|
ÖZET: Mevzuata uygun olmayan iç denetim birimi başkanlığı görevlendirmesi, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda ele alınmıştır. İç denetim birim başkanının, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ve ilgili yönetmeliklere göre, bağımsız ve nesnel bir denetim sürecini yürütmesi gerekmektedir. Ancak, mevcut durumda, iç denetim birimi başkanının mali hizmetler müdürlüğüne vekaleten atanması, aynı zamanda iç denetim faaliyetlerini yürütmesini engellemektedir. Bu durum, kamu iç kontrol standartlarına aykırı bir görev ayrılığı ihlali oluşturmaktadır.
İç denetim birimi başkanının, iç denetim planı ve programını hazırlama, denetlenecek birimleri belirleme gibi kritik görevleri bulunmaktadır. Ancak, vekaleten atanan bir kişinin, kendi yönettiği birimi denetlemesi, denetim sürecinin bağımsızlığını zedelemektedir. Kamu idaresinin cevabında, iç denetim görevinin sona ermeyeceği belirtilse de, mevzuat hükümleri ve standartları çerçevesinde, bu durumun kabul edilemez olduğu ortaya çıkmaktadır. Sonuç olarak, iç denetim birimi başkanının mali hizmetler müdürlüğüne vekaleten atanmasının ardından, aynı zamanda iç denetim görevini sürdürmesi, mevzuat hükümlerine aykırıdır. Bu durum, kamu idaresinin denetim süreçlerinin etkinliğini ve güvenilirliğini olumsuz etkilemektedir. |
BULGU: İç Denetim Birim Başkanlığı Görevlendirmesinin Mevzuata Uygun Olmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi
Mevcut İç Denetim Birim Başkanlığı görevlendirmesinin mevzuat hükümlerine göre sonlandırılması gerekir iken halen devam ettiği görülmüştür.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “İç denetim” başlıklı 63’üncü maddesinde; iç denetimin, kamu idaresinin çalışmalarına değer katmak ve geliştirmek için kaynakların ekonomiklik, etkililik ve verimlilik esaslarına göre yönetilip yönetilmediğini değerlendirmek ve rehberlik yapmak amacıyla yapılan bağımsız, nesnel güvence sağlama ve danışmanlık faaliyeti olduğu, iç denetimin iç denetçiler tarafından yapılacağı, kamu idarelerinin yapısı ve personel sayısı dikkate alınmak suretiyle, İç Denetim Koordinasyon Kurulunun uygun görüşü üzerine, doğrudan üst yöneticiye bağlı iç denetim birimi başkanlıklarının kurulabileceği belirtilmiştir.
5018 sayılı Kanuna dayanılarak hazırlanan İç Denetçilerin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinde;
“(1) Bu Yönetmelikte geçen;
İç denetim: Kamu idaresinin çalışmalarına değer katmak ve geliştirmek için kaynakların ekonomiklik, etkililik ve verimlilik esaslarına göre yönetilip yönetilmediğini değerlendirmek ve rehberlik yapmak amacıyla yapılan bağımsız, nesnel güvence sağlama ve danışmanlık faaliyetini,
o) (Ek: 24/12/2012-2012/4151 K.) İç denetim birimi başkanı: Üst yönetici tarafından görevlendirilen ve iç denetim faaliyetinin yönetiminden sorumlu olan iç denetçiyi,
ifade eder.”
Aynı Yönetmelik’in “İç denetim birimi başkanının görev ve yetkileri” başlıklı 13/A maddesinde;
“(1) İç denetim birimi başkanının görev ve yetkileri şunlardır:
a) İç denetim birimini, mevzuata, denetim ve raporlama standartlarına ve Kurulun diğer düzenlemelerine uygun olarak yönetmek.
b) İç denetçilerin de katılımıyla iç denetim yönergesi, iç denetim planı ve iç denetim programını hazırlamak ve üst yöneticinin onayına sunmak.
İç denetçilerin program kapsamında ve program dışı görevlendirmelerini yapmak.
ç) İç denetçilerin, iç denetim plan ve programlarına uygun olarak faaliyet yürütmelerini sağlamak ve bu yönde gerekli tedbirleri almak.
İç denetim raporlarının, Kurul tarafından belirlenen raporlama standartlarına uygunluğunu kontrol etmek.
Denetim sonuçlarını izlemek, denetlenen birim yöneticisi ile mutabık kalınan hususların yerine getirilip getirilmediğini takip etmek.
Yıllık iç denetim faaliyet raporunu, iç kontrol sistemine ilişkin genel değerlendirmeyi de kapsayacak şekilde hazırlamak.
Kurulun düzenlemeleriyle uyumlu olarak, iç denetim faaliyetinin kalitesini gözetmek ve bu amaçla kalite güvence ve geliştirme programını oluşturmak, iç denetçilerin performansını takip etmek.
ğ) Dış değerlendirme sonuçlarına ilişkin düzeltici ve iyileştirici önlemleri almak.
İç denetçilerin, meslek içi eğitim programına uygun bir şekilde, bilgi ve becerilerini düzenli olarak artırmalarını sağlamak.
ı) Gerekli görülmesi durumunda, iç denetim faaliyetlerine yönelik olarak başka bir iç denetçiden veya konunun uzmanından görüş veya yardım alınmasını sağlamak.
İç denetçilerin görevlerini yaparken bağımsızlık veya tarafsızlığının tehlikeye girdiği veya ihlal edildiği durumlarda gerekli tedbirleri almak ve üst yöneticiyi bilgilendirmek.
