BULGU: Hibe Alınan Taşınırların Zamanında ve Doğru Bir Şekilde Kaydedilmemesi

2021 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Özel İdaresi

İdare tarafından hibe yoluyla edinilen taşınırların idare taşınır hesabına ve ilgili maddi duran varlık hesaplarına 18.01.2007 tarih ve 26407 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Taşınır Mal Yönetmeliği’ne uygun bir şekilde kaydedilmediği görülmüştür.
07.12.2021 tarih ve 3938 numaralı MİF ile Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı Projesi Konsorsiyumu (TANAP) tarafından tahliye edilen şantiye alanında bulunan ve taraflarca akdedilen 15.10.2018 tarihli “hibe protokolü” ile Özel İdareye devredilen taşınırların 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre açık artırma ihalesi ile satıldığı ve 5.000.000 TL tutarında satış geliri elde edildiği tespit edilmiştir.
İhale dosyasının incelenmesinde idare tarafından ihale tarihinde yapılan güncel bir değer ve miktar tespiti olmadığı, TANAP’tan hibe tarihinde alınan İngilizce dilinde tarihi belirsiz, imzasız ve onaysız listelere istinaden değer ve miktar tespiti yapıldığı görülmüştür.
Yapılan hibe protokolü sonrasında satış işlemine esas olmak üzere hibe edilen mal ve malzemelerin değer ve miktarlarına ilişkin olarak İdare tarafından fiilen başka bir tespit yapılmamıştır.
Söz konusu hibe protokolü 2018 yılında yapılmış iken, satış işlemi 22.12.2021 tarihli satış sözleşmeleri ile gerçekleştirilmiştir.
Bunun yanında, hibe protokolü sonrası sahada bulunan taşınırların taşınır hesaplarına kaydı yapılmamıştır. Satış sonrası kayıt doğrudan banka ve gelir hesaplarına tahsilat kayıtları şeklinde yapılmıştır.
Hibe alınan taşınırların Taşınır Mal Yönetmeliği’nin “Taşınırların kaydı” başlıklı 12’nci maddesinin,
“(1) Kamu idarelerince bütün taşınırların ve bunlara ilişkin işlemlerin kayıt altına alınması esastır. Taşınır kayıtları, harcama birimleri itibarıyla yönetim hesabı verilmesine esas olacak şekilde tutulur. Her bir kaydın belgeye dayanması şarttır.
Bu çerçevede;
Önceki yıldan devren gelen taşınırlar ile içinde bulunulan yılda herhangi bir şekilde edinilen veya elden çıkarılan taşınırlar,
Taşınırlardaki kayıp, fire, yıpranma ve benzeri nedenlerle meydana gelen azalmalar,
Sayım sonucunda ortaya çıkan fazlalar, miktar ve değer olarak kayıtlara alınarak takip edilir.” hükmü,
“Kayıt zamanı, kayıt değeri ve değer tespit komisyonu” başlıklı 13’üncü maddesinin,
“ (1) Taşınırlar, edinme şekline bakılmaksızın kamu idaresince kullanılmak üzere teslim alındığında giriş; tüketime verildiğinde, satıldığında, başka harcama birimlerine devredildiğinde, bağışlandığında veya yardım yapıldığında, çeşitli nedenlerle kullanılamaz hale geldiğinde, hurdaya ayrıldığında veya kaybolma, çalınma, canlı taşınırın ölümü gibi yok olma hallerinde çıkış kaydedilir.
Giriş ve çıkış kayıtları Taşınır İşlem Fişine dayanılarak yapılır.
Giriş ve çıkış kayıtlarında;
Satın alma suretiyle edinme ve değer artırıcı değişiklik hallerinde maliyet bedeli,
Bedelsiz devir, kullanılamaz hale gelme, yok olma ve hurdaya ayrılma hallerinde kayıtlı değeri,
Bağış ve yardım yoluyla edinilen taşınırlarda; bağış ve yardımda bulunan tarafından ispat edici bir belge ile değeri belirtilmiş ise bu değer, belli bir değeri yoksa değer tespit komisyonunca belirlenen değer, esas alınır.
