin değerlendirilmesi,
gerekmektedir.
Ancak 2021 yılı içerisinde Bakanlık tarafından verilmiş olan hazine geri ödeme garanti dosyalarının incelenmesi neticesinde, dış finansman kullanıcısı kuruluşlarca ibraz edilen nakit akış projeksiyonlarını içeren raporlarla ilgili olarak;
– Tabloların bazılarında sadece sayısal nitelikte bilgilere yer verildiği, ancak mevzuatta öngörülen kriterlerin karşılanıp karşılanmadığını ölçmeye yarayacak, projeksiyonların dayandırıldığı varsayımları gösteren raporların yer almadığı,
– Bir kısım tablolarda kredi süresince öngörülen kuruluşların nakit akışlarının yükümlülüklerini karşılamadığı,
– Kuruluşlarca ibraz edilen tablo, belge ve raporlarda uygulama birliği olmadığı,
tespit edilmiştir.
Kuruluşlarca bu kapsamda sunulan raporların mevzuatta belirtilen çerçevede sunulmamasının sebeplerinin bazılarının banka olması itibari ile geri ödeme performansını ölçmek için nakit akış projeksiyonlarının uygun nitelikte olmamasından, bazılarının ise ödenek kullanan ve/veya aktarılan kamu kuruluşu olmasından ve teknik verilerinin projeksiyon yapmaya elverişli olmamasından kaynaklandığı görülmektedir.
Kamu İdaresince projeksiyon hazırlanmasındaki güçlüklerle ilgili olarak, geri ödeme dönemi içinde kuruluşlar tarafından döviz kurunun modellenmesinin güçlüğü ve/veya piyasa riskine maruz kalmalarının olduğu ifade edilmekte ise de geri ödeme garantisinin dış finansman kaynağından döviz cinsi borçlanma için düzenlenmiş bir yöntem olduğu düşünüldüğünde işlemin özünde döviz kuru riskinin, kuruluşça kredi kullanımında hali hazırda değerlendirilmesi elzem olan bir risk olduğunun açık olduğu değerlendirilmektedir.
Buna ilaveten nakit akışlarına ilişkin projeksiyonların hazırlanmasında kurumların güçlük yaşamasının, mevzuattaki gerekliliklerin yerine getirilememesine bir gerekçe olarak gösterilemeyeceği de değerlendirilmektedir. Nitekim Yönetmelik’te yer verilen gerekliliklerin kuruluşlarca teknik açıdan karşılanmasının mümkün olmadığı durumlarda ilgili hükümlerin değiştirilmesi yönünde çalışma yapılması da Bakanlığın görev ve yetkisi dahilindedir.
Bununla birlikte yukarıda yer verildiği üzere, projeksiyona esas raporlamaların mevzuatta belirtilen formatta sunulmaması veya bazı kurumların kredi geri ödeme döneminde nakit akışlarının yükümlülüğü karşılayamaması durumlarıyla ilgili olarak Bakanlığın değerlendirme kriterinin ne olacağı ve kuruluşların finansman durumunun nasıl değerlendirileceği hususlarında belirsizlik bulunmaktadır.
Kamu İdaresince nakit akış projeksiyonu üzerinden yapılacak değerlendirmenin dışında Bakanlığın karşı karşıya olduğu riski azaltmada vadesi geçmiş borcu olan kuruluşlara Hazine geri ödeme garantisi verilmemesi, proje kapsamında kredi kullandırılması, Strateji Bütçe Başkanlığı görüşünün alınması şeklindeki gerekçeler sunulmuşsa da, bu gerekçeler halihazırda mevzuatta garanti verilmesinin bir şartı olarak sağlanması zorunlu kriterlerdir. Zira bu düzenlemelerin amacı, kredi geri ödeme dönemi boyunca öngörülen nakit düzeyinin, yükümlülüğünü karşılayabilecek seviyede olduğunu kanıtlayan kuruluşlara garanti verilmesini sağlamaktır.
Borçlunun geri ödeme yükümlülüğünü yerine getirip getiremeyeceği konusunda yapılacak ön değerlendirmeye esas raporlamalar Bakanlığın garantör olması sebebiyle karşı karşıya olduğu kredinin üstlenilmesi riskinin ölçülmesi açısından önem arz etmektedir. Yönetmelik hükümlerinde de yer aldığı üzere garantili finansmana ilişkin bütün süreçlerin etkin bir şekilde işletilmesi ve Bakanlık bütçesine yansıyacak olan yükümlülüklerin en aza indirgenmesi amacıyla belirlenen kontroller esas itibarıyla kuruluşlar tarafından sunulacak olan belgeler üzerinden yapılmaktadır. Mevzuatta garanti verilmesi için kuruluşlarca sağlanması gereken bir koşul olarak yer verilen bu raporlamaların esas olarak borçlunun mali durumunu ortaya koymasına ilave olarak geri ödeme performansına ilişkin ileriye dönük varsayımlar doğrultusunda üstlenim riskinin değerlendirilmesine hizmet edecek nitelikte olması gerekmektedir. Ancak söz konusu raporlar belirtilen çerçevede sunulmamakta veyahut da amacına hizmet edecek nitelikte kuruluşların nakit akışlarını tam olarak yansıtamamakta olduğundan kredi riskinin takip edilmesi ilişkin önlem alınamamasına yol açabilecektir.
Bu itibarla, hazine geri ödeme garantisi verilmesi süreçlerinde anılan bilgi ve belgelerin ilgili kuruluşlar tarafından mevzuatta belirtilen kriterleri karşılayacak biçimde sağlanması Bakanlıkça yapılacak kontrol ve değerlendirilme mekanizmalarının işletilmesine ve ileride oluşabilecek risklerin tespiti ile buna ilişkin önlem alınması anlamında bir gereklilik olduğundan, mevzuatta çerçevesi çizilen raporlamalarda ve buna ilişkin değerlendirmelerdeki eksikliklerin giderilmesi önem arz etmektedir.