İdari ve/veya cezai yönden suç teşkil eden, soruşturma veya ön inceleme yapılmasını gerektiren durumlara ilişkin iç denetçilerin tespitlerini üst yöneticiye bildirmek.
İç denetime ilişkin mevzuatın ve Kurul kararlarının uygulanmasında ortaya çıkan tereddütleri ve sorunları Kurulun bilgisine sunmak.
Mevzuatla verilen diğer görevler ile iç denetim faaliyetleriyle ilgili olarak bakanlıklarda bakan ve üst yönetici, diğer idarelerde ise üst yönetici tarafından verilen diğer görevleri yapmak.”
Yine aynı Yönetmelik’in “Denetimin gözetimi faaliyeti ” başlıklı 14’üncü maddesinde;
“(1) İç denetim birimi başkanı, kalite güvence ve geliştirme programı kapsamında, her bir denetim görevinin denetim ve raporlama standartları ile rehberlere uygun olarak yürütülmesini sağlamak amacıyla kıdemli bir iç denetçiyi, denetimin gözetimi sorumlusu olarak görevlendirir. Kurulun düzenlemelerine uygun olarak denetimin gözetimi faaliyeti, iç denetim birimi başkanı tarafından da yürütülebilir.
denilmektedir.
Diğer taraftan Maliye Bakanlığı tarafından 26.12.2007 tarihinde yayımlanan Kamu İç Kontrol Standartları Tebliğinin “Standart: 9. Görevler ayrılığı” başlıklı kısmında;
“Hata, eksiklik, yanlışlık, usulsüzlük ve yolsuzluk risklerini azaltmak için faaliyetler ile mali karar ve işlemlerin onaylanması, uygulanması, kaydedilmesi ve kontrol edilmesi görevleri personel arasında paylaştırılmalıdır.
Bu standart için gerekli genel şartlar:
9.1. Her faaliyet veya mali karar ve işlemin onaylanması, uygulanması, kaydedilmesi ve kontrolü görevleri farklı kişilere verilmelidir. “
denilmektedir.
Yapılan incelemelerde, Belediyede iç denetim birim başkanı olarak görev yapan iç denetçi … …’nın Başkanlık Makamınca 05.11.2024 tarihinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 86’ncı maddesi gereği vekaleten mali hizmetler müdürlüğüne atamasının yapıldığı anlaşılmıştır.
Yönetmelik hükümlerine göre iç denetim birim başkanı kurumda yürütülecek denetime ilişkin iç denetim planını ve iç denetim programını hazırlamak, hangi birimlerin denetleneceğini belirlemek, iç denetçilerin program kapsamında ve program dışı görevlendirmelerini yapmak, iç denetçilerin, iç denetim plan ve programlarına uygun olarak faaliyet yürütmelerini sağlamak ve bu yönde gerekli tedbirleri almak vb. görev ve yetkileri bulunmaktadır.
Hazırlanacak iç denetim plan ve programları iç denetim birim başkanının vekaleten yöneticiliğine atanmış olduğu mali hizmetler müdürlüğünün iş ve işlemlerini de kapsamaktadır. Oysa ki İç Kontrol Standartları Tebliğine göre hata, eksiklik, yanlışlık, usulsüzlük ve yolsuzluk risklerini azaltmak için faaliyetler ile mali karar ve işlemlerin onaylanması, uygulanması, kaydedilmesi ve kontrol edilmesi görevleri farklı kişilere verilmelidir.
Mali hizmetler müdürlüğü görevini yürütmekte olan iç denetim birim başkanı, yöneticisi olarak sevk ve idare ettiği mali hizmetler müdürlüğünün iş ve işlemlerinin denetlenip denetlenmeyeceğini, denetlenecek ise ne şekilde denetleneceğini ve diğer hususları belirleyen iç denetim plan ve programlarını da hazırlayacaktır. Bu durum Kamu İç Kontrol Standartları Tebliğinde belirtilen görevler ayrılığı ilkesine aykırı olmaktadır.
Kamu idaresi cevabında, asaleten bir idari göreve atanan iç denetçinin denetçilik görevinin sona ereceği, İç Denetim Koordinasyon Kurulu’nun 23.06.2011 tarih ve 11 sayılı kararında, rızalarının aranması şartıyla, iç denetçilerin idari görevlere asaleten atanmadan önce geçici süreyle vekâleten atanması veyahut tedviren görevlendirilmesinin mümkün olduğuna karar verildiği, bu durumun iç denetim görevinin tamamen sona ermesi anlamına gelmediği, asaleten atama gerçekleşmediği sürece, iç denetçilik görevlerinin sona ermeyeceği belirtilmiştir.
Ancak yukarıda belirtilen Yönetmelik hükümleri ve Tebliğ hükümleri birlikte değerlendirildiğinde bir birimin yöneticiliğine atanan, o birimi sevk ve idare eden, iş ve işlemlerini yöneten kişinin aynı zamanda o birimin denetlenip denetlenmeyeceğine, denetlenecek ise hangi yönlerden denetleneceğine ve diğer hususlara ilişkin denetim plan ve programını hazırlayan iç denetim birim başkanı olması mevzuata aykırıdır. Zira Kamu İç Kontrol Standartları Tebliğ’inde; faaliyet veya mali karar ve işlemin onaylanması, uygulanması, kaydedilmesi ve kontrolü görevlerinin farklı kişilere verilmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir.
Sonuç olarak, yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar çerçevesinde iç denetim birim başkanının mali hizmetler müdürlüğüne vekaleten atanması sonrasında iç denetim birim başkanlığı görevinin sürdürülmesinin mevzuat hükümlerine aykırı olduğu değerlendirilmektedir.