Terör örgütü ile irtibatın idari yargıdaki değerlendirmesi ceza yargılamasındaki sonuçları bağlayıcı kılar mı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine dayanarak kamu görevinden çıkarılmasını incelemiştir. İdare Mahkemesi, davacının terör örgütü ile irtibatının varlığına dair yapılan değerlendirmelerin yeterli olduğunu, bu bağlamda ilgili Bakanın kanaatinin, cezai sorumluluktan bağımsız olarak kamu görevinde kalmanın uygun olup olmadığına dair bir değerlendirme olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle, davacının kamu görevinden […]

→

Danıştay, OHAL kapsamında kamu görevinden çıkarılan davacının terör örgütleriyle irtibatının tespiti için delil toplanmasının gerekliliğini nasıl değerlendirir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu’na yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ve mahrum kalınan parasal hakların ödenmesi talebini incelemiştir. İdare Mahkemesi, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı olduğu gerekçesiyle yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu belirterek davayı reddetmiştir. Bölge İdare Mahkemesi de, İdare […]

→

Re’sen Salınan Kat Vergisi Cezasında Kayıt Dışı Hasılat İddiası ve Mahsup Dönemi Geçici Vergi Değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 3. Daire, 2018 yılı için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi tarhiyatının kaldırılmasına ilişkin vergi mahkemesi kararını incelemiştir. Dava, davacının hasılatının bir kısmını kayıt dışı bıraktığı iddiasıyla yapılan vergi incelemesine dayanmaktadır. İlk derece mahkemesi, vergi tarhiyatının kaldırılması yönünde karar vermiş, ancak Bölge İdare Mahkemesi, istinaf başvurusunu reddetmiştir. Danıştay, Bölge İdare […]

→
onecikan-yargitay

Memurun Görevi Kötüye Kullanma Suçunda Soruşturma İzni Alınmadan Doğrudan Soruşturma Yapılabileceği Hakkında Yargıtay Kararı (Yargıtay)

ÖZET: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, Siirt İcra Müdürlüğünde görevli bir memurun görevi kötüye kullanma iddiasıyla ilgili olarak yapılan itirazın reddini incelemiştir. İtirazın reddine gerekçe olarak, şüphelinin memur olması nedeniyle 4483 sayılı Kanun uyarınca soruşturma izni alınması gerektiği belirtilmiştir. Ancak, Yargıtay, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 116. maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 161/5. […]

→
onecikan-yargitay

Kamulaştırmasız el atma davalarında hukuki el atmanın varlığı, taşınmaz bedelinin tahsilini nasıl etkiler (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacı ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davacı, taşınmazın bedelinin tahsilini talep ederken, davalı idare, fiili bir el atma olmadığını ve hukuki el atma davalarının idari yargıda görülmesi gerektiğini öne sürmüştür. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazda fiili el atma olmadığını, […]

→
onecikan-yargitay

Kamulaştırmasız el atma durumunda taşınmaz değerinin belirlenmesinde maktu harç yerine nispi harç uygulanması gerektiği hususunda Yargıtay’ın içtihatları nasıl şekillenir (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kamulaştırmasız el atılan taşınmazların değerinin belirlenmesi ve bedelinin tahsili konusundaki hukuki uyuşmazlıkları ele almaktadır. Davacılar, taşınmazlarına yapılan el atma nedeniyle bedel talep etmiş, ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir. Ancak, davalı idarelerin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazların yol vasfına dönüştüğünü ve ipotek gibi hukuki durumların dikkate alınmadığını belirterek, kararında […]

→

Ölüm sonrası yapılan tebligatların geçersizliği nedeniyle adi ortaklık adına düzenlenen ödeme emrinin iptali ve hukuki değerlendirme süreci (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, adi ortaklık adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemini değerlendirirken, hukuki olarak önemli bir noktaya dikkat çekmiştir. Dava konusu ödeme emri, sahte fatura düzenlendiği gerekçesiyle re’sen tesis edilen mükellefiyet üzerinden düzenlenmiştir. Ancak, 20/01/2018 tarihinde ölen bir kişinin ikametgahına yapılan tebligatlar, bu kişinin hukuki kişiliğinin sona ermesi nedeniyle geçersiz kabul edilmiştir. Dolayısıyla, bu […]

→
onecikan-yargitay

Markanın tanımlayıcı ibare olmasının ayırt ediciliğe etkisi ve haksız rekabet oluşturma ihtimali üzerine Yargıtay değerlendirmesi (Yargıtay)

