|
ÖZET: İdarenin 2024 yılına ait denetim raporlarında, katma değer vergisi (KDV) dahil tahsil edilen mal ve hizmet bedellerinin, faaliyet gelirleri olarak kaydedildiği tespit edilmiştir. Bu süreçte, KDV’nin vergiyi oluşturan kısmının ayrıştırılmadığı ve genel bütçe gelirleri arasında izlenmediği görülmüştür. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’na göre, Türkiye’de gerçekleştirilen ticari ve mesleki faaliyetler KDV’ye tabidir. Mükellefler, mal teslimi ve hizmet ifası sırasında KDV’nin beyanını yapmakla yükümlüdür.
Yapılan incelemelerde, belediyenin 2024 yılı Vergi-Harç ve Ücret Tarifesi’nde, “Ücrete Tabi İşler” bölümünde KDV’nin dahil olduğu belirtilmesine rağmen, tahsil edilen tutarların KDV’sinin ayrıştırılmadığı ve doğrudan gelirler hesabına kaydedildiği anlaşılmıştır. Bu durum, 391-Hesaplanan Katma Değer Vergisi Hesabı’nın doğru bir şekilde izlenmediğini göstermektedir. Sonuç olarak, ilgili mevzuat hükümlerine aykırı uygulamalar nedeniyle çeşitli hesaplarda hatalı bilgiler bulunmaktadır. İdarenin, mal ve hizmet satışlarından elde edilen KDV’nin ayrıştırılması, indirilemeyen KDV’nin beyan edilmesi ve doğru hesaplarda izlenmesi gerekmektedir. Bu durum, mali şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından büyük önem taşımaktadır. |
BULGU: İdarece Katma Değer Vergisi Dâhil Olarak Tahsil Edilen Mal ve Hizmet Bedellerinin Tamamının İdarenin Faaliyet Gelirlerine Kaydedilmesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi
Belediye tarafından 2024 yılı içinde üretilen mal ve hizmetlerin satışlarından katma değer vergisi dâhil olarak tahsil edilen tutarlardan vergiyi oluşturan kısmının ayrıştırılmadığı, genel bütçe geliri olan söz konusu vergi tahsilatlarının ilgili hesapta izlenmeyerek İdarenin faaliyet geliri olarak muhasebeleştirildiği görülmüştür.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun “Verginin konusunu teşkil eden işlemler” başlıklı 1’inci maddesinde; Türkiye’de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler ile diğer faaliyetlerden doğan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanun’un “Mükellef” başlıklı 8’inci maddesinde; mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işleri yapanların Katma Değer Vergisinin mükellefi olduğu,
“Vergiyi Doğuran Olay” başlıklı 10’uncu maddesinde; vergiyi doğuran olayın; mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması anında meydana geleceği,
“Beyan Esası” başlıklı 40’ıncı maddesinde ise, Katma Değer Vergisinin, bu Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça mükelleflerin yazılı beyanları üzerine tarh olunacağı ve herhangi bir vergilendirme döneminde vergiye tabi işlemleri bulunmayan mükelleflerin de beyanname vermek mecburiyetinde olduğu belirtilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Cezalar” başlıklı 331’inci maddesinde; vergi kanunları hükümlerine aykırı hareket edenlerin, bu kitapta yazılı vergi cezaları (vergi zıyaı cezası ve usulsüzlük cezaları) ve diğer cezalar ile cezalandırılacağı düzenlenmiştir.
Diğer yandan, Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin 293’üncü maddesinde, 391-Hesaplanan Katma Değer Vergisi Hesabının teslim edilen mal veya ifa edilen hizmetler üzerinden hesaplanan katma değer vergisi tutarları ile bu tutarlardan mahsup edilen ve ödenen tutarların izlenmesi için kullanılacağı,
294’üncü maddesinde ise;
– İdarenin sattığı mal ve hizmet karşılığı olarak katma değer vergisi tutarı da dâhil olmak üzere yapılan tahsilat tutarlarının 100-Kasa Hesabına veya 102-Banka Hesabına borç, tahsil edilen katma değer vergisinin 391-Hesaplanan Katma Değer Vergisi Hesabına, Katma Değer Vergisi hariç tutarın ise 600-Gelirler Hesabına alacak, diğer taraftan katma değer vergisi tutarı da dâhil olmak üzere yapılan tahsilat toplamının 800-Bütçe Gelirleri Hesabına alacak, 805-Gelir Yansıtma Hesabına borç kaydedileceği,
– Ay sonlarında, 391-Hesaplanan Katma Değer Vergisi Hesabının alacak bakiyesi, 190- Devreden Katma Değer Vergisi Hesabı ile 191-İndirilecek Katma Değer Vergisi Hesabının borç bakiyeleri toplamından fazla ise, söz konusu farkın 360-Ödenecek Vergi ve Fonlar Hesabına alacak kaydedileceği belirtilmiştir.
Yapılan incelemede, Belediyenin 2024 Yılı Vergi-Harç ve Ücret Tarifesinde “Bu Tarifenin ” Ücrete Tabi İşler ” bölümündeki Ücretlere KDV dâhildir.” ifadesi yer aldığı, 2024 yılı içerisinde sunduğu ve katma değer