|
ÖZET: Mardin Büyükşehir Belediyesi, hukuki el atmalar nedeniyle sıkça tazminat davalarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Bu durum, kamulaştırmasız el atma türlerinden biri olan hukuki el atmanın etkisiyle ortaya çıkmakta ve belediyenin tazminat, faiz, vekalet ücreti ve yargılama giderleri ödemesine yol açmaktadır. Hukuki el atma, mülkiyet hakkının herhangi bir gerekçe olmaksızın uzun süre kullanılamaz hale gelmesi durumunu ifade eder. İmar Kanunu’na göre belediyeler, imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde beş yıllık imar programlarını hazırlamakla yükümlüdür.
Mardin Büyükşehir Belediyesi’nin imar planlarının beş yıllık süre içinde uygulanmaması, özel mülkiyetteki imar kısıtlılıkları nedeniyle mülk sahiplerinin zarar görmesine neden olmuştur. Bu durum, taşınmaz sahiplerinin açtığı davalarla sonuçlanmış ve belediye toplamda 7.437.122,68 TL tazminat ödemek zorunda kalmıştır. 2023 yılı Sayıştay Raporu’nda da benzer sorunlar dile getirilmiş, ancak 2024 yılı itibarıyla bu meselelerin hala çözüme kavuşturulamadığı gözlemlenmiştir. Kamu İdaresi, İmar Kanunu ve Kamulaştırma Kanunu’nun gerekliliklerini yerine getirmek için çalışmalar başlattığını belirtmiş ve ilerleyen süreçte hukuki el atmalar nedeniyle yersiz tazminat ödenmemesi için gerekli önlemlerin alınacağını ifade etmiştir. Tazminat davalarına maruz kalmamak adına, bu kanunların ilgili hükümlerinin etkin bir şekilde uygulanması büyük önem taşımaktadır. |
BULGU: Hukuki El Atmalar Nedeniyle Yersiz Tazminat Ödenmesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Belediyesi
Mardin Büyükşehir Belediyesinin kamulaştırmasız el atmanın bir türü olan hukuki el atma nedeniyle sıklıkla tazminat davalarına muhatap olduğu ve tazminat, faiz, vekalet ücreti ve yargılama gideri ödendiği görülmüştür.
Kamulaştırmasız el atma ikiye ayrılmaktadır. Bunlardan birincisi fiili el atma diğeri ise hukuki el atmadır. Taşınmaza doğrudan el konulmayıp, idari bir işlemle mülkiyet hakkının herhangi bir gerekçe olmadan uzun süre kullanılamamasına sebebiyet verilmesi hukuki el atma olarak nitelendirilmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15.12.2010 tarih ve E: 2010/5-662, K: 2010/652 sayılı kararı)
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 10′ uncu maddesinde;
“Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. Beş yıllık imar programlarının görüşülmesi sırasında ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcileri görüşleri esas alınmak üzere Meclis toplantısına katılır. Bu programlar, belediye meclisinde kabul edildikten sonra kesinleşir. Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir. Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur.
İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrimenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder.”
Denilmektedir.
Bu hükme göre; belediyeler imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, ilgili planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. Bu programların Mecliste görüşülmesi sırasında ilgili yatırımcı kuruluşlarının da görüşü alınır. Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir. Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet yapıları için tahsis edilmiş olan yerlerin, bu program süresi içinde kamulaştırması maksadıyla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur.
Bu maddeye ek olarak 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na 20/8/2016-6745/33 md. ile eklenen Ek Madde 1’de yer alan ;
“Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır. Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adli yargıda görülür”
Hükmü gereği, uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya herhâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır.
Danıştay 6. Dairesinin 17.4.2013 gün 2013/2702 sayılı Kararında; Anayasa ve AİHS’nin mülkiyet hakkına ilişkin düzenlemeleri ile 3194 sayılı İmar Kanunu’nun ilgili düzenlemelerini değerlendirerek, imar planlarında kalan taşınmazın imar programına alınmadığı ve kamulaştırılmadığı için taşınmaz malikinin mülkiyet hakkının belirsiz bir süre kısıtlandığına ve bu nedenle taşınmaz malın değerinin hesaplanarak ilgilisine ödenmesi dışında başka bir yol kalmadığına hükmetmiştir. Söz konusu Daire kararında taşınmaz malın değerinin Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre hesaplanması gerektiği belirtilmiştir. Kamulaştırılma yapılmazsa, mülkiyet hakkının kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılması zorunlu hale getirilmiştir.
Yapılan incelemelerde Mardin Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan imar planlarının beş yıllık sürede fiilen hayata geçirilmemesi sonucunda özel mülkiyetteki imar kısıtlılığı nedeniyle zarara uğrayan taşınmaz maliklerinin açtıkları davalarla belediye sıklıkla tazminat ödemek zorunda kalmıştır. Ayrıca kamulaştırma yapılmamasına rağmen mülkiyet hakkının kısıtlılığını kaldıracak şekilde imar planı değişikliği de yapılmamıştır. Bu sebeple belediye 2024 yılı içerisinde söz konusu kamulaştırmasız hukuki el atma nedeniyle açılan tazminat davaları neticesinde toplamda 7.437.122,68 TL faiz, vekalet ücreti, yargılama gideri ödenmek zorunda kalınmıştır.
2023 yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporunda da yer alan bulgu konusu hususa ilişkin 10 İlçe Belediye Başkanlığına yazı yazıldığı bildirilmiş olmasına karşın konunun 2024 yılı içerisinde de çözüme kavuşturulamadığı görülmüştür.
Kamu İdaresi cevabında İmar Kanunu ve Kamulaştırma Kanunu’nun ilgili hükümlerinin yerine getirilmesi için gerekli çalışmalar başlatılmış olup, ilerleyen süreçlerde hukuki el atmalar nedeniyle yersiz tazminat ödenmemesinin sağlanacağı ifade edilmiştir.
Sonuç itibarıyla, tazminat davalarına muhatap olmamak için İmar Kanunu ve Kamulaştırma Kanunu’nun ilgili hükümlerinin yerine getirilmesi gerekmektedir.