İdarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullanması nedeniyle atama işleminin iptali ve yeniden incelenmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın, Daire Başkanı olarak görev yapan davacıyı Fen İşleri Dairesi Başkanlığına uzman olarak atamasını incelemiştir. Dava, bu atamanın iptali ve davacının yoksun kaldığı mali haklarının ödenmesi talebiyle açılmıştır. İdare Mahkemesi, davacının görevden alınmasına ilişkin hukuken geçerli bir neden bulunmadığını belirterek işlemi iptal etmiştir. Davalı idare, atama işleminin kamu […]

→

Hatalı soruların iptali sonrası komiser yardımcısı atamalarının hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkelerine aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının komiser yardımcılığı kursunu başarıyla tamamladıktan sonra, sınavda iptal edilen sorular nedeniyle yapılan yeniden değerlendirmede başarısız duruma düştüğünü belirterek, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından polis memurluğuna atanmasına ilişkin işlemi iptal etmiştir. Mahkeme, hatalı soruların iptali sonrası davacının ve benzer durumdaki diğer kursiyerlerin kursa devam ettirilerek komiser yardımcısı olarak atanmasının, hukuki güvenlik ve […]

→

Danıştay 2. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, temyiz edilen kararın usul ve hukuka uygun olduğunu belirterek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi çerçevesinde temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirmediğine hükmetmiştir. Dava, bir polis memurunun iletişiminin dinlenmesine ilişkin yapılan işlemlerin hukuka aykırılığı iddiasıyla açılmıştır. Ancak, disiplin cezası verme zamanaşımının dolmuş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu bağlamda, […]

→

İcra müdür yardımcılığına muvafakat verilmemesi, 3201 sayılı Kanun’un Ek 24. maddesi gereği altı yıllık hizmet zorunluluğu nedeniyle hukuka uygun mu değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının icra müdür yardımcısı olarak atanmasına muvafakat verilmemesine ilişkin işlemin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Dava, davacının 2013 yılında yapılan İcra Müdür ve Yardımcılığı sınavında başarılı olup kuraya girmeye hak kazanması üzerine, muvafakat verilmemesi nedeniyle açılmıştır. İdare Mahkemesi, davacının 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun Ek 24. maddesi gereğince, polis memuru olarak […]

→

Terfi talebinin reddinde liyakat değerlendirmelerinde eşitlik ve objektiflik ilkesine uyulup uyulmadığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının terfi talebinin reddine ilişkin işlemin iptaline karar vermiştir. İdare Mahkemesi, Danıştay Onaltıncı Dairesinin bozma kararına uyarak, terfi döneminde terfi ettirilen personel listesi ve bu listeye dahil olanların kıdem, sicil, ödül, eğitim gibi kriterler üzerinden yapılan değerlendirmelerin eşit ve objektif bir şekilde uygulanmadığını tespit etmiştir. Bu durum, davacının terfi hakkının ihlaline […]

→

Zorla imzalatılan istifa dilekçesinin hukuki geçerliliği ve idarenin takdir yetkisiyle yapılan atama işlemi değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının 1. derece şube müdürlüğü kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada, Bölge İdare Mahkemesi kararının temyizini incelemiştir. Davacı, kendisinin iradesi dışında zorla istifa dilekçesi imzalatıldığını ve bu dilekçenin hukuken geçerli olmadığını iddia etmiştir. Ancak, Danıştay, davacının istifa dilekçesinin içeriğini ve tarihini inceleyerek, dilekçede “görülen lüzum üzerine görevimden istifa ediyorum” […]

→

Memurun naklen atanmasında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve hukuka aykırılık bulunmadığı tespitiyle temyiz isteminin reddi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, kamu kurumlarında memurların naklen atanması konusundaki idareye tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığını, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğunu vurgulamıştır. Dava, davacının Su Arıtma Dairesi Başkanlığı emrine atanmasına ilişkin işlemin iptali ve yoksun kaldığı hakların tazmini istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi, idarenin takdir yetkisini kamu yararı doğrultusunda kullandığını ve hukuka […]

→

Ölen davacının mirasçıları tarafından takip edilebilecek davalarda dilekçenin iptali yerine dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca, yalnızca öleni ilgilendiren davalara ait dilekçelerin iptal edileceğini belirtmiştir. Ancak, ölenin mirasçılarına intikal eden haklar ve parasal talepler, mirasçılar tarafından takip edilebilir. Davacı aile hekimi, sözleşmesinin feshine ilişkin iptal talebiyle dava açmış, ancak dava sürecinde vefat etmiştir. Mahkeme, davanın yalnızca ölen davacıyı […]

→

Aile hekimliği sözleşmesinin feshi ve savunma hakkının etkin kullanımı değerlendirilerek hukuka uygunluk ilkesinin vurgulanması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, aile hekimi olarak görev yapan davacının sözleşmesinin feshiyle ilgili olarak yapılan işlemin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Davacı, aile hekimliği hizmet sözleşmesinin feshine itiraz etmiş, ancak mahkeme, davacının kazanç getirici başka iş yapma yasağını ihlal ettiğine dair yeterli delil bulunduğunu belirtmiştir. İlk derece mahkemesi, davacının savunma hakkının yeterince sağlanmadığına dair yapılan itirazları dikkate […]

→

Sağlık sorunları nedeniyle görev yapamayan aile sağlığı merkezi çalışanının sözleşmesinin feshi hukuka uygun bulundu. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Diyarbakır ili Aile Sağlığı Merkezinde görev yapan davacının sözleşmesinin sona erdirilmesine ilişkin işlemin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Davacı, sağlık sorunları nedeniyle uzun süre görev yapamadığını ve bu nedenle haksız yere işten çıkarıldığını iddia etmiştir. Ancak, İdare Mahkemesi, davacının 180 günü aşan süreyle görevini ifa edemediğini, fesih öncesinde savunmasının alındığını ve […]

→

Genel müdür yardımcılığından şube müdürlüğüne atamanın hukuka aykırılığı ve kamu yararı gözetilmeden yapılan işlemin iptali (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının genel müdür yardımcılığı görevinden alınarak şube müdürlüğüne atanmasının hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi gereği, idareye atama konusunda tanınan takdir yetkisinin, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılması gerektiği belirtilmiştir. Davacının geçmiş hizmetleri incelendiğinde, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak genel müdür yardımcılığına atandığı, görev […]

→

Aile hekiminin vitamin tavsiyesinin “kazanç getirici iş yapma yasağı” kapsamında değerlendirilmemesi ve sözleşme feshinin iptali (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, İstanbul’daki bir aile hekimine yönelik disiplin soruşturması sonucunda verilen sözleşme feshi kararını iptal etti. Davacı, hastalarına vitamin ve gıda takviyesi ürünleri tavsiye ettiğini, ancak bu ürünlerin satışını yapmadığını belirtmiştir. Mahkeme, davacının eyleminin “Kazanç Getirici Başka Bir İş Yapma Yasağı” kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, çünkü bu eylemin mesleki faaliyetten menfaat temin etme […]

→

Davacının müşavirlikten uzmanlığa atanmasının kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılığı ve hukuka aykırı bulunması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının Bakanlık Müşavirliği görevinden alınarak Maden İşleri Genel Müdürlüğü emrine “Uzman” olarak atanmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca, idareye personel atama konusunda takdir yetkisi tanınmakla birlikte, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılması gerekmektedir. Davacının geçmiş hizmetleri, kariyer ve liyakat ilkelerine […]

→

İdarenin personel atama yetkisini kamu yararı doğrultusunda kullanması ve hukuka aykırılık bulunmaması nedeniyle kararın bozulması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca idarenin personel atama konusunda geniş bir takdir yetkisine sahip olduğunu belirtmiştir. Ancak bu yetkinin, kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanılması durumunda hukuka aykırılık söz konusu olabilecektir. Dava dosyasında, davacının geçmiş hizmetleri ve eğitim durumu incelendiğinde, idarenin davacıyı Daire Başkanlığı kadrosuna atamasının mevzuata […]

→

Memurun görevden alınarak başka bir birime atanmasında idarenin takdir yetkisinin sınırları ve hukuka uygunluk değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının görevden alınarak başka bir birime atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını onayarak temyiz taleplerini reddetmiştir. Mahkeme, memurların naklen atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığını, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğunu belirtmiştir. Ancak, davacının görevden alınmasını gerektirecek somut bir tespit olmadığına […]

→