ÖZET: İdare hizmet araçlarının, görev emri olmaksızın il dışına çıkarılması, 2024 yılı Sayıştay denetim raporlarında tespit edilmiştir. Büyükşehir Belediyesi’ne ait bazı araçların, belirli bir görev emri olmadan personel tarafından kullanıldığı gözlemlenmiştir. 237 sayılı Taşıt Kanunu, belediyelere ait araçların kullanımına dair sıkı düzenlemeler içermekte ve bu araçların yalnızca belirli unvanlara sahip kişilere tahsis edilebileceğini belirtmektedir. Ayrıca, devlet memurlarının resmi belgeleri ve araçları, yetki verilen alanlar dışında kullanmamaları gerektiği 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda açıkça ifade edilmiştir.

Denetim sürecinde, Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü’nden alınan Hızlı Geçiş Sistemi (HGS) verileri incelenmiş ve bazı araçların il dışına çıkışlarının görev emri olmaksızın gerçekleştiği tespit edilmiştir. İdare, araçların il dışı görev yazılarının alındığını ve düzenli raporlar oluşturulduğunu belirtse de, bu araçlara ait herhangi bir görev yazısı sunulamamıştır. Bu durum, araçların şahsi kullanım riskini artırmakta ve kamu kaynaklarının etkin kullanımını tehlikeye atmaktadır.

Sonuç olarak, İdare’nin araçlarının hizmet amacına uygun bir şekilde kullanılması, bu kullanımlar için gerekli görevlendirme yazılarının temin edilmesi ve ilgili kayıtların düzenli olarak tutulması büyük önem taşımaktadır. Bu önlemler, hem iç kontrol risklerini azaltacak hem de kamu kaynaklarının verimli kullanımını sağlayacaktır.

BULGU: İdare Hizmet Araçları ile Görevlendirme Yazısı Olmadan İl Dışına Çıkılması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Belediyesi

İdareye ait olan veya muhtelif ihalelerde İdare tarafından kiralanan bazı araçların herhangi bir görev emri olmaksızın bazı personel tarafından il dışında kullanıldığı görülmüştür.

237 sayılı Taşıt Kanunu’nun “Kanunun Şümulü” başlıklı 1’nci maddesinde; belediyeler ve bunların bağlı kuruluşlarına ait araçların bu Kanun kapsamında değerlendirileceği, “Taşıt verilecekler” başlıklı 4’ncü maddesinde ise emirlerine ve zatlarına binek otomobili verilenlerin (1) sayılı cetvelde, makam hizmetlerine tahsis edilen taşıtların (2) sayılı cetvelde gösterildiği belirtilmiştir.

Anılan Kanun’un “Cezalar” başlıklı 16’ıncı maddesinde ise bu Kanun’un kapsamına giren taşıtları her ne suretle olursa olsun tahsis olunduğu işin gayrisinde veya şahsî hususlarda kullananlar veya kullanılmasına müsaade edenler için cezai müeyyide öngörülmüştür.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Resmî Belge, Araç ve Gereçlerin Yetki Verilen Mahaller Dışına Çıkarılmaması ve İadesi” başlıklı 16’ncı maddesinde, devlet memurlarının görevleri ile ilgili resmî belge, araç ve gereçleri, yetki verilen mahaller dışına çıkaramayacakları, hususi işlerinde kullanamayacakları açıkça ifade edilmiştir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kendisine araç tahsis edilecek kişilerin 237 sayılı Kanun’da çok sınırlı olarak sayıldığı, mezkûr Kanun’da belirtilen unvanlar dışında kimsenin emrine ve zatına araç tahsis edilemeyeceği ve hizmet araçlarının tahsis edildiği işin amacı dışında şahsi işlerde kullanılamayacağı açıkça anlaşılmaktadır.

Yapılan incelemede, Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü’nden (PTT) İdarenin Araç Yönetim Sisteminde (AYS) bulunan binek araçların 2024 yılı içerisinde Hızlı Geçiş Sistemi (HGS) üzerinden yapmış oldukları geçişleri incelemek adına ilgili plakaların HGS giriş ve çıkış kayıtları istenmiştir. PTT tarafından iletilen veriler üzerinden söz konusu plakalardan il dışında HGS’den giriş ve çıkışları bulunan araçların görev emri bulunup bulunmadığı hususu İdareden talep edilmiştir. Söz konusu talep üzerine İdare tarafından verilen cevapta araçların yapmış olduğu giriş ve çıkışlardan bazı araçlara ait görev emri yazısı tarafımıza sunulmuştur. Gerek Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından gerekse de diğer müdürlükler tarafından muhtelif ihalelerde kiralanan ve çoğunluğu oluşturan diğer araçlara ait herhangi bir görev emri yazısı ise sunulamamıştır. Bu bağlamda, İdareye ait olan veya muhtelif ihalelerde İdare tarafından kiralanan bazı araçların herhangi bir görev emri olmaksızın bazı personel tarafından il dışında kullanıldığı tespit edilmiştir.

Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine, İdare tarafından özetle; İdare bünyesindeki araçların il dışı görev yazılarının alındığı ve her ay düzenli olarak il dışı ihlal raporlarının Araç Takip Sistemi üzerinden raporlandığı ifade edilmiştir.

Halbuki; bulgu metninde de belirtildiği üzere PTT’den alınan ve il dışına gittikleri tespit edilen bazı araçlara ilişkin İdare tarafından herhangi bir görev yazısı tarafımıza sunulamamıştır.

Görevlendirme yazısı ya da izni olmadan araçların il dışında kullanımları “şahsi kullanım” riskini oluşturmaktadır. Söz konusu husus İdare açısından hem iç kontrol riski hem de kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanılmaması sonucunu doğurabilecektir.

Sonuç olarak, İdare tarafından edinilen araçların hizmet amacına uygun olarak kullanılması, kullanımlarda görevlendirme yazılarının olması ve bu hususlara ilişkin kayıtların tutulması sağlanmalıdır.