| ÖZET: Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait taşınmazların ecrimisil karşılığı kullandırılması neticesinde işgal halinin sürekliliğinin ve düşük ecrimisil tahakkuk ve tahsilat oranlarının tespit edilmiştir. Gerçek veya tüzel kişilerce idare taşınmazının kamu izni olmaksızın kullanılması durumunda, 2886 sayılı Kanun’un 75’inci maddesinde belirtilen yaptırımlar uygulanacaktır. Ecrimisil bedelleri işgalci tarafından ödenmesi gereken ve esas itibarıyla kira geliri olarak değerlendirilemeyecek bir tazminattır. Yapılan incelemede, idareye ait 6.793 adet taşınmazın ecrimisil karşılığı kullandırıldığı ve düşük ecrimisil tahakkuk ve tahsilat oranlarının tespit edildiği belirlenmiştir. |
BULGU: İdare Taşınmazlarının Ecrimisil Karşılığı Kullandırılması, Ecrimisil Tahakkuk ve Tahsilatlarının Düşük Olması
2021 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Özel Bütçeli İdare
Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait taşınmazların ecrimisil karşılığı kullandırılması neticesinde taşınmaz işgaline süreklilik kazandırılarak ecrimisil uygulamasının kira niteliğine büründürüldüğü, hali hazırda devam eden işgallere ilişkin olarak da ecrimisil tahakkuk ve tahsilat oranlarının düşük düzeylerde kaldığı, geçici bir durum olması gereken işgal halinin sonlandırılması için gerekli girişimlerde bulunulmadığı tespit edilmiştir.
Taşınmazların kamu idaresinin izni olmaksızın kullanılması durumunda uygulanacak yaptırımlar, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun “Ecrimisil ve tahliye” başlıklı 75’inci maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre idarenin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenilmesi gerekmektedir. Aynı maddede, ecrimisil talep edilebilmesi için, idarenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olmasının gerekmediği ve fuzuli şagilin kusurunun aranmadığı, işgal edilen taşınmaz malın idarenin talebi üzerine bulunduğu yer mülki amiri tarafından tahliye ettirilerek idareye teslim edileceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca ecrimisile itiraz edilmemesi halinde yüzde yirmi, peşin ödenmesi halinde ise ayrıca yüzde onbeş indirim uygulanacağı, ecrimisil bedeli fuzuli şagil tarafından rızaen ödenmez ise hesaplanan tutarın 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunacağı belirtilmiştir.
Yukarıdaki mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, ecrimisil idare taşınmazının gerçek veya tüzel kişilerce işgal edilmesi nedeniyle işgalci tarafından ödenmesi gereken ve esas itibarıyla kira geliri olarak değerlendirilemeyecek bir tazminattır. Ayrıca mevzuata aykırı bir uygulama olarak ecrimisilin olağan bir hale dönüştürülmesi, idare malını haksız yere kullananın ödüllendirilmesi sonucunu doğuracağı gibi ecrimisile itiraz edilmemesi halinde yüzde yirmi, peşin ödenmesi halinde ise ayrıca yüzde on beş indirim uygulanılması da taşınmazın rayicin altında bir bedelle kiralanmasına neden olmaktadır.
Yapılan incelemede, idareye ait 6.793 adet taşınmazın ecrimisil karşılığı kullandırıldığı, bunlardan 1.525 adet işgalci ile 17 Kasım 2020 tarihinde yürürlüğe giren 7256 sayılı Kanun kapsamında kira sözleşmesi yapıldığı, kalan 5.268 adet taşınmaza ilişkin haksız kullanımların bir kısmının uzun süredir devam etmesine rağmen bazı Bölge Müdürlüklerinde herhangi bir komisyon kararı alınmayarak ecrimisil tahakkukunun yapılmadığı, daha önce tahakkuku yapılan ecrimisil bedellerinin ise tahsilat oranlarının düşük olduğu ve fuzuli şagilin taşınmazı boşaltması için de herhangi bir girişimde bulunulmadığı tespit edilmiştir. Diğer bir ifade ile bu taşınmazların tahliyesi yoluna gidilmediği ve ecrimisil uygulamasının kira niteliğine büründürüldüğü görülmüştür.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalara göre, Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesindeki taşınmazların hukuka aykırı kullanımı halinde 2886 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda ecrimisil bedellerinin tahakkuk ettirilerek tahsil edilmesi zorunlu olup, geçici bir durum olması gereken işgal haline son verildikten ve taşınmaz tahliye edildikten sonra olası gelir kayıplarının önüne geçilmesi amacıyla ihaleye çıkılarak kiraya verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.