Değer tespit komisyonu, harcama yetkilisinin onayı ile taşınır kayıt yetkilisinin ve işin uzmanının da katıldığı en az üç kişiden oluşturulur. Komisyon değer tespitinde ticaret odası, sanayi odası, borsa, meslek kuruluşları, ilgili diğer kuruluşlardan veya aynı nitelikteki taşınırı satın alan idarelerden ve fiyat araştırması sonuçlarından yararlanabilir.
Satın alma suretiyle edinilen taşınırların maliyet bedelinin tespitinde, Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin ilgili hükümleri uygulanır. Faturada çeşitli taşınırlar için topluca gösterilmiş giderler olması durumunda, giderler taşınırların alış bedelleri ile orantılı olarak paylaştırılır. Taşınırlar faturada kayıtlara esas olacak şekilde çeşitleri itibarıyla ayrı ayrı gösterilir.” hükmü,
Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin “Maddi duran varlıklar, Hesap grubuna ilişkin işlemler” başlıklı 187’nci maddesinin,
“(1) Maddi duran varlıklar hakkında; Taşınır Mal Yönetmeliği ve 13/9/2006 tarihli ve 2006/10970 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmeliğin ilgili hükümleri ile aşağıdaki hükümlere göre işlem yapılır.
Maddi duran varlıklar hesap grubuna ilişkin işlemler aşağıda gösterilmiştir:
a) Maddi duran varlıkların hesaplara alınması
1) Edinilen maddi duran varlıklar, maliyet bedeli ile hesaplara alınır. Maliyet bedeline varlıkların elde edilmesinde yapılan her türlü gider ilave edilir. Bağış veya hibe olarak edinilen maddi duran varlıklar varsa bilinen değeri, yoksa değerlemesi yapıldıktan sonra tespit edilen değeri ile hesaplara alınır.”
Maddi duran varlıkların satılması
1) Amortisman ayrılmış olan varlıkların net değeri, kayıtlı değerden ayrılmış amortismanlar düşüldükten sonra kalan tutardır. Devir ve trampa satış hükmündedir. Maddi duran varlıkların satış işlemleri sırasında; amortismana tabi olanlarda net değeri, diğerlerinde kayıtlı değeri ile satış bedeli arasında fark olması durumunda, öncelikle oluşan olumlu veya olumsuz, ilgili varlık hesabı ve gelir veya gider hesaplarına kaydedilerek satış işlemi muhasebeleştirilir.”
hükümleri gereğince, İdare tarafından hibe alınan maddi duran varlıkların öncelikle miktar ve değer tespitlerinin yapılması, bu tespitlere istinaden bunların İdare Taşınır Hesabına ve ilgili maddi duran varlık hesaplarına kayıtlarının yapılması; satış işlemi sonrasında anılan Yönetmelik hükümleri gereğince satılan mallların İdare Taşınır Hesabı kayıtlarından ve ilgili maddi duran varlık hesaplarından çıkışının yapılması gerekir.
Sonuç olarak, İdare kayıtlarında göstermediği varlıkların satışını yaparak gelir elde etmiş gibi mali tablo düzenlediğinden, mali tablolar gerçeğe uygun durumu göstermemekte ve satılan taşınırların değer ve miktar tespitleri mevzuata aykırı olarak yürütülmüş olmaktadır.


ÖZET: 2021 yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, İl Özel İdaresi tarafından hibe yoluyla edinilen taşınırların, Taşınır Mal Yönetmeliği’ne uygun olarak zamanında ve doğru bir şekilde kaydedilmediği tespit edilmiştir. TANAP tarafından devredilen taşınırların, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’na aykırı olarak değer ve miktar tespitleri yapılmadan satıldığı, bu durumun mali tabloların gerçeği yansıtmadığı sonucunu doğurduğu belirtilmiştir. İdare, hibe alınan varlıkların kayıtlarını tutmamış ve satış sonrası işlemleri mevzuata uygun şekilde gerçekleştirmemiştir.