ÖZET: Belediye işçilerinin, hizmet alımı yoluyla istihdam edilerek belediye hizmetleri dışında çalıştırıldığı tespit edilmiştir. 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, büyükşehir ilçe belediyesinin, kendi personel şirketi aracılığıyla bu işçileri çeşitli kamu ve sivil toplum kuruluşlarında görevlendirdiğini ortaya koymaktadır. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 24’üncü maddesi, bu işçilerin belediye şirketlerinde işçi statüsüne geçirilmesiyle ilgili düzenlemeleri içermektedir. Ancak, bu durum, 4857 sayılı İş Kanunu’nun işçi, işveren ve işyeri tanımlarına aykırıdır ve bu aykırılık, iş hukuku ve sosyal güvenlik hukuku açısından hak kayıplarına yol açabilir.

İncelemeler, belediyenin istihdam ettiği işçilerden bazılarının ibadethane, devlet hastanesi ve diğer kamu kurumlarında çalıştırıldığını göstermektedir. Bu çalışanlar için belediye bütçesinden ödeme yapılmasına rağmen, belediye hizmetlerinde görev almadıkları belirlenmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu, belediyelerin diğer idarelere veya sivil toplum kuruluşlarına personel sağlamasına dair bir yetki tanımamaktadır. Dolayısıyla, hizmet alımı yoluyla istihdam edilen işçilerin yalnızca belediye birimlerinin sunduğu hizmetlerde çalıştırılması gerektiği sonucuna varılmaktadır.

BULGU: Hizmet Alımı Suretiyle İstihdam Edilen Belediye İşçilerinin Belediye Hizmetleri Dışındaki İşlerde Çalıştırılmasıı

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi

İdarenin hizmet alımı suretiyle kendi personel şirketi aracılığıyla istihdam ettiği işçilerini belediye birim ve hizmetleri dışındaki kurum, kuruluş ve sivil toplum birimlerinde çalıştırdığı görülmüştür.

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 24’üncü maddesinde, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalıştırılanların belediye şirketlerinde işçi statüsüne geçirilmesi ile ilgili hükümler düzenlenmiştir.

375 sayılı KHK’nın Ek 20’nci maddesine göre; il özel idareleri, belediyeler ile bağlı kuruluşları ve bunların üyesi olduğu mahalli idare birlikleri, personel çalıştırılmasına dayalı hizmetleri 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22’nci maddesindeki limit ve şartlar ile 62’nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki sınırlamalara tabi olmaksızın doğrudan hizmet alımı suretiyle birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlası bu idarelere ait ve halen bu kapsamda hizmet alımı yaptığı mevcut şirketlerinden birine, bu nitelikte herhangi bir şirketi bulunmuyorsa münhasıran bu amaçla kuracakları bir şirkete gördürebilmektedir.

Söz konusu işçilerin belediye birimleri dışındaki işyerlerinde ve belediye hizmetleri dışındaki işlerde çalıştırılması 4857 sayılı İş Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 2’nci maddesinin “ Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir. İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddî olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir.

İşverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve meslekî eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır.

İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür.”

şeklindeki hükmüne aykırıdır ve bu aykırılık dolayısıyla Kanun’un temel düzenleme sistematiğinin dayandığı “işçi, işveren ve işyeri” bütünlüğü ortadan kalkmaktadır.

Bu nedenle, Kanun’un diğer kısımlarında düzenlenen hakların, yükümlülüklerin ve bunlara ilişikin yaptırmların uygulanma imkan ve kabiliyeti de büyük ölçüde ortadan kaldırılmış olmaktadır. Örneğin söz konusu işçilerin fiilen çalıştırıldıkları belediye dışındaki yerlerde iş kazası yaşaması, her hangi bir suça karışması veya suça maruz kalması, disiplin yönünden yaptırım gerektiren fiilleri işlemesi veya mobinge maruz kalması vb. durumlarda hem iş hukuku hem de sosyal güvenlik hukuku açısından kendileri ya da Belediye tüzel kişiliğinin hak kaybına uğraması ya da çeşitli cezai yaptırımlara maruz kalınması söz konusu olacaktır.

Yapılan incelemede, Belediyenin belirtilen kapsamda istihdam ettiği işçilerinden 15’ini ilçede bulunan ibadethanede, devlet hastanesi, kaymakamlık, tapu müdürlüğü, engelliler derneği, belediyenin diğer şirketinin işlettiği sosyal tesis ve kafeteryada görevlendirdiği görülmüştür. Belediyenin, hizmetlerine karşılık söz konusu çalışanlar için kendi bütçesinden ödeme yaptığı ancak bu kişilerin belediye hizmetlerinde çalıştırılmadığı tespit edilmiştir.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nda belediyelerin diğer idarelere veya sivil toplum kuruluşlarına personel sağlaması gibi bir görev ve yetkisi de bulunmamaktadır.

Anılan İş Kanunu hükümleri ile 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinin, “Kamu maliyesinin temel ilkeleri” başlıklı 5’inci maddesinin, “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8’inci maddesinin, “Üst yöneticiler” başlıklı 11’inci maddesinin hükümleri ile 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun

“Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesinin,

“Hizmetlerin yerine getirilmesinde öncelik sırası, belediyenin malî durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak belirlenir.”

şeklindeki hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, İdare tarafından hizmet alımı suretiyle istihdam edilen ve ücretleri İdare bütçesinden ödenen işçilerin sadece Belediye birimlerinin gerçekleştirdiği belediye hizmetlerinde çalıştırılması gerekmektedir.