ÖZET: İdarece çıkarılan yönetmeliklerde belirsizlikler tespit edilmiştir. Özellikle Abonelik Hizmetleri ve Tarifeler Yönetmeliği, borçlu abonelerin suyun kapatılması ve açılması süreçlerine dair usul ve süreleri net bir şekilde düzenlememektedir. Yönetmelikte, borcunu ödemeyen abonelerin sularının kapatılacağı ve ödemeleri durumunda açılacağı belirtilse de, bu süreçlerin nasıl işleyeceğine dair yazılı hükümler eksiktir. Bu durum, hukuk güvenliği ilkesine aykırı olup, kamu düzeninin sağlanabilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.

Mühür bozma suçlarıyla ilgili olarak, İdarenin yasal takip yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Yönetmelik, mühür bozma eylemlerini yasaklamakta ve bu fiilleri gerçekleştirenler hakkında yasal işlem başlatılacağını belirtmektedir. Ancak, bu suçların işlenmesi durumunda kurum zararının karşılanmaması şartı getirilmesi, üst hukuk normlarına aykırıdır. Ayrıca, 2024 yılı itibarıyla mühür bozma fiillerine karşı yapılan suç duyurularının sayısı, idarenin uygulamalarının etkinliğini sorgulatmaktadır.

Son olarak, katılma paylarının tahakkuk zamanı ile ilgili düzenlemelerde de belirsizlikler mevcuttur. Abonelik Hizmetleri ve Tarifeler Yönetmeliği, katılma paylarının kesin kabul sonrasına bırakılmasını öngörmekte, ancak bu durum geçici kabul ile ilişkilendirilmelidir. Ayrıca, Atık Suların Kanalizasyon Şebekesine Deşarj Yönetmeliği’nde kirlilik önlem payının tahakkukuna dair ifadeler de çelişkili durumlar yaratmaktadır. Bu nedenle, ilgili yönetmeliklerin güncellenmesi ve netleştirilmesi önem arz etmektedir.

BULGU: İdarece Çıkarılan Yönetmeliklerde Belirsiz Düzenlemelerin Olması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Bağlı İdaresi

İdarece çıkarılan yönetmeliklerin bazı maddelerinde belirsiz düzenlemelerin olduğu görülmüştür.

Abonelik Hizmetleri ve Tarifeler Yönetmeliğinde borcunu ödemeyen abonelerin sularının kapatılacağı, ödemesi durumunda açılacağı belirtilmesine rağmen bu süreçlere ilişkin usul ve sürelere yer verilmemesi

Abonelik Hizmetleri ve Tarifeler Yönetmeliği’nde ve abone sözleşmelerinde borçlu durumdaki abonelerin sularının kapatılması ve tekrar açılmasına ilişkin usul ve süreye dair yazılı hükümler belirlenmemiştir.

Adana Su Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Abonelik Hizmetleri ve Tarifeler Yönetmeliği’nin “Su kapama ve açma ücreti tarifesi ve esasları” başlıklı 63’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Borcunu ödemeyen abonenin veya yönetmeliğe aykırı davranışta bulunan abonenin suyu kullanıma kapatılır.”, ikinci fıkrasında ise “Borcun ödenmesi durumunda ve bu yönetmeliğe aykırı davranışın ortadan kalkması durumunda abonenin suyu kullanıma açılır.” hükümleri yer almaktadır.

Yönetmelik ve sözleşmede borçlu durumda bulunan abonenin suyunun kapatılacağı ve ödemesi halinde açılacağı belirtilmiş olmakla birlikte sürelere ve usule ilişkin olarak herhangi bir düzenleme yapılmamıştır.

Mevzuat hükümleri; kural getiren, düzenleyici, emredici ve de müeyyide ortaya koyan, hukukun üzerine inşa edildiği metinlerdir. Kişilerin hukuk kuralları ile güvenlik altına alınması yani hukuk güvenliği ilkesi, hukuk düzeninin hukuki güvenliği sağlayabilmesi adına mevzuat düzenlemelerinin herkes tarafından açık ve net olarak anlaşılabilmesi, düzenlemelerin kapsam ve nitelik olarak hem uygulayıcılar için kolaylık sağlaması hem de mükellefler için zorluklara neden olmadan ödevlerini yerine getirebilmelerinin gerçekleştirilmesidir.