ÖZET: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, davacı tarafından yapılan itiraz üzerine, davalı TÜRKPATENT’in 2012/102680 kod numaralı “… RESTAURANT” ibareli markanın tescil başvurusunu değerlendirmiştir. Mahkeme, dava konusu markanın 43. sınıfta yer alan yiyecek ve içecek hizmetleri için tanımlayıcı bir ibare olduğunu ve ayırt ediciliğinin bulunmadığını belirlemiştir. Ayrıca, davacı markalarının da benzer bir ibareye sahip olması nedeniyle, markalar […]

→

FETÖ/PDY ile irtibatı gösteren somut delil olmadan kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka aykırılığı ve idarenin zararı tazmin yükümlülüğü. (Danıştay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı’nın işleminin hukuka aykırı olduğu tespit edilmiştir. Davacı hakkında yapılan incelemelerde, örgütle irtibatını gösteren somut delillerin bulunmadığı, tanık beyanlarının da yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Özellikle, davacının FETÖ/PDY ile bağlantısını gösteren herhangi bir bilgi veya belgenin sunulmadığı, dolayısıyla eksik inceleme ve […]

→
onecikan-yargitay

4857 Sayılı İş Kanunu Kapsamında Asıl İşverenin Alt İşveren İşçilerine Karşı Müteselsil Sorumluluğu ve Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri Üzerine Değerlendirme (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacı işçinin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının tahsili talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının sendika üyesi olduğunu ve toplu iş sözleşmesinin hükümleri çerçevesinde ödenmeyen alacaklarının bulunduğunu tespit etmiştir. Mahkeme, davacının asıl işveren ile alt işveren arasındaki ilişkiyi değerlendirerek, 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca asıl işverenin alt işverenin işçilerine karşı müteselsil sorumluluğu […]

→

Adi ortaklıkların vergi borçlarıyla ilgili müteselsil sorumluluk ve hukuka aykırı ödeme emri düzenlenmesi durumu üzerine hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, adi ortaklıkların vergi borçlarıyla ilgili müteselsil sorumluluk durumunu değerlendirirken, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 44. maddesine atıfta bulunmuştur. Olayda, sahte fatura düzenleme tespitleri sonucunda adi ortaklık adına re’sen mükellefiyet tesis edilmesi ve vergi/ceza ihbarnamelerinin adi ortaklık yerine ortaklardan birine düzenlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu durum, hukuka aykırılık teşkil etmekte ve dolayısıyla […]

→
onecikan-yargitay

Taşınmaz üzerindeki hakkın devri, kamulaştırmasız el atma davasının devamını etkiler mi? (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin belirlenmesi ve bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkeme, davanın kabulüne ve taşınmaz bedelinin yasal faizi ile birlikte davalı idarelerden tahsil edilerek davacıya verilmesine karar vermiştir. Ayrıca, bedeline hükmedilen davacı payının tapusunun iptali ile davalı idareler adına tescil edilmesi de hükme bağlanmıştır. Davalı […]

→
onecikan-yargitay

Kamulaştırmasız el atma davalarında taşınmaz bedelinin belirlenmesinde irtifak hakkının değer kaybı dikkate alınmalı mıdır (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kamulaştırmasız el atma nedeniyle taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davacılar, taşınmazlarına fiilen el atıldığını öne sürerek bedelin tahsilini talep etmişlerdir. Davalı idare ise, el atmanın kendileri tarafından yapılmadığını ve davanın haksız olduğunu savunmuştur. İlk mahkeme, davanın kabulüne karar vermiş, ancak Yargıtay, taşınmaz üzerindeki irtifak hakkının değer kaybının dikkate alınmadığını belirterek kararı […]

→
onecikan-yargitay

Emeklilik şartlarının sağlanması için fiili hizmet zammının sigorta başlangıç tarihi ve yaş haddine göre indirilip indirilemeyeceği üzerine hukuki değerlendirme (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 5434 sayılı Kanun kapsamında hak kazanmış olduğu fiili hizmet zammının (FHZ) sigorta başlangıç tarihinden ve yaş haddinden indirilmesi gerektiği iddiası üzerine kurulmuştur. Davacı, Türk Hava Kuvvetlerinde muvazzaf subay olarak görev yaptığı süre zarfında 3 yıl, 11 ay FHZ kazandığını ve bu sürenin emeklilik şartlarını sağlamak için geriye çekilmesi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece […]

→

Kamu görevlisinin terör örgütü ile irtibatının tespiti için kullanılan kodlama verilerinin hukuka uygunluğu nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı’nın işleminin iptali talebini değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacı hakkında elde edilen delillerin bir kısmının irtibattan uzak olduğunu ve emniyet personelinin fişlenmesine yönelik düzenlenen tabloya göre davacının terör örgütleriyle irtibatının bulunmadığını belirterek, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 35/B maddesi uyarınca yapılan işlemin hukuka aykırı […]

→