|
ÖZET: İdare tarafından kiralanan taşınmazların kira işlemlerinde çeşitli hatalı uygulamalar tespit edilmiştir. 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, büyükşehir olmayan il kapsamındaki ilçe belediyelerinin mülkiyetindeki taşınmazlara dair tahmini kira bedeli hesaplamalarının sözlü bilgilerle yapıldığını ve bu hesaplamaların dayanak belgelerinin dosyalarda bulunmadığını ortaya koymuştur. Ayrıca, kira bedellerinin tahsil edilmemesine rağmen sözleşmelerin feshedilmediği ve kiracıların ihale yasaklaması için gerekli işlemlerin yapılmadığı gözlemlenmiştir. Kiralanan taşınmazların kullanıcıları adına abonelik kaydının yapılmaması ve bazı sözleşmelerde abonelikle ilgili hükümlerin eksik olması da dikkat çekici bir durumdur.
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’na göre, tahmin edilen kira bedellerinin belirlenmesinde idarelerin araştırma yapma yetkisi bulunmaktadır. Ancak, bu bedellerin hesaplamaya esas dayanaklarının bir hesap tutanağında gösterilmesi ve asıl evrak arasında saklanması zorunludur. Kiracıların sözleşme şartlarına uymaması durumunda, sözleşmelerinin feshedilmesi ve ilgili bakanlığa bildirimde bulunulması gerekmektedir. Ayrıca, kiralanan taşınmazların abonelik işlemlerinin düzgün bir şekilde takip edilmesi de önem arz etmektedir. Denetim bulguları neticesinde, idare tarafından yapılan hatalı uygulamaların gelecekte tekrarlanmaması için gerekli önlemlerin alınacağı belirtilmiştir. Kiracıların sözleşmelerinde belirtilen sürelerde kira bedellerini ödememeleri durumunda, sözleşmelerinin feshedilmesi ve ihale yasaklısı yapılması için ilgili bakanlığa bildirimde bulunulması gerektiği vurgulanmaktadır. Bu durum, idarenin taşınmaz kiralama süreçlerinde daha dikkatli ve mevzuata uygun hareket etmesi gerektiğini göstermektedir. |
BULGU: İdare Tarafından Kiralanan Taşınmazların Kira İşlemlerinde Hatalı Uygulamalar Bulunması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi
İdare mülkiyetinde bulunan taşınmazlara ilişkin tahmini kira bedeli hesaplamalarının sözlü alınan bilgilerle gerçekleştirildiği ve hesaplamalara esas dayanakların dosyalarında saklanmadığı, İdare tarafından tahsili yapılmayan taşınmaz kira bedelleri bulunmasına karşın kira sözleşmelerinin feshedilmediği ve kiracıların ihalelerden yasaklanması için gerekli işlemlerin yapılmadığı, kiralanan taşınmazların kullanıcıları adına abone kaydının yapılmadığı, bazı taşınmazların kira sözleşmelerinde aboneliklere ilişkin hüküm bulunmadığı ve bunların takibinin sağlanmadığı görülmüştür.
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun “Tahmin edilen bedelin tespiti” başlıklı 9’uncu maddesinde; tahmin edilen bedelin, idarelerce tespit edileceği veya ettirileceği, işin özelliğine göre gerektiğinde bu bedel veya bu bedelin hesabında kullanılacak fiyatların belediye, ticaret odası, sanayi odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulacağı, tahmin edilen bedelin, dayanaklarının da eklendiği bir hesap tutanağında gösterileceği ve asıl evrak arasında saklanacağı belirtilmiştir.
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun “Müteahhit veya müşterinin sözleşmenin bozulmasına neden olması” başlıklı 62’nci maddesinde sözleşme yapıldıktan sonra 63’üncü maddede yazılı hükümler dışında müteahhit veya müşterinin taahhüdünden vazgeçmesi veya taahhüdünü, şartname ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi üzerine, idarenin en az 10 gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi halinde, ayrıca protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin teminatın gelir kaydedileceği ve sözleşmenin feshedilerek hesabın genel hükümlere göre tasfiye edileceği, gelir kaydedilen kesin teminatın müteahhit veya müşterinin borcuna mahsup edilemeyeceği ifade edilmiştir.
2886 sayılı Kanun’un “İdarelerce ihalelere katılmaktan geçici yasaklama” başlıklı 84’üncü maddesinin üçüncü fıkrasında, üzerine ihale yapıldığı halde usulüne göre sözleşme yapmayan istekliler ile sözleşme yapıldıktan sonra taahhüdünden vazgeçen ve mücbir sebepler dışında taahhüdünü sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirmeyen müteahhit veya müşteriler hakkında da ihaleyi yapan bakanlık veya ilgili bakanlık tarafından, bir yıla kadar ihalelere katılmaktan yasaklama kararı verileceği ve bu kararların Resmi Gazete’de ilan ettirildiği gibi ilgililerin müteahhitlik sicillerine işleneceği, beşinci fıkrasında ise; ihaleyi yapan idarelerin ihalelere katılmaktan yasaklamayı gerektirir bir durumla karşılaştıkları takdirde, gereğinin yapılması için bu durumu ilgili bakanlığa bildirmekle yükümlü oldukları belirtilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri çerçevesinde; kiralamalara ilişkin tahmini bedellerin belirlenmesinde idarelerin hesaplama yaparken araştırma yapma yöntemi konusunda takdir hakkına sahip olduğu, gerektiğinde maddede sayılan yerlerden bilgi alınabileceği fakat tahmin edilen bedelin, hesaplamaya esas dayanaklarının da eklendiği bir hesap tutanağında gösterileceği ve asıl evrak arasında saklanacağının zorunlu olduğu; kira bedellerini sözleşmelerinde belirtilen sürelerde ödemeyen kiracıların sözleşmelerinin feshedilmesi ve ihale yasaklısı yapılmalarına ilişkin olarak ilgili bakanlık olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bildirimde bulunulması gerektiği anlaşılmaktadır.
Sözleşmeler en az iki tarafı bulunan ve üzerinde anlaşılan konu hakkında ilgili taraflara hak ve sorumluluklar yükleyen, uyulmadığı takdirde kanunlarla belirlenmiş müeyyidelerin uygulanmasına neden olan karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla gerçekleşen işlemlerdir. Bu beyanların hukuksal bir sonuç doğurması yine kanunlarla belirlenmiş usul ve şekillerde gerçekleşmesine bağlıdır.
Sözleşmelere ilişkin genel usuller 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile belirlenmiştir. Borcun muaccel hale gelmesine rağmen borçlu olan tarafın yükümlülüklerini zamanında yerine getirmemesi halinde alacaklı olan taraf Kanun’un kendisine verdiği hakları kullanarak alacağının tahsili için gerekli yasal girişimleri başlatabilir.
Ancak taraflardan biri kamu olan ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında ihale edilerek sözleşmeye bağlanan işlerde sözleşme hükümlerine uyulmamasının genel hükümlerin yanında ne gibi özel sonuçlar doğuracağı yine 2886 sayılı Kanun tarafından belirlenmiştir.
Yapılan incelemede, İdare mülkiyetinde bulunan taşınmazlara ilişkin tahmini kira bedeli hesaplamalarının sözlü alınan bilgilerle gerçekleştirildiği ve hesaplamalara esas dayanakların dosyalarında yer almadığı, kira ödeme yükümlülüklerini sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirmeyen kiracıların sözleşmelerinin feshedilmediği ve ihale yasaklısı yapılmalarına yönelik gerekli işlemlerin yapılmadığı tespit edilmiştir.
Ayrıca, Belediyenin taşınmazlarının kiraya verilmesi ile ilgili olarak üçüncü kişilerle imzalamış olduğu taşınmaz kira sözleşmesinin muhtelif maddelerinde; kiracının kiraladığı taşınmaza ilişkin her türlü elektrik, su, telefon ve doğalgaz aboneliklerini kendi adına yaptırmak, katılma payı dahil giderleri düzenli ödemek zorunda olduğu belirtilmesine rağmen kiralanan taşınmazların bazılarının kullanıcıları adına abone kaydının yapılmadığı, bazı taşınmazların kira sözleşmelerinde aboneliklere ilişkin hüküm bulunmadığı ve bunların takibinin sağlıklı bir şekilde yapılmadığı görülmüştür.
Özetle, İdare tarafından 3’inci kişilere kiralanan taşınmazların uygulamasında yapılan hatalara ilişkin olarak;
-Tahmini kira bedeli hesaplamalarının mevzuat hükümlerine uygun olmadığı,
-Kiraya verilen bir büfenin su okuma sayacının olmadığı suyun kiracı tarafından bedelsiz kullanıldığı,
-Kiraya verilen bir büfenin elektrik okuma sayacının İdare üzerinde kaldığı, elektriğin kiracı tarafından bedelsiz kullanıldığı, elektrik faturalarının İdare tarafından ödendiği,
-Kiraya verilen sanayideki bir büfe ile parkta bulunan bir büfenin kiralarının ödenmediği fakat sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yükümlülüklerini yerine getirmeyen kiracılara ilişkin mevzuat gerekliliklerinin yerine getirilmediği,
-Belediye fırınının yıllık kira tutarının kira şartname ve sözleşme hükümlerine uygun olarak peşin tahsil edilmesi gerekirken 2 taksitte tahsil edildiği
Görülmüştür.
Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine, İdare tarafından; bulgu konusu hususa iştirak edilmiş ve Belediye tarafından yapılacak olan müteakip taşınmaz kiralamalarında bulguda belirtilen hatalı uygulamaların yapılmayacağı ifade edilmiştir.
Sonuç itibarıyla, Skiraya verilen taşınmazlardan abonelikleri Belediye adına olanların kapatılarak kiracılar adına aboneliklerin açılması ve adına abone kaydı bulunmayan kiracıların ise abone kayıtlarının yaptırılmasının sağlanması, kira bedellerini sözleşmelerinde belirtilen sürelerde ödemeyen kiracıların sözleşmelerinin feshedilmesi ve ilgililerin ihale yasaklısı yapılması hususunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bildirimde bulunulması gerektiği değerlendirilmektedir.