|
ÖZET: İç denetçi kadrosuna atama yapılmaması, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda dikkat çeken bir bulgu olarak öne çıkmaktadır. İl Belediyesi’nde iç denetçi kadroları oluşturulmuş olmasına rağmen, bu pozisyonlara atama yapılmadığı ve dolayısıyla iç denetim faaliyetlerinin yürütülmediği tespit edilmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, iç denetimi zorunlu kılmakta ve üst yöneticilerin hesap verme sorumluluğunu yerine getirmeleri için iç denetçilerin varlığını şart koşmaktadır. İç denetçilerin yokluğu, üst yöneticilerin hesap verme yükümlülüklerini eksik yerine getirmesine yol açmaktadır.
Aynı kanunun 1. maddesi, hesap verme sorumluluğunu temel amaç olarak belirlerken, 57. maddesi kamu idarelerinin mali yönetim ve kontrol sisteminin unsurlarını tanımlamaktadır. İç denetim, bu sistemin önemli bir parçasıdır ve eksikliği, kamu kurumlarının iç kontrol mekanizmasının zayıflamasına neden olmaktadır. İç kontrol, mali ve diğer kontrollerin bir bütününü kapsadığından, iç denetim eksikliği, kurumsal işleyişin sağlıklı bir şekilde yürütülmesini engellemektedir. Sonuç olarak, belediye bünyesindeki 3 iç denetçi kadrosuna atama yapılması, 5018 sayılı Kanun çerçevesinde hesap verme sorumluluğunun yerine getirilmesi ve mali sistemin etkin bir şekilde denetlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu adım, iç kontrol ortamının güçlendirilmesine ve kamu mali yönetim sisteminin işlerliğine katkı sağlayacaktır. |
BULGU: İç Denetçi Kadrosuna Atama Yapılmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi
Belediye memur kadroları arasında iç denetçi kadrosu ihdas edilmiş olmasına rağmen, bu kadrolara herhangi bir atama yapılmadığı ve bu nedenle iç denetim faaliyetinin olmadığı görülmüştür.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun temel “Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Sistem Kurgusu” İç Denetimi zorunlu kılmaktadır. Şöyle ki, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Üst yöneticiler” başlıklı 11’inci maddesinde, üst yöneticilerin meclise karşı olan sorumluluklarını harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirecekleri ifade edilmiştir.
Görüleceği üzere, 5018 sayılı Kanun sistematiğinde üst yöneticilerin sorumluluklarının gereklerini yerine getirebilmesindeki unsurlardan birisi olarak “iç denetçiler” belirtilmiştir. Dolayısıyla, idare içerisinde iç denetçilerin olmaması ve denetim yapmaması üst yöneticinin hesap verme sorumluluğunu yerine getirebilmesindeki unsurlardan birinin eksik olması; idari ve mali açıdan yeterli seviyede hesap verememesi anlamına gelmektedir. Aynı Kanun’un 1’inci maddesinde, “hesap verme” sorumluluğunu temel amaç olarak ortaya konulduğu dikkate alındığında bu durumun ehemmiyeti daha iyi anlaşılmaktadır.
Yine mezkür Kanun’un “ Kontrolün yapısı ve işleyişi” başlıklı 57’nci madde hükmü şöyledir;
“Kamu idarelerinin malî yönetim ve kontrol sistemleri; harcama birimleri, muhasebe ve malî hizmetler ile ön malî kontrol ve iç denetimden oluşur.”
Görüleceği üzere, 5018 sayılı Kanun’un kamu idareleri için öngördüğü geniş anlamdaki iç kontrol mekanizmasının unsurlarından birini iç denetim teşkil etmektedir. Kamu kurumlarında iç denetim mekanizmasının bulunmaması; aynı kurumlarda, 5018 sayılı Kanun’un öngördüğü iç kontrol sisteminin bir sütununun eksik olması anlamına gelir. İç kontrolün mali ve diğer kontroller bütünü olduğu nazarı dikkate alındığında, kurumsal tüm işleyişi kapsadığı görülecektir. Bu noktada iç denetimin eksik olması kurumlarda, iç işleyiş sisteminin eksik kurulması anlamına gelecektir.
5018 sayılı Kanun ile oluşturulan “kamu mali yönetim ve kontrol” sisteminin denetlenmesi de öngörülmüştür. Kurumlarda iç denetim mekanizmasının kurulmaması durumunda, denetim mekanizması da eksik kalacak, dolayısıyla sistemde ciddi bir boşluk oluşacaktır.
Belediye bünyesinde boş bulunan 3 adet iç denetçi kadrosuna atama yapılması sağlanarak 5018 sayılı Kanun ile öngörülen hesap verme sorumluluğunun yerine getirilmesi, iç kontrol ortamının kurulması ve mali sistemin denetlenmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.