Kamu idarelerinin personel atama yetkisinin keyfi kullanımı ve hukuka aykırılık nedeniyle atama işleminin iptali (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, kamu idarelerinin personel atama yetkisini ve bu yetkinin sınırlarını ele almaktadır. İdarelerin personel atama konusundaki takdir yetkisi, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır. Davacı, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak daire başkanlığına atanmış olmasına rağmen, herhangi bir başarısızlık veya yetersizlik tespiti olmaksızın uzman kadrosuna atanmıştır. Bu durum, idarenin takdir yetkisinin […]

→

KDV tahsil edilmemesi nedeniyle oluşan kamu zararının tazmini üzerine yapılan itirazların Sayıştay tarafından reddedilmesi ve karar düzeltme koşullarının sağlanmaması durumu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 210 sayılı İlamın 2’nci maddesi uyarınca, … Belediyesi tarafından kiraya verilen gayrimenkullerden KDV tahsil edilmemesi nedeniyle oluşan kamu zararının tazminine karar vermiştir. Sorumlular, bu karara itiraz ederek karar düzeltme talebinde bulunmuşlardır. Ancak, Sayıştay Kanunu’nun 57’nci maddesi çerçevesinde karar düzeltme için gerekli koşulların sağlanmadığı belirlenmiştir. İtirazların, daha önceki Temyiz Kurulu kararında karşılandığı ve yeni […]

→

Kamu görevlilerinin görev yeri değişikliğinde idarenin takdir yetkisinin sınırsız olmadığı ve hukuka aykırı atama işlemlerinin iptaliyle özlük haklarının iadesi gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, kamu görevlilerinin görev yerlerinin değiştirilmesinde idareye tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığını, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılması gerektiğini vurgulamıştır. Dava konusu olan atama işlemi, davacının görevinde yetersiz olduğuna dair somut bir tespit olmaksızın gerçekleştirilmiş ve bu durum, yargı denetimine tabi bir hukuka aykırılık olarak değerlendirilmiştir. Bölge İdare […]

→

Kamu görevlilerinin atama işlemlerinde kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde yargı denetimi ve takdir yetkisinin sınırları (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, kamu görevlilerinin atama işlemlerinin, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde yapılması gerektiğini vurgulamıştır. Davacı, Hazine Müsteşarlığında daire başkanı olarak görev yaparken, herhangi bir görevde yükselme sınavı olmaksızın hazine uzmanı kadrosuna atanmıştır. Mahkeme, davacının kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak daire başkanlığına atandığını, görevinde yeterli donanıma sahip olduğunu belirterek, atama işleminin kamu […]

→

Atama işleminin kariyer ve liyakat ilkelerine aykırılığı iddiasıyla iptali istemi ve idarenin geniş takdir yetkisi değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğünde “Daire Başkanı” olarak görev yaptığı dönemde, Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü emrine “Araştırmacı” olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Bölge İdare Mahkemesi kararının temyizini incelemiştir. Davacı, atamanın kariyer ve liyakat ilkelerine aykırı olduğunu, herhangi bir sebep gösterilmeden yapıldığını ve kendisinin en […]

→

Personel atamalarında idarenin takdir yetkisi, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olup yargı denetimine tabidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının Kanalizasyon Dairesi Başkanlığı görevinden alınarak Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığına bağlı mühendis kadrosuna atanmasını hukuka aykırı bulmuştur. İdareye, personel atamalarında takdir yetkisi tanınmış olsa da, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu, dolayısıyla yargı denetimine tabi olduğu belirtilmiştir. Davacının geçmiş hizmetlerinin, görevdeki liyakat ve kariyer ilkelerine uygun olduğu, […]

→

Emniyet müdürü terfi işlemlerinde disiplin cezalarının tekrar gerekçe gösterilmesinin hukuka uygunluğu ve idarenin takdir yetkisinin sınırları (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının 2012 yılı terfi döneminde 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararını iptal etmiştir. Mahkeme, idarenin terfi işlemlerinde kıdem, sicil, ödül ve disiplin cezaları gibi ölçütleri dikkate alması gerektiğini, bu ölçütlerin uygulanmasında eşit, objektif ve istikrarlı bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini vurgulamıştır. Olayda, davacının […]

→

Belediyelerin dernek ve vakıflara nakdi yardım yetkisinin sona ermesi ve kamu zararına yol açan yardımların hukuki değerlendirmesi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 75. maddesine dayanarak, belediyelerin dernek ve vakıflara nakdi yardım yapma yetkisinin 2012 tarihinden itibaren sona erdiğini belirtmiştir. Bu bağlamda, amatör spor kulübü niteliğinde olmayan … Derneği’ne yapılan nakdi yardımın, kamu zararına yol açtığına hükmedilmiştir. Belediye Başkanı’nın itirazında, yardımın amatör sporcu yetiştirmek amacıyla yapıldığı savunulmuş, ancak derneğin amatör spor kulübü […]

→

Davacının daire başkanlığından veri hazırlama kadrosuna atanmasının kamu yararı ve hizmet gereklerine uygunluğu ile idarenin takdir yetkisinin sınırları (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının veri hazırlama ve kontrol işletmeni kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Dava, davacının daha önce daire başkanlığı görevinde bulunmasına rağmen, keyfi bir şekilde görevden alınarak daha alt bir kadroya atanması üzerine açılmıştır. Mahkeme, idarenin bu atama işlemini kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak tesis etmediğini belirlemiştir. […]

→

İhale dokümanlarında zemin etüdü yükümlülüğü belirtilen yüklenicinin zemin yapısından kaynaklanan ilave bedel taleplerinin reddedilmesi ve sorumlulukların belirlenmesi. (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, bir belediye tarafından ihale edilen inşaat işinde, zemin yapısının belirlenmesi sorumluluğunun yükleniciye ait olduğu ve bu nedenle zemin yapısından kaynaklanan ilave bedel taleplerinin kabul edilemeyeceği vurgulanmıştır. İhale dokümanlarında, yüklenicinin zemin etüdü yapma yükümlülüğü olduğu ve zemin yapısından kaynaklı hiçbir sebep ile ilave bedel ödenmeyeceği açıkça belirtilmiştir. Yüklenici, zemin iyileştirmesi için yapılan ilave […]

→

Sayıştay’ın gecikme cezasının uygulanmaması nedeniyle kamu zararının oluşup oluşmadığına dair hukuki değerlendirmesi ve sözleşme hükümlerinin önemi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 176 sayılı İlamın 1’inci maddesiyle, bir inşaat işinin süresinin hesaplanmasında yapılan hatalar nedeniyle yükleniciye kesilmesi gereken gecikme cezasının uygulanmamasını değerlendirmiştir. İhaleye ilişkin sözleşme, 300 gün olarak belirlenmişken, ek sürelerle toplam 360 güne çıkarılmıştır. Ancak, işin süresinin hesaplanmasında, havanın fen noktasında çalışmaya uygun olmayan 121 günlük sürenin dikkate alınması, sözleşmeye aykırı bulunmuştur. Yüklenici, 2015 […]

→

Yüklenicinin zemin iyileştirmesi nedeniyle ilave bedel talep etme hakkının bulunup bulunmadığı ve sözleşme hükümlerine aykırılık durumu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, bir belediye tarafından gerçekleştirilen inşaat işinde zemin iyileştirmesi nedeniyle yükleniciye ilave bedel ödenip ödenemeyeceği hususu incelenmiştir. Teknik şartnamede, zemin yapısının belirlenmesi ve zemin iyileştirmesi ile ilgili tüm sorumluluğun yükleniciye ait olduğu, bu nedenle zemin yapısından kaynaklı ilave bedel talep edilemeyeceği açıkça belirtilmiştir. Yüklenici, ihale öncesinde zemin etüdü raporunu inceleyerek teklifini hazırlamış ve […]

→

Memurun görevden alınarak atanmasında idarenin takdir yetkisi ve kamu yararı doğrultusunda kullanımı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda daire başkanı olarak görev yapan davacının, görevden alınarak uzman olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, idarenin memurların atanmaları konusunda geniş bir takdir yetkisine sahip olduğunu belirtti. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca, idarenin bu yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanması gerektiği […]

→

İdarenin takdir yetkisiyle kamu yararı gözetilmeden yapılan atamanın hukuka aykırılığı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir davanın temyiz incelemesi sonucunda, Bölge İdare Mahkemesi tarafından verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğuna hükmetmiştir. Dava, Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda Kaynak Geliştirme ve İştirakler Dairesi Başkanı olarak görev yapan davacının şube müdürü kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali talebiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davacının atanmasında idarenin takdir yetkisinin geniş yorumlanması gerektiğini […]

→

Memurun görevden alınmasında takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılması zorunluluğu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda daire başkanı olarak görev yapan davacının, uzman olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. İdare mahkemesi, davacının görevden alınmasının kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda yapıldığını belirterek davayı reddetmiştir. Ancak, Bölge İdare Mahkemesi, davacının görevde yetersizliği veya başarısızlığına dair hukuken geçerli bir neden olmaksızın, sadece takdir yetkisi […]

→