ÖZET: İdare adına tescil edilen taşıtlar ile envanter kayıtları arasında uyumsuzluk tespit edilmiştir. 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları çerçevesinde, Noterler Birliği’nin trafik tescil kayıtları ile İdare’nin envanter kayıtları karşılaştırıldığında, 25 aracın İdare adına tescil kaydının bulunduğu ancak bu araçların envanterde yer almadığı görülmüştür. Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun ilgili maddeleri, kamu kaynaklarının etkin ve hukuka uygun bir şekilde yönetilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu bağlamda, İdare’nin sahip olduğu araçların tescil ve envanter kayıtlarının düzenli bir şekilde tutulması gerekmektedir.

Denetim bulguları, İdare’nin taşıtlarının Noterler Birliği kayıtlarında yer aldığını, ancak kendi envanterinde eksiklikler bulunduğunu ortaya koymaktadır. Kamu kurumları, sahip oldukları taşıtları envanter kayıtları aracılığıyla denetim ve kontrol süreçlerini yürütmektedir. Bu nedenle, tescil ve envanter kayıtlarının uyumlu olması büyük önem taşımaktadır.

İdare, denetim sonucunda tespit edilen uyumsuzlukla ilgili olarak gerekli düzeltici adımları atacağını belirtmiştir. Mevzuat hükümleri doğrultusunda, araçların kayıt, kontrol ve takibinin sağlanması, envanter ile trafik tescil kayıtlarının uyumlu hale getirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Bu sayede, olası hukuki ihtilafların önlenmesi ve kamu kaynaklarının etkin yönetimi mümkün olacaktır.

BULGU: İdare Adına Tescil Edilmiş Taşıtlar ile İdarenin Envanter Kayıtlarında Yer Alan Taşıtlar Arasında Uyumsuzluk Olması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Bağlı İdaresi

İdarenin taşıtlarına ilişkin envanter kayıtları ile Noterler Birliği trafik tescil kayıtlarının karşılaştırılması sonucunda 25 adet taşıtın İdare adına tescil kaydının bulunmasına karşılık bunların İdare envanterinde bulunmadığı görülmüştür.

5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8’inci maddesinde; her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanların, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumlu olduğu hüküm altına alınmıştır.

Aynı Kanun’un “Mal Yönetiminde Etkililik ve Sorumluluk” başlıklı 48’inci maddesinde ise; kamu idarelerine ait malları edinme, kiralama, tahsis, yönetim, kullanma ve elden çıkarma işlemlerinin, mevzuatında öngörülen kurallar dahilinde hizmetin amacına uygun olarak verimlilik ve tutumluluk ilkesine göre yapılacağı, bu ilkeye aykırı eylem ve işlemlerden doğacak zararlardan, malların yönetimi veya kullanılması hususunda yetki verilenlerin sorumlu olacağı hükmü yer almaktadır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Kişisel sorumluluk ve zarar” balıklı 12’nci maddesinin birinci fıkrasında; Devlet memurlarının, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorunda olduğu ifade edilmiştir.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri gereği yasal düzenlemede sayılan şekillerde İdarenin sahip olduğu araçların trafik tescili yapılmalı ve taşınır kayıtları yapılmak suretiyle İdare envanterinde de takip edilmelidir. Söz konusu tescil işlemlerinin takibi ve mevcut durumları muhtemel hukuki ihtilafların önlenmesini de temin edecektir.

Söz konusu hususa ilişkin olarak yapılan incelemede; Noterler Birliğinden alınan İdare adına tescil edilmiş taşıtların listesi ile İdareye ait taşıtlara ilişkin envanter kayıtlarının karşılaştırılması sonucunda İdare adına kayıtlı 25 adet aracın envanterde bulunmadığı tespit edilmiştir.

İdarenin sahip olduğu taşıtlar diğer tüm taşıtlar gibi tescil edilmekte ve Noterler Birliği kayıtlarında yer almaktadır. Kamu kurum ve kuruluşları ise sahibi oldukları taşıtları ayrıca envanter kayıtlarında tutmakta ve bu kayıtlar vesilesiyle kontrol ve denetim işlemlerini gerçekleştirmektedirler. Taşıtlar gerek Noterler Birliği gerekse de idarelerin kendi bilgi sistemlerinde kayıt altına alındığından her iki kaydın birbiri ile uyumlu olması gerektiği açıktır.

Denetim tespitimiz üzerine, İdare tarafından; bulguda yer alan hususa iştirak edilmiş ve gerekli düzeltici işlemlerin tesis edileceği ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere araçların kayıt, kontrol ve takibi yapılmalı, envanter kayıtları ile trafik tescil kayıtlarının uyumlu hale getirilerek araç envanteri ile muhasebe kayıtları arasında analize ve karşılaştırmaya imkân verecek şekilde düzeltme ve güncellemelerin yapılması gerektiği değerlendirilmektedir.