|
ÖZET: İcra ve haciz süreçlerinin etkin bir şekilde işlemediği, 2023 yılı Sayıştay Denetim Raporları çerçevesinde ortaya konmuştur. Sosyal Güvenlik Kurumları Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü tarafından sağlanan veriler, icraya intikal eden bazı alacakların tahsil edilemediğini ve bu alacakların düzenli olarak icraya aktarılmadığını göstermektedir. Ayrıca, tebligat işlemlerindeki gecikmeler ve hacizli araçlara yönelik uygulama birliğinin eksikliği dikkat çekmektedir. 5502 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri, süresi içinde ödenmeyen primlerin Kurum alacağına dönüşeceğini belirtmektedir.
İncelemeler sonucunda, icraya intikal eden alacakların tahsilat oranının %50’nin altında kaldığı tespit edilmiştir. İcra memuru sayısındaki azlık, takip edilen dosyaların uzun süre sonuçlandırılamamasına yol açmakta; haczedilen menkul ve gayrimenkullerin düşük satış oranları da tahsilatın zayıf kalmasına neden olmaktadır. Ayrıca, otomatik icra sisteminin düzenli çalışmaması ve tebligat işlemlerindeki gecikmeler, alacakların tahsilatını zorlaştırmaktadır. Hacizli araçlara yakalama şerhinin konulmaması, tahsilat oranlarını olumsuz etkilemektedir. Haciz uygulanan araçların yalnızca %4,84’ünde yakalama şerhi bulunması, bu araçların satışını engellemektedir. İl müdürlükleri arasındaki uygulama farklılıkları, bu sorunun çözümünü zorlaştırmaktadır. Kurumun alacaklarının etkin bir şekilde tahsil edilebilmesi için, yasal ve idari düzenlemelerin yapılması ve uygulama birliğinin sağlanması gerekmektedir. |
BULGU: İcra ve Haciz Süreçlerinin Sağlıklı İşlememesi
2023 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Sosyal Güvenlik Kurumları
Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünden alınan veriler uyarınca yapılan inceleme sonucunda icraya intikal eden bazı kurum alacaklarının tahsil edilemediği; kurum alacaklarının düzenli olarak icraya aktarılmadığı ve tebligat işlemlerinin geciktiği; hacizli araçlara yakalama şerhi konulmasına ilişkin uygulama birliğinin bulunmadığı görülmüştür.
5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumuna İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’un “Çeşitli Mali Hükümler” başlıklı 37’nci maddesinde; süresi içinde ödenmeyen sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası primleri, işsizlik sigortası primleri, idarî para cezaları, gecikme zamları ve katılım paylarının Kurum alacağına dönüşeceği ve bu alacakların tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 3 maddesi hariç diğer maddelerinin uygulanacağı hükmüne yer verilmiştir.
İcra ve haciz süreçlerine ilişkin yapılan inceleme sonucunda ulaşılan tespitlere aşağıda başlıklar halinde yer verilmiştir.
a) İcraya İntikal Eden Bazı Kurum Alacaklarının Tahsil Edilememesi
İcraya intikal eden Kurum alacaklarının önemli bir bölümünün tahsil edilemediği, tahsilat oranının %50’den daha az kaldığı görülmüştür.
Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü İcra Daire Başkanlığından alınan verilere göre, 20192023 yılları arasında icraya intikal ettirilen dosya sayıları, icraya intikal ettirilen alacak miktarı, icra yoluyla tahsil edilen alacak miktarı ile icra tahsilat oranları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir. Tablo 6: İcraya İntikal Eden Alacaklar ve Tahsilat Tutarları
| Yıl | İcraya İntikal Ettirilen Dosya sayısı |
İcraya İntikal Ettirilen Alacak Miktarı |
İcra Yoluyla Tahsil Edilen Alacak Miktarı | İcra Tahsilat Oranı (%) |
| 2019 | 3.012.567 | 43.238.918.540,54 | 5.289.082.551,46 | 12,23 |
| 2020 | 917.962 | 9.579.722.685,03 | 4.685.445.139,78 | 48,91 |
| 2021 | 154.515 | 2.720.344.819,92 | 10.659.622.094,56 | 391,85 |
| 2022 | 49.858 | 38.344.828.635,68 | 10.288.790.711,96 | 26,83 |
| 2023 | 503.157 | 54.234.508.299,75 | 22.804.818.965,39 | 42,05 |
| TOPLAM | 4.638.059 | 148.118.322.980,92 | 53.727.759.463,15 | 36,27 |
İcraya intikal ettirilen Kurum alacaklarının tahsilini zorlaştıran temel hususların aşağıdaki şekilde olduğu değerlendirilmektedir.
1) İcra memuru sayısının yetersizliği: Alınan verilere göre 2014 yılında 1.280 olan toplam icra memuru sayısı 2023 yılı sonu itibarıyla 1.146 kişidir. İller itibarıyla bakıldığında 13 ilde icra memuru başına düşen dosya sayısı 5.000 adetten fazla olmakla birlikte 50 ilde icra memuru başına düşen ortalama dosya sayısının 2.000 ile 5.000 dosya arasında olduğu görülmüştür. Ayrıca, 2023 yılı sonu itibarıyla icra memuru bulunmayan iki il bulunmaktadır.
İcra memuru sayısının yetersiz olması, takip edilen dosyaların uzun süre sonuçlandırılamamasına ve dolayısıyla icra yoluyla tahsil edilen alacak miktarının düşük olmasına neden olmaktadır.
2) Haczedilen menkul ve gayrimenkullerin satış oranının düşük olması: Haciz konulan malların sayısı artmasına rağmen satış oranının düşük kalması icra tahsilat oranlarının düşük olmasının sebeplerindendir.
2019-2023 yılları arasında toplam 579.267 adet menkul mal için haciz işlemi uygulanmışken bu yıllar arasında toplam menkul mal satışı sayısı 6.820 olarak gerçekleşmiştir. Aynı durum, 2019-2023 yılları arasında toplam 359.281 adet gayrimenkul mal için haciz işlemi uygulanmışken bu yıllar arasında toplam gayrimenkul mal satışı sayısı 883’te kalmıştır.
3) İcra satış birimlerinin dağınık bir şekilde yapılanması: Satış aşamasında icra birimlerinin dağınık yapılanmasının ve profesyonel bir şekilde icra satış birimlerinin oluşturulmamasının icra tahsilat oranlarının düşük olmasında bir etken olduğu değerlendirilmektedir. Kaldı ki, bu süreci etkin bir şekilde yürüten bir icra biriminin İstanbul ilinde kurulduğu görülmektedir.
İcraya intikal ettirilen alacakların tahsilat oranlarının düşük olmasına neden olacak hususlara yönelik olarak Kurum alacaklarında tahsilatın artırılması amacıyla yasal ve idari tedbirlerin alınması gerekmektedir.
b) Kurum Alacaklarının Düzenli Olarak İcraya Aktarılmaması ve Tebligat İşlemlerinin Gecikmesi
Vadelerinde tahsil edilemeyen Kurum alacaklarının topluca belirli dönemlerde icraya aktarılmasını sağlayan otomatik icra sisteminin düzenli olarak çalıştırılmadığı ve icraya aktarılan Kurum alacaklarının borçlulara tebliğ edilmesinde gecikmeler yaşandığı görülmüştür.
Kurum tarafından 2007-81 sayılı “Kurum Alacaklarının Otomatik Olarak İcra Havuzuna Aktarımı, İcra Takip Haciz ve Satış Servislerinin Yeniden Yapılandırılması” konulu yayımlanan Genelge’yle Kurum alacaklarının İcra Takip Haciz ve Satış Servislerine intikaline ilişkin işlemlerin gerçekleşmesinde ve borçların tahsilinde güçlüklerin yaşanması nedeniyle alacakların takip ve tahsilinin hızlandırılması amacıyla muaccel borçların merkez tarafından otomatik olarak topluca il müdürlüklerinin icra havuzuna atılması uygulamasına başlanılmıştır.
Yapılan incelemede vadesi geçmiş olmasına rağmen tahsil edilemeyen Kurum alacaklarının topluca icraya aktarılması amacıyla kullanılan “otomatik icra uygulamasının” düzenli olarak çalıştırılmadığı, geçmiş yıllarda bazı yıllar yılda bir kere, bazı yıllar ise icraya aktarım işleminin hiç yapılmadığı tespit edilmiştir. Kurum alacaklarından icra havuzuna aktarma işlemi 2023 yılında bir kere gerçekleştirilmiştir. Otomatik icra programıyla icra havuzuna aktarılan Kurum alacaklarının icra hazırlık birimleri tarafından icra havuzundan çekilerek borçlulara ödeme emri tebliğ edilmesi gerekmektedir. 2023 yılı sonu itibarıyla, icra havuzunda bekleyen ve halen icra havuzundan çekilerek ödeme emri tebliğ edilmeyen çok sayıda Kurum alacağı bulunmaktadır.
Aynı zamanda, icraya intikal ettirilen dosya sayıları ile icraya intikal ettirildiği halde tebliğ yapılamayan dosya sayıları incelendiğinde; 2022 yılında icraya intikal ettirilen dosyaların %36,82’sinin, 2023 yılında icraya intikal ettirilen dosyaların %37,24’ünün aynı yıl içerisinde tebliğ edilemediği, icraya aktarılıp tebliğ edilmiş dosyaların dörtte birinin intikal tarihinden 30 günden fazla süre geçtikten sonra tebliğ edildiği tespit edilmiştir. Ayrıca, Kurum alacağının vadesinin geçmiş olmasına rağmen icraya geç intikal ettirilmesi veya icraya intikal ettirilmesine rağmen ödeme emrinin geç tebliğ edilmesi nedeniyle şirketin kanun kapsamından çıktığı tarihlerden sonra tebliğ işlemlerinin gerçekleştirildiği örneklerle karşılaşılmıştır. Bu durumlarda Kurum alacağının tahsil edilmesinde güçlükler yaşanacağı, icra haciz ve satış işlemlerinin gerçekleştirilmesinin pek mümkün olmayacağı açıktır.