Kamu düzeninin temini açısından borçlu durumda bulunan abonelerin sularının kapatılması ve yeniden açılmasına ilişkin süre ve usule ilişkin hususların açıkça belirtilerek Yönetmelik ve abone sözleşmelerine eklenmesi gerekmektedir.

Mühür bozma suçunun takibinde eksiklik olması

Mühür bozma eylemleri kapsamında İdarenin yasal takip yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşılmıştır.

Abonelik Hizmetleri ve Tarifeler Yönetmeliği’nin;

“Mühür koparmak” başlıklı 72’nci maddesinde; “(1) İdare tarafından takılan sayacın barkodunu, sayaç giriş ve çıkışına takılan plastik rekor aparatlarını, güvenlik kitini, mühür bağını, mührünü koparmak, kırmak yasaktır. (2) Hesabı kesilerek mühürlenen, kaçak su kullanımından dolayı suyu kullanıma kapatılarak mühürleme yapılan yerlerdeki mühürleri kırarak suyu kullanıma açanlar hakkında mühür fekki tutanağı tutulur. Mühürleme işlemi tekrar yapılır. (6) Yukarıdaki fiilleri işleyenler hakkında idarece mühür fekki tutanağı düzenlenerek ilgililer hakkında yasal işlem başlatılır.”,

“Su kapama ve açma ücreti tarifesi ve esasları” başlıklı 63’üncü maddesinde; “(b) Borcundan dolayı suyu kullanıma kapatılan abonelerin, borçlarını ödemeden kapalı suyu kullanıma açmaları halinde mühür fekki (mühür koparma) işlemi yapılır. (c) Mühür Fekki işlemine rağmen su kullanmaya devam eden abonelerin suyu, şube yolu bağlantısından, bunun mümkün olmaması halinde conta ile mühürlenerek kapatılır. Yapılacak bu işlemden dolayı açma-kapama ücreti tekrardan tahakkuk ettirilir. Ayrıca bu fiiller işlenmesi yasak fiillerden olup; bu suçu işleyen ve kurum zararını karşılamayan özel veya tüzel kişiler hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulur.”

hükümleri yer almaktadır.

Mezkur Yönetmelik’in “Kaçak su kullanımı tarifi ve uygulama esasları” başlıklı 64’üncü maddesinde ise kaçak su kullanımının suç olduğundan bahisle bu suçu işleyen ve kurum zararını karşılamayan kişiler hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulacağı belirtilmiştir.

Yukarıdaki mevzuat hükümlerinden anlaşıldığı üzere, Yönetmelik kapsamında mühür koparmak veya bozmak eylemi İdarece yasaklı işlemlerden kabul edilmiş olup Yönetmelik’in 72’nci maddesinde bu fiili işleyenler için yasal işlem başlatılacağı belirtilirken 63’üncü maddesinde bu suçu işlediği halde kurum zararını karşılamayanlar hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulacağı belirtilerek zararın giderilmesi karşılığında yasal takip yapılmayacağı anlaşılmaktadır.

İdare uygulamalarında 2024 yılında 301 mühür bozma fiiline karşı 155 suç duyurusu yapıldığı görülmüştür. 146 kişi ise borcunu ödediği veya taksitlendirdiği için bunlar hakkında yasal süreç işletilmemiştir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 203’üncü maddesinde mühür bozma suçu düzenlenmiş olup; kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişinin hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılacağı belirtilmiştir.

TCK’nın 203’üncü maddesi esasen bir şeyin saklanmasını veya varlığının olduğu gibi muhafazasını sağlamak üzere, kanunun veya yetkili makamların emrine uyularak konulmuş mührün kaldırılmasını cezalandırmaktadır. Burada mühürleme işleminin amacı devlet yönetiminin bir şeyi koruma altına alma ve başkalarının tasarrufunu önleme iradesinin konulan mühürle açıklanması olup, bu iradeyi etkisiz duruma getirerek onu ihlal eden herhangi bir eylem gerçekleştiği takdirde suç işlenmiş olacaktır. Bu nedenle, yasaya uygun biçimde konulan bir mührün bozulması, mühür bozma suçunun ön koşuludur.

TCK’da açıkça suç sayılan ve işlenmesi halinde yasal takibi gereken bir fiilin İdarece Yönetmelik hükümleri ile zararın karşılanmaması şartına bağlanması üst hukuk normuna aykırı olup bu kapsamda yer alan Yönetmelik hükümlerinin Türk Ceza Kanunu’na uyumlu hale getirilmesi gerekmektedir.

Su ve kanalizasyon harcamalarına katılma paylarının tahakkukunun kesin kabul sonrasına bırakılması

Abonelik Hizmetleri ve Tarifeler Yönetmeliği’nin 53’üncü maddesinde yeni inşa edilen, yenilenen veya tamir edilen kanalizasyon ve içme suyu şebeke inşaatlarının kesin kabulü yapıldıktan sonra su ve kanal harcamalarına katılma payı alınacağı belirtilmiştir.

2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Harcamalara Katılma Payları İle İlgili Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik”in “Payın tahakkuk zamanı” başlıklı 11 ve 15’inci maddelerinde kanalizasyon harcamalarına katılma payı ile su tesisleri harcamalarına katılma payının bu Yönetmeliğin 7’nci maddesinde belirtilen esaslar dahilinde tahakkuk ettirileceği; “Payın tahakkuk zamanı” başlıklı 7’nci maddesinde ise katılma payı tahakkukunun hizmetin tamamlanarak halkın istifadesine sunulmasından sonra yapılacağı işin bitirilerek hizmete açılmış olduğu geçici kabulünün yapılması ile belirleneceği ifade edilmiştir.

Belirtildiği üzere, katılma paylarının tahakkuk zamanı işin geçici kabulünün yapıldığı tarihtir.

Buna göre Yönetmelik’in 53’üncü maddesinde katılma payları tahakkuk zamanını kesin kabule bağlayan ifadenin geçici kabul olarak yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.

Atık Suların Kanalizasyon Şebekesine Deşarj Yönetmeliğinde kirlilik önlem payının tahakkukuna ilişkin hatalı ifadelerin bulunması

Yönetmelik’in 16’ncı maddesinde arıtma gerekli görülmediği takdirde işletmeye İdarece Deşarj Kalite Kontrol Ruhsatı (DKKR) verildikten sonra kirlilik önlem payı tahakkuku başlatılacağı belirtilmiştir.

Atık Suların Kanalizasyon Şebekesine Deşarj Yönetmeliği’nin “Yeni Kurulacak Endüstriler İçin Yararlanma Onayı Deşarj Kalite Kontrol Ruhsatı Alınması Esasları” başlıklı 16’ncı maddesine göre; kurulacak her endüstrinin iş yeri açma izni başvurusu sırasında ASKİ’ye DKKR başvurusu da yapmak zorunda olduğu, başvurunun değerlendirilmesinin ardından arıtma tesisi gerekliliğine karar verilerek işletmeye DKKR verileceği, arıtma gerekli görülmediği takdirde işyerinin atık su abonesi olarak kaydedileceği ve DKKR verilerek kirlilik önlem payı tahakkuku başlatılacağı ifade edilmiştir.

Kirlilik önlem payına (KÖP) ilişkin açıklamalar Yönetmelik’in 27’nci maddesinde yapılmış olup buna göre; atık su oluşumuna sebep olan kişilerden ASKİ tarafından atık suları ile ilgili ön arıtma yapmaları veya özel arıtma tesisi kurmaları istendiği ve kendilerine süre verildiği halde verilen süre içinde arıtma tesisi kurmadığı, arıtma tesisi kurduğu halde işletmediği, işlettiği halde limitleri sağlayamadığında, Yönetmelik’te ön görülen şartları sağlayıncaya veya atık su kaynağı kaldırılıncaya veya faaliyetine son verilinceye kadar KÖP ödeneceği belirtilmiştir.

Mevzuat hükmünden anlaşılacağı üzere KÖP uygulaması cezai bir işlem niteliğine haiz olup İdarece yapılan denetimler neticesinde Yönetmelik’te belirlenen şartları sağlamayan işletmelere tahakkuk ettirilmektedir.

Bu halde Yönetmelik’in 16’ncı maddesinde açıklandığı üzere; arıtma gerekli görülmediği takdirde işletmeye İdarece DKKR verildikten sonra kirlilik önlem payı tahakkuku başlatılacağına ilişkin ifade Yönetmelik’in 27’nci maddesi ile çelişmekte olup KÖP’ün tanımına uygun olarak yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.