|
ÖZET: İdare alacaklarına ilişkin tahsilat ve takip süreçlerinin etkin bir şekilde yürütülmediği tespit edilmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 11. maddesi, üst yöneticilerin kaynakların etkili ve verimli bir şekilde yönetilmesinden sorumlu olduğunu belirtmektedir. Bu sorumluluk, harcama yetkilileri, mali hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirilmelidir. Ayrıca, aynı kanunun 38. maddesi, kamu gelirlerinin zamanında ve eksiksiz olarak tahsil edilmesinin gerekliliğini vurgulamaktadır.
Yapılan denetimlerde, idare tarafından takip edilmesi gereken toplam 760.732,84 TL tutarındaki vadesi geçmiş alacakların gerekli işlemlerinin yapılmadığı görülmüştür. Her bir gelir kaleminin farklı mevzuatlara tabi olduğu ve zamanaşımı sürelerinin dikkate alınması gerektiği unutulmamalıdır. Zamanaşımına uğrayan borçlar, eksik borç haline dönüşmekte ve yalnızca borçlunun isteğiyle tahsil edilebilmektedir. Sonuç olarak, ilgili müdürlükler arasında gerekli koordinasyon sağlanarak, hukuki takibat başlatılmayan vadesi geçmiş alacaklar için tahsilat ve takip süreçlerinin hızlandırılması önem arz etmektedir. Bu süreçlerin etkin bir şekilde yürütülmesi, kamu mali yönetiminin sağlıklı işleyişi açısından kritik bir öneme sahiptir. |
BULGU: İdare Alacaklarına İlişkin Tahsilat ve Takip Süreçlerinin Etkin Olarak İşletilmemesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi
İdare alacaklarına yönelik tahsilat ve takip işlemlerinin etkin bir şekilde yerine getirilmediği görülmüştür.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Üst yöneticiler” başlıklı 11’inci maddesinde; üst yöneticilerin, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesini ve kullanılmasını sağlamaktan, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden mahalli idarelerde meclislerine karşı sorumlu oldukları ifade edilmiştir. Yine üst yöneticilerin bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, mali hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirecekleri belirtilmiştir.
Aynı Kanun’un “Gelirlerin toplanması sorumluluğu” başlıklı 38’inci maddesinde; kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanların, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumlu olduğu hüküm altına alınmıştır. Yine Kanun’un “Mali hizmetler birimi” başlıklı 60’ıncı maddesinin (e) bendinde de ilgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek mali hizmetler biriminin görevleri arasında sayılmıştır.
Yapılan incelemede; İdare tarafından, muhtelif zamanlarda ortaya çıkan çeşitli gelirlerden oluşan toplam 760.732,84 TL tutarındaki vadesi geçmiş alacağa ilişkin gerekli takip ve tahsilatın sağlanmadığı görülmüştür.
Yukarıda sayılan gelir unsurlarından her birinin farklı mevzuatlara tabi olduğu, bunlar için farklı zamanaşımı süreleri öngörüldüğü gözden kaçırılmamalıdır. Zamanaşımına uğramış bir borcun eksik borç haline dönüşeceği dolayısıyla borçlunun sadece kendi isteğiyle borcunu ifa ettiği zaman borcun tahsil edilebileceği unutulmamalıdır.
Kamu İdaresi bulgu konusu hususa iştirak etmiş olup eksikliklerin tamamlanacağını ifade etmiştir.
Sonuç olarak, yukarıdaki bilgiler çerçevesinde ilgili müdürlükler arasında gerekli koordinasyon sağlanarak hukuki takibat başlatılmayan vadesi geçmiş alacaklar için zamanaşımı süreleri de dikkate alınarak tahsilat ve takip süreçlerinin hızlandırılması gerekmektedir.