|
ÖZET: İdare alacaklarının tahsilat ve takip süreçlerinin etkin bir şekilde yürütülmediği tespit edilmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun ilgili maddeleri, üst yöneticilerin kaynakların etkili ve verimli kullanılmasından sorumlu olduğunu belirtmektedir. Ancak yapılan incelemelerde, toplam 11.586.343,55 TL tutarındaki vadesi geçmiş alacakların gerekli takip ve tahsilat işlemlerinin gerçekleştirilmediği görülmüştür. Bu durum, farklı mevzuatların ve zamanaşımı sürelerinin dikkate alınmaması nedeniyle alacakların zamanaşımına uğrama riski taşımaktadır.
Belediye, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun çerçevesinde bazı tahsilat adımları attığını bildirmiştir. 2024 yılı içinde 1.032 mükellefe ödeme emri gönderildiği ve 899 haciz işlemi yapıldığı belirtilmiştir. Ancak, bu işlemlerin alacakların genel toplamı karşısında yetersiz kaldığı ve hukuki takip süreçlerinin başlatılmadığı anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, tahsilat süreçlerinin daha sistematik bir şekilde yürütülmesi gerektiği ortaya çıkmaktadır. Sonuç olarak, ilgili müdürlükler arasında gerekli koordinasyon sağlanarak, hukuki takibat başlatılmayan vadesi geçmiş alacaklar için zamanaşımı süreleri göz önünde bulundurularak tahsilat ve takip süreçlerinin hızlandırılması önem arz etmektedir. |
BULGU: İdare Alacaklarına İlişkin Tahsilat ve Takip Süreçlerinin Etkin Olarak İşletilmemesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi
İdare alacaklarına yönelik tahsilat ve takip işlemlerinin etkin bir şekilde yerine getirilmediği görülmüştür.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Üst yöneticiler” başlıklı 11’inci maddesinde; üst yöneticilerin, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesini ve kullanılmasını sağlamaktan, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden mahalli idarelerde meclislerine karşı sorumlu oldukları ifade edilmiştir. Yine üst yöneticilerin bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, mali hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirecekleri belirtilmiştir.
Aynı Kanun’un “Gelirlerin toplanması sorumluluğu” başlıklı 38’inci maddesinde; kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanların, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumlu olduğu hüküm altına alınmıştır. Yine Kanun’un “Mali hizmetler birimi” başlıklı 60’ıncı maddesinin (e) bendinde de ilgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek mali hizmetler biriminin görevleri arasında sayılmıştır.
Yapılan incelemede; İdare tarafından, muhtelif zamanlarda ortaya çıkan su geliri, vergi ve para cezası ile harçlar vb. kalemlerden oluşan toplam 11.586.343,55 TL tutarındaki vadesi geçmiş alacağa ilişkin gerekli takip ve tahsilatın sağlanmadığı görülmüştür.
Yukarıda sayılan gelir unsurlarından her birinin farklı mevzuatlara tabi olduğu, bunlar için farklı zamanaşımı süreleri öngörüldüğü gözden kaçırılmamalıdır. Zamanaşımına uğramış bir borcun eksik borç haline dönüşeceği dolayısıyla borçlunun sadece kendi isteğiyle borcunu ifa ettiği zaman borcun tahsil edilebileceği unutulmamalıdır.
Belediye cevabında, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında ödeme emri ve haciz işlemleri uygulandığı, 2024 yılı içinde 1.032 mükellefe ödeme emri gönderildiği ve 2022-2025 yılları arasında toplam 899 haciz işlemi yapıldığı belirtilmiştir. Ayrıca borç bildirimi amacıyla SMS bilgilendirmesi yapıldığı ve sık yapılandırma uygulamalarının tahsilat motivasyonunu azalttığı ifade edilmiştir.
Ancak bulguda, toplam 11.586.343,55 TL tutarında vadesi geçmiş alacağa ilişkin etkin tahsilat sağlanamadığı ve bu alacakların zamanaşımına uğrama riski taşıdığı tespit edilmiştir. Belediyenin verdiği bilgiler bazı tahsilat adımlarının atıldığını göstermekle birlikte, bu işlemlerin alacakların genel toplamı karşısında sınırlı kaldığı, alacağın önemli bir kısmı için hukuki takip sürecinin başlatılmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, belediyenin cevabı bulguyu tam olarak karşılamamakta; vadesi geçmiş tüm kamu alacakları için birimlerin koordinasyon içinde hareket ederek, zamanaşımı riskine karşı daha kapsamlı ve sistematik bir tahsilat süreci yürütmesi gerektiği açıkça ortaya çıkmaktadır.
Sonuç olarak, yukarıdaki bilgiler çerçevesinde ilgili müdürlükler arasında gerekli koordinasyon sağlanarak hukuki takibat başlatılmayan vadesi geçmiş alacaklar için zamanaşımı süreleri de dikkate alınarak tahsilat ve takip süreçlerinin hızlandırılması gerekmektedir.