ÖZET: İç kontrol sisteminin kurulmamış olması, 2024 yılı Sayıştay denetim raporlarında büyükşehir olmayan ilçe belediyeleri için önemli bir sorun olarak öne çıkmaktadır. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na göre, bu tür idarelerin iç kontrol sistemini oluşturma yükümlülüğü bulunmaktadır. Üst yöneticilerin, mali yönetim ve kontrol sisteminin etkinliğini sağlamakla meclislerine karşı sorumlu oldukları vurgulanmaktadır. İç kontrol, idarenin hedeflerine ulaşmasını, kaynakların korunmasını ve mali bilgilerin güvenilirliğini sağlamak amacıyla oluşturulan sistematik bir yapıdır.

Denetim raporunda, iç kontrol sistemine dair belirgin eksiklikler tespit edilmiştir. Kamu Görevlileri Etik Sözleşmesi’nin tüm çalışanlar tarafından imzalanmamış olması, etik kurallar üzerine çalışmaların devam etmesi, hassas görevlerin belirlenmemesi ve eğitim ihtiyaçlarının göz ardı edilmesi gibi sorunlar dikkat çekmektedir. Ayrıca, iç denetim biriminin yokluğu ve risk yönetimi ile ilgili çalışmaların yapılmamış olması, iç kontrol sisteminin etkinliğini olumsuz etkilemektedir.

Sonuç olarak, iç kontrol sisteminin kurulması ve etkin bir şekilde işletilmesi, kamu yönetimi standartlarına uygun olarak gerçekleştirilmelidir. Bu süreç, sadece bir tercih değil, zorunluluk olarak görülmeli ve gerekli tedbirlerin alınması sağlanmalıdır.

BULGU: İç Kontrol Sisteminin Kurulmamış Olması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi

İdarenin, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümleri ve ilgili mevzuat gereğince, iç kontrol sisteminin kurulması için gerekli çalışmaları yeteri kadar yerine getirmediği görülmüştür.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Üst Yöneticiler” başlıklı 11’inci maddesinde; mahalli idarelerin üst yöneticilerinin, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve sorumlulukların yerine getirilmesinden meclislerine karşı sorumlu oldukları ve bu sorumluluğu harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirecekleri hüküm altına alınmıştır

“İç kontrolün tanımı” başlıklı 55’inci maddesinde;

“İç kontrol; idarenin amaçlarına, belirlenmiş politikalara ve mevzuata uygun olarak faaliyetlerin etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde yürütülmesini, varlık ve kaynakların korunmasını, muhasebe kayıtlarının doğru ve tam olarak tutulmasını, malî bilgi ve yönetim bilgisinin zamanında ve güvenilir olarak üretilmesini sağlamak üzere idare tarafından oluşturulan organizasyon, yöntem ve süreçle iç denetimi kapsayan malî ve diğer kontroller bütünüdür.” Denilerek iç kontrolün amacı, yapısı, işleyişi ve benzeri diğer bilgilere yer verilmiştir.

“İç Denetim” başlıklı 63’üncü maddesinde ise, iç denetim, kamu idarelerinde kaynakların ekonomiklik, etkililik ve verimlilik esaslarına göre yönetilip yönetilmediğini değerlendirmek ve rehberlik yapmak amacıyla yapılan güvence sağlama ve danışmanlık faaliyeti olarak tanımlanmış ve bu faaliyetlerin, risk yönetimi, yönetim ve kontrol süreçlerinin etkinliğinin değerlendirilmesi ve geliştirilmesi yönünde sistematik ve sürekli olarak gerçekleştirileceği ve faaliyetlerin, iç denetçiler tarafından yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

Anılan mevzuat hükümleri uyarınca, görev ve sorumlulukların kamu yönetimi standartlarına uygun olarak yerine getirilebilmesi için İdare tarafından İç kontrol sisteminin eksiksiz olarak kurulup işler hale getirilmesi gerekmektedir. Bunun sağlanması için mevzuatta sayılan işlem ve süreçlerin takibi gerekmektedir. Ayrıca, iç denetim sistemi, iç kontrol sisteminin önemli bir parçası olarak tasarlanmış ve idarelerce kurulması ve çalıştırılması da istenmiştir. İç kontrol sisteminin kurulması ve işletilmesi takdiri bir durum değildir, bir zorunluluktur.

Yapılan incelemede, İç Kontrol Sistemine ilişkin aşağıdaki eksiklikler tespit edilmiştir;

• Kamu Görevlileri Etik Sözleşmesi tüm çalışanlar tarafından imzalanmamıştır. Etik kurallar ile ilgili çalışmalar halen devam etmektedir.

Hassas görevler belirlenmemiş ve bu görevlere ilişkin prosedürler düzenlememiştir.

Her görev için eğitim ihtiyacı belirlenmemiş, planlı bir eğitim faaliyeti yürütülmemiştir.

Kamu iç kontrol standartlarına uyum eylem planı hazırlanmamıştır.

Risk yönetimine ilişkin bir tespit veya çalışma mevcut değildir.

İş akış süreçleri düzenlenmemiştir.

İç denetim birimi mevcut değildir, iç denetçi istihdam edilmemiştir.

Sonuç olarak, dinamik bir süreç olan iç kontrol sisteminin kurulması, benimsenmesi ve uygulanması için gerekli tedbirlerin alınması gerektiği değerlendirilmektedir.