onecikan-yargitay

Hizmet Tespiti Davasında Eksik Delil Toplanması ve Re’sen Araştırma Yükümlülüğü: 506 ve 5510 Sayılı Kanunların Uygulama Alanı (Yargıtay)

ÖZET: Hizmet tespiti davasında, davacının 01.02.1994-25.04.2012 tarihleri arasında eksik bildirilen hizmetlerinin tespiti talep edilmiştir. Dava, 506 sayılı Kanun’un 79. maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesi çerçevesinde sosyal güvenlik hakkının korunması amacıyla kamu düzenine ilişkin bir nitelik taşımaktadır. Bu tür davalarda, hak kayıplarının önlenmesi için mahkemece re’sen araştırma yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Mahkeme, davacının çalışmasının tanık […]

→

Kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka aykırı olduğu tespit edilen davada, FETÖ/PDY ile bağlantı iddialarının delil yetersizliğinden iptali mümkün müdür (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının İçişleri Bakanlığı tarafından 7145 sayılı Kanun’un 26. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işleminin iptaline ve yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar vermiştir. İdare Mahkemesi, davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle bağlantısına dair herhangi bir delil bulunmadığını, MASAK raporu ve Bankasya hesabında hareket olmadığını, ayrıca davacı hakkında yürütülen soruşturmanın sonucunda kovuşturmaya […]

→

FETÖ/PDY ile irtibatın ceza mahkemesi kararlarıyla sabit olması, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı’nın işleminin iptali talebini reddeden İdare Mahkemesi kararını onamıştır. Davacı, ceza hukuku ilkelerinin uygulanması gerektiğini, terör örgütleriyle ilişkili olma durumunda kast unsurunun aranması gerektiğini ve masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Ancak, Danıştay, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatının ceza mahkemesi kararlarıyla sabit olduğunu belirtmiştir. […]

→

OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu Kararının İptali İçin Temyiz Başvurusunda Savunma Hakkının İhlali İddiasının Değerlendirilmesi Nasıl Olmalıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, göreve iade talebinin OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından reddedilmesine karşı açtığı davanın reddini incelemiştir. Davacı, savunma hakkının ihlal edildiğini, işlemin hukuka aykırı olduğunu ve beraat kararı verildiğini öne sürerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Mahkeme, temyiz isteminin reddine ve […]

→
onecikan-yargitay

Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Belirlenmesinde 506 Sayılı Kanun’un 60/G Maddesinin Uygulanabilirliği ve 18 Yaş Kuralının Etkisi (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.09.1986 olarak tespiti istemine ilişkindir. Mahkeme, davacının 25.06.1971 doğumlu olduğunu ve 01.09.1986 tarihinde 15 yaşında olduğunu belirterek, sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 25.06.1989 tarihi olması gerektiğine hükmetmiştir. 506 sayılı Kanun’un 60/G maddesi gereğince, 18 yaşından önceki hizmet sürelerinin prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bölge Adliye […]

→
onecikan-yargitay

İş Akdinin Feshi Sonrası Yaşlılık Aylığı Kesintisi: 4857 ve 5335 Sayılı Kanunların Çelişkisi ve İşverenin Yükümlülükleri (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, iş akdinin özelleştirme nedeniyle feshedilmesi sonrasında davacıya bağlanan yaşlılık aylığının, işe iade davası sonucunda işveren tarafından yapılan prim ödemeleri ve kesintiler nedeniyle kesilip kesilmeyeceği üzerinedir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi, işverenin geçersiz feshin ardından işçiyi işe başlatma yükümlülüğünü ortaya koyarken, 5335 sayılı Kanun’un 30. maddesi, emeklilik veya yaşlılık aylığı alanların belirli kamu […]

→
onecikan-yargitay

Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisinde Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacakların Tahsili ve Faiz Başlangıç Tarihinin Belirlenmesi (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davalı ile dava dışı şirketler arasındaki ilişkinin asıl işveren-alt işveren ilişkisi olup olmadığı, davacı işçinin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ve davalının bu alacaklardan sorumlu olup olmadığı konularında yoğunlaşmaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davacının sendika üyesi olduğunu ve toplu iş sözleşmesinin imzalandığı tarihte bu sözleşmenin geçerli olduğunu belirterek, davalı idarenin alt […]

→
onecikan-yargitay

696 Sayılı KHK Kapsamında Sürekli İşçi Ücret Tespiti: İş Sözleşmesindeki Düzenlemelerin Yetersizliği ve Alacak Taleplerinin İspatsızlığı (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin ücretinin tespiti ve alacak talepleri üzerine odaklanmaktadır. Davacı, kadroya geçişte düzenlenen iş sözleşmesine dayanarak ücret farkı, ikramiye, ilave tediye, fazla çalışma ve tatil ücretleri talep etmiştir. Davalı ise, davacının ücretinin eksiksiz ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının ücret […]

→
onecikan-yargitay

Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisi Kapsamında Toplu İş Sözleşmesinden Doğan Alacakların Hesaplanmasında Faiz Başlangıç Tarihinin Düzgün Belirlenmesi (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davalı ile dava dışı şirketler arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisi, davacı işçinin toplu iş sözleşmesinden doğan alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ve davalının bu alacaklardan sorumluluğu üzerinedir. İlk Derece Mahkemesi, davacının toplu iş sözleşmesinin imzalandığı tarihte sendika üyesi olduğunu dikkate alarak, davalı idarenin alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden sorumlu olduğuna […]

→

Disiplin soruşturması yapılmadan kamu görevinden çıkarılan davacının itirazı, hukuka aykırılık iddialarıyla nasıl değerlendirilmektedir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin itirazını değerlendirirken, disiplin soruşturması yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan gerçekleştirilen işlemin hukuka aykırı olduğu iddialarını incelemiştir. Davacı, OHAL KHK’larının TBMM onayına sunulması ve yürütme ile yasama organlarının kişileri yargılama yetkisi olmadığını belirterek, aleyhine somut delil ve gerekçe gösterilmediğini savunmuştur. Ancak, Danıştay, davacının […]

→

Gizli tanık ifadeleri ve dijital verilerin kamu görevinden çıkarılmada terör örgütü bağlantısını ispatlama gücü nedir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini değerlendirmiştir. Davacı, 7145 sayılı Kanun’un 26. maddesi ve 375 sayılı KHK’nın Geçici 35. maddesi uyarınca çıkarıldığını öne sürerek parasal haklarının iadesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının gizli tanık ifadeleri ve dijital veriler ışığında örgütle olan bağlantısını […]

→

Haciz işlemi öncesinde alacak kaydı yapılmadan uygulanan haczin hukuka aykırılığı ve gerekli yasal prosedürlerin atlanmasının sonuçları (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, konkordato komiseri olan davacının banka hesaplarına uygulanan haciz işleminin iptaline ilişkin davayı değerlendirirken, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 33. maddesi uyarınca, haciz işleminin öncesinde alacak kaydının yapılması ve ödeme emrinin tebliğ edilmesi gerektiğine vurgu yapmıştır. İlk Derece Mahkemesi, haciz işleminin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi, […]

→

Haciz işleminin hukuka uygunluğu ve taşınmaz mülkiyetinin korunması konusundaki hukuki değerlendirme. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, davacı tarafından talep edilen haciz işleminin kaldırılması istemini değerlendirmiştir. Davacı, Gaziantep’teki taşınmazın mülkiyetini kazandığını belirterek, bu taşınmaz üzerindeki hacizlerin kaldırılmasını istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının mülkiyet hakkının tanınması gerektiğine ve hacizlerin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi, Vergi Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğunu belirterek davalı idarenin istinaf başvurusunu reddetmiştir. […]

→
onecikan-yargitay

Çıraklık Döneminin Sigortalılık Niteliği: Davacının Hizmet Süresinin Tespiti ve Hak Düşürücü Süre İtirazı Üzerine Hukuki Değerlendirme (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının çıraklık dönemindeki hizmet süresinin tespiti ve sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkindir. Davacı, 1983 yılında çıraklık okuluna başladığını ve 1984 yılından itibaren işçi olarak çalıştığını iddia ederek, bu sürelerin sigortalı olarak kabul edilmesini talep etmiştir. Davalı işveren ve SGK, davacının çıraklık döneminin sigortalılık niteliği taşımadığını ve hak düşürücü sürenin geçtiğini savunmuşlardır. İlk Derece […]

→

FETÖ/PDY ile irtibatın somut delillerle ispatı ve kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygunluğu üzerine Danıştay kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararını onadı. Davacı, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatının bulunmadığını, savunma hakkının ihlal edildiğini ve aleyhine somut delil gösterilmediğini iddia etti. Ancak, mahkeme, davacının FETÖ/PDY ile irtibatını gösteren somut delillerin bulunduğunu belirtti. […]

→