|
ÖZET: İdareye ait taşınmazların diğer kamu kurumlarına tahsis edilmesi ve tahsisli kullanımının muhasebe kayıtlarında yer almadığı tespit edilmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun ilgili maddeleri, belediyelerin taşınmazları kamu kurumlarına devretme ve tahsis etme yetkisini düzenlemektedir. Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği ve Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği, tahsis edilen taşınmazların belirli hesaplarda izlenmesi gerektiğini belirtmektedir.
Yapılan incelemeler sonucunda, idarenin mülkiyetinde bulunan bir arsa ve iki bina niteliğindeki taşınmaz ile tahsisli kullanılan bir bina, ilgili hesaplarda kaydedilmediği ortaya çıkmıştır. Bu durum, taşınmazların hangi tutarda idareye ait olduğu veya hangi tutarda tahsis edildiğinin anlaşılmasını zorlaştırmakta ve muhasebe hatalarına yol açmaktadır. Sonuç olarak, idarenin taşınmazlarının diğer kamu kurumlarına tahsis edilmesi ve tahsisli kullanımının muhasebe kayıtlarında doğru bir şekilde izlenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu durum, mali tabloların doğruluğu ve şeffaflığı açısından kritik bir gereklilik oluşturmaktadır. |
BULGU: İdare Tarafından Tahsis Edilen ve Tahsisli Kullanılan Taşınmazların Muhasebe Kayıtlarında Yer Almaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi
İdare taşınmazlarından diğer kurum ve kuruluşlara tahsis edilenler ile tahsisli kullanılan taşınmazların ilgili varlık hesaplarında izlenmediği görülmüştür.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun;
15’inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde, belediyelerin yetkileri ve imtiyazları arasında “mahallî müşterek nitelikteki hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla, belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde taşınmaz almak, kamulaştırmak, satmak, kiralamak veya kiraya vermek, trampa etmek, tahsis etmek, bunlar üzerinde sınırlı aynî hak tesis etmek” sayılmış,
75’inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, belediyelerin kendilerine ait taşınmazları, asli görev ve hizmetlerinde kullanılmak üzere bedelli veya bedelsiz olarak kamu kurum ve kuruluşlarına devredebileceği veya süresi yirmi beş yılı geçmemek üzere tahsis edebileceği, aynı kuruluşlara kiraya da verilebileceği belirtilmiştir.
Nitekim Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin 130 ve 132’nci maddeleri ile Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin 188, 189, 190, 191 ve 192’nci maddelerinde tahsis edilen taşınmazların niteliklerine göre, 250-Arazi ve Arsalar Hesabı, 251- Yeraltı ve Yerüstü Düzenleri Hesabı veya 252-Binalar Hesabında izleneceği belirtilmiştir. Bu amaçla Mahalli İdareler Detaylı Hesap Planında yukarıdaki ana hesaplar altında çalışacak yardımcı hesaplar “02 Kamu İdaresinin Tahsis Ettiği Taşınmazlar”, “03 Tahsisli Kullanılan Taşınmazlar” olarak belirlenmiş olup Yönetmelik’in 187’nci maddesinde “Kamu idaresinin mülkiyetinde olan taşınmazlar, bunlardan diğer kamu idarelerine tahsis edilenler ve kamu idarelerince tahsisli olarak kullanılanlar yardımcı hesaplar itibarıyla izlenir” denilmiştir.
Yapılan incelemede, İdarenin mülkiyetinde olup diğer kamu idarelerine tahsis edilen 1 adet arsa, 2 adet bina niteliğindeki taşınmazların ve İdare tarafından tahsisli kullanılan 1 adet bina niteliğindeki taşınmazın yukarıda açıklanan esaslara göre 250-Arazi ve Arsalar Hesabı ve 252-Binalar Hesabının 02 Kamu idaresinin tahsis ettiği taşınmazlar ve 03 Tahsisli kullanılan taşınmazlar yardımcı hesap kodlarında izlenmediği tespit edilmiştir.
İdarenin mülkiyetinde olan, tahsis ettiği ve tahsisli kullanılan taşınmazlar için detaylı hesap planında yer alan ikinci düzeydeki kodlara uygun tasnif yapılmaması, mali tablolarda hangi tutarda taşınmazın İdarenin kendi mülkiyetinde olduğu, hangi tutarda taşınmazın tahsis edildiği veya tahsisli kullanıldığının anlaşılamamasına neden olmakta, 250-Arazi ve Arsalar Hesabı ile 252-Binalar Hesabında hataya yol açmaktadır.
Sonuç olarak, İdare taşınmazlarından diğer kurum ve kuruluşlara tahsis edilenler ile tahsisli kullanılan taşınmazların ilgili varlık hesaplarında izlenmesi gerekmektedir.