Muaccel hale gelmiş Kurum alacaklarının düzenli ve kısa aralıklarla icraya intikal ettirilmesinin ve intikal ettirilen alacakların hızlı bir şekilde tebliğ işlemlerinin gerçekleştirilmesinin icra ve haciz süreçlerinin etkinliğini artıracağı değerlendirilmektedir.
Hacizli Araçlara Yakalama Şerhi Konulmasına İlişkin Uygulama Birliğinin Bulunmaması
Kurum tarafından haciz işlemi uygulanan araç sayısının yüksek olmasına rağmen yakalama şerhi konulan araç sayısının oransal olarak düşük kaldığı görülmüştür.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Menkul Malların Satışı” başlıklı 84’üncü maddesi uyarınca, menkul mallar tahsil dairelerince haciz yapıldığı tarihin üçüncü gününden itibaren üç ay içinde satışa çıkarılması gerekmektedir. Ancak, bu durum menkul mal olan araçlar için pek mümkün olmayıp araçlar için haciz işlemi uygulansa da yakalama şerhi uygulanmaması halinde kolluk kuvvetleri tarafından ilgili araçlar yakalanamayacak ve satış gerçekleştirilemeyecektir. Bu nedenle de, Kurum alacağını güvence altına almak için araçlara haciz işlemi uygulandığında Kurum alacağının tahsil edilebilmesi için önce yakalama şerhinin uygulanarak aracın kolluk kuvvetleri tarafından yakalanması gerekmektedir.
Kurumun 2022 ve 2023 yıllarında ülke genelinde haciz işlemi uygulamış olduğu araçların %4,84’ünde yakalama şerhinin bulunduğu tespit edilmiştir. Hacizli araçlara yakalama şerhi konulmaması nedeniyle icraya intikal edilen Kurum alacaklarının tahsil edilmesinde hacizli araçların satışının oranı düşük kalmaktadır. Bu durumun temel nedeni, hacizli araçlara yakalama şerhi konulması işleminde her il müdürlüğünde farklı uygulamaların bulunması olarak değerlendirilmektedir.
İl müdürlüklerinde yürütülen denetimler sonucunda yakalama kararları sonrasında kolluk kuvvetleri tarafından yakalanarak yediemin otoparklarına çekilen araçların haczi ve satışına ilişkin bazı tespitlere ulaşılmıştır. Kurum tarafından yakalama kararı alınan araçlar yakalandığında ilgili kolluk birimi tarafından Kuruma bildirilmekte ve bu araçlara ilişkin işlemler genellikle bekletilmeden yerine getirilmektedir. Ancak, Kurumun haciz uyguladığı araçlar hakkında diğer kamu idareleri veya üçüncü kişiler tarafından yakalama kararı aldırılması halinde araç kolluk kuvvetleri tarafından yakalansa da Kuruma bildirim yapılmamaktadır. Kurumun gerçekleştirdiği araç satış dosyaları incelendiğinde; araçların yediemin otoparklarında uzun süreler beklemesi nedeniyle aracın muhammen bedelinin %30’una kadar otopark ücreti ödenmek zorunda kalınmakta ve kişilerin Kuruma olan borçlarına sayılabilecek bu tutarlar hacze konu borca mahsup edilememektedir. Ayrıca, araçların otoparklarda uzun süre beklemesi veyahut il müdürlüğünde bulunan icra birimlerinde tespit edildiği üzere araç parçalarının alınması veya değiştirilmesi nedenleriyle Kurumun tahsil edebileceği satış bedelleri de piyasa fiyatlarına göre düşük gerçekleşmektedir.
Tespit edilen durumlar genellikle Kurumun haciz koyup ilk sırada olduğu araçların diğer kamu idareleri veya üçüncü kişiler tarafından yakalatılması ve yediemin otoparkına çekilmesi halinde ortaya çıkmaktadır. Kurumun haciz uygulayıp yakalama şerhi düşmediği araçların kolluk kuvvetlerince yakalanması halinde Kuruma hızlı bir şekilde bildirim yapılması veya Kurumun web servisi aracılığıyla yakalanan araç bilgilerine ulaşabilmesi yukarıda belirtilen aksaklıkların önüne geçilmesinde etkili bir önlem olacaktır. Yakalanan araçlardan Kurumca satılabilecek olanların hızlıca fiili hacizlerinin yapılarak borçluya bildirilmesi ve satışların yapılması hem Kurum hem de borçlu menfaatlerini koruyacaktır.
Haciz uygulanmış araçların yakalanması ve satışına ilişkin ülke genelinde uygulama birliğini sağlayacak idari ve hukuki düzenlemelerin yapılması, yakalanan araç bilgilerine Kurumca hızlıca ulaşılabilmesine yönelik uygulamaların geliştirilmesi ve haciz ile yakalama işlemi arasında Kurum alacağının tahsil edilmesine yönelik mekanizmaların oluşturulmasının Kurum alacaklarının cebren tahsili sürecinin daha etkili hale getirilmesine katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir.