Disiplin cezası öncesi memurun akıl ve ruh sağlığının değerlendirilmemesi hukuka aykırılık oluşturur (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir polis memuruna verilen disiplin cezasının hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Davacı, izinsiz devamsızlık nedeniyle 3 günlük aylık kesimi cezası almış, ancak bu cezanın verilmesi sırasında davacının akıl ve ruh sağlığına dair ciddi şüpheler olduğu tespit edilmiştir. İdare Mahkemesi, davacının akli melekelerinin yerinde olmadığına dair bir sağlık raporu bulunmamasına rağmen, amirleri tarafından yapılan […]

→

Disiplin cezası öncesi akıl sağlığı değerlendirmesi yapılmayan polis memuruna verilen cezanın hukuka aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğünde görevli bir polis memuruna verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Disiplin cezasının amacı, memurun ceza gerektiren fiilinin ve bu fiilin sonuçlarını değerlendirebilecek akıl ve ruh sağlığına sahip olmasını sağlamaktır. Ancak, davacının akli melekelerinin yerinde olup olmadığına dair bir sağlık raporu bulunmamakla birlikte, amirleri tarafından gösterilen ciddi davranış bozuklukları […]

→

Disiplin cezası gerekçesiyle terfi ettirilmeyen emniyet müdürünün terfi işlemlerinde kıdem ve liyakat esaslarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının 2013 yılı terfi döneminde 4. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Davacı, bulunduğu rütbedeki zorunlu çalışma süresini tamamlamış olmasına rağmen, disiplin cezası gerekçe gösterilerek terfi ettirilmemiştir. Danıştay, terfi işlemlerinin kıdem ve liyakat esasına dayandığını, bu iki ölçütün birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Davalı idare, disiplin cezasını […]

→

Genel müdür yardımcılığından uzman kadrosuna atamanın hukuka aykırılığı ve takdir yetkisinin sınırları (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının genel müdür yardımcılığı görevinden alınarak uzman kadrosuna atanmasının hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca, idareye personel atama konusunda takdir yetkisi tanınmakta, ancak bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılması gerektiği belirtilmiştir. Davacının kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak genel müdür yardımcılığına atandığı, görev […]

→

İşyeri ruhsatının iptalinde belediye encümeninin yetkisizliği ve usulde paralellik ilkesinin ihlali (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin davada, yetki ve usulde paralellik ilkesinin ihlal edildiğine karar vermiştir. İdare Mahkemesi, ruhsatın iptali için gerekli olan işlemin, belediye başkanı veya onun görevlendirdiği bir yetkili tarafından yapılması gerektiğini belirtmiştir. Ancak, ruhsatın iptali için belediye encümeninin karar alması, hukuka aykırı bir durum oluşturmuştur. Bu […]

→

Disiplin cezası öncesi memurun akıl sağlığının değerlendirilmemesi hukuka aykırı bulundu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğünde görevli bir polis memuruna verilen 24 ay uzun süreli durdurma cezasını hukuka aykırı bularak iptal etmiştir. Mahkeme, disiplin cezasının amacına ulaşabilmesi için memurun akıl ve ruh sağlığının yerinde olması gerektiğini vurgulamıştır. Davacının, ceza gerektiren fiili işlediği tarihlerde akli melekelerinin yerinde olmadığına dair yeterli sağlık raporu bulunmamakla birlikte, […]

→

İdari işlemle işyerinin süresiz kapatılması sonucu ticari itibar kaybı nedeniyle manevi tazminat talebinin hukuki değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacı şirketin işyerinin süresiz kapatılmasına ilişkin idari işlemin, davacının ticari itibarını zedelediğine ve güvenirliğini azalttığına hükmetmiştir. Manevi zarar, kişinin iç huzurunun bozulması ve kişilik haklarının zedelenmesi gibi unsurları içerirken, tüzel kişilikler için de saygınlık ve ticari itibar kaybı gibi değerler önem taşımaktadır. Davacı, işyerinin kapatılması nedeniyle manevi zarar gördüğünü ileri sürmüş ve bu […]

→

Emniyet amirinin terfi sözlü sınavında başarısız sayılması işleminin hukuka uygunluğu ve özlük hak taleplerinin reddi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, emniyet amiri olarak görev yapan davacının 2015 yılı rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada, davacının terfi için gerekli olan “sözlü sınavda başarılı olma” şartını yerine getirip getirmediğinin henüz belirlenmediğini vurgulamıştır. Bu nedenle, davacının Yüksek Değerlendirme Kurulu gündemine alınarak bir üst rütbeye terfi ettirilmemesi yönündeki işlemin […]

→

İdarenin takdir yetkisi ve kamu yararı sınırında personel ataması hukuka aykırı bulunarak yargı denetimine tabi tutulması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davalı idarenin, davacıyı daire başkanlığı kadrosundan araştırmacı kadrosuna atamasını hukuka aykırı bulmuştur. İdarelerin personel istihdamında takdir yetkisi bulunsa da, bu yetki kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır ve yargı denetimine tabidir. Davacının kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak daire başkanlığı kadrosuna atanmış olması, bu kadrodan alınarak daha alt bir kadroya […]

→

Yüksek Değerlendirme Kurulu’nun terfi işlemi hukuka uygun bulunmadı, ancak davacı sözlü sınavda başarılı olmadıkça terfi ve tazminat talep edemeyecek. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının 2015 yılı rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılması nedeniyle açtığı davada, Yüksek Değerlendirme Kurulu tarafından terfi etmemesine ilişkin işlemin hukuka uygun olmadığını belirlemiştir. Ancak, bu kararın davacının doğrudan terfi etmesini sağlamayacağına, zira davacının terfi için gereken “sözlü sınavda başarılı olma” şartını henüz yerine getirmediğine dikkat çekmiştir. Danıştay, yapılacak yeni yönetmelikte belirlenecek usul […]

→

Ruhsat iptali sonrası maddi zarar tazmininde iş yerinin fiilen kapalı olduğu dönemin somut verilerle belirlenmesi gerektiği kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, Bursa ili Osmangazi ilçesinde bulunan bir odun kömürü imal yerinin ruhsat iptali sonrası uğranılan maddi zararın tazmini talebini incelemiştir. Davacı, ruhsat iptali nedeniyle 15/05/2007-15/10/2008 tarihleri arasında 132.968,00 TL maddi zararının yasal faiziyle birlikte ödenmesini istemiştir. İdare Mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak zararın 83.465,69 TL olarak tespit edilmesine karar vermiş, ancak Danıştay, bu hesaplamanın hukuki […]

→

Askerlik süresinin görevde yükselme için gerekli hizmet süresine dahil edilemeyeceği ve İdare Mahkemesi kararının onanması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir davacının şef kadrosuna atanmasının iptali üzerine açtığı davada, İdare Mahkemesi’nin kararını onayarak temyiz istemini reddetmiştir. Davacı, askerlikte geçen sürenin memuriyete esas hizmet süresinden sayılması gerektiğini iddia etmiştir. Ancak, Danıştay, askerlik hizmetinin görevde yükselme için gerekli olan “alt görevlerde toplam en az üç yıl hizmet” koşulunu sağlamadığını belirterek, bu sürelerin dikkate […]

→

İdarenin takdir yetkisi çerçevesinde genel müdür yardımcılığından mühendisliğe atamanın hukuka uygunluğu ve parasal hak talebinin reddi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının genel müdür yardımcılığı görevinden alınarak mühendis kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Mahkeme, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu çerçevesinde idarenin atama ve görevden alma konusundaki takdir yetkisinin geniş olduğunu, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılması gerektiğini belirtmiştir. Davacının görevden alınmasına gerekçe olacak somut bir tespit bulunmadığı […]

→

Güvenlik soruşturması iptali sonrası aile hekimliği sözleşmesinin feshi işleminin hukuki dayanağının kalmaması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, dava konusu işlemlerin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmasına ilişkin kanun hükmünün Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini ve bu kararın 29/11/2019 tarihinde yürürlüğe girdiğini belirtmiştir. Anayasa’nın 153. maddesi gereği, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu vurgulanarak, iptal edilen hükümlere dayanarak tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olamayacağına karar verilmiştir. Bu bağlamda, davacının aile […]

→

Sağlık nedeniyle görevini yapamayan aile hekiminin savunması alınmadan sözleşmesinin feshi hukuka aykırı bulundu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Aydın ili Aile Sağlığı Merkezinde aile hekimi olarak görev yapan davacının, sağlık sebebiyle 180 günü aşan süreyle görevini ifa edememesi nedeniyle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemi incelemiştir. Yönetmelik gereği, sözleşmenin sona erdirilmesinden önce davacının savunmasının alınması gerektiği belirtilmiştir. Davacı, sağlık durumu nedeniyle görevini yerine getiremediği için sözleşmesinin feshedilmesi işleminin hukuka aykırı olduğunu […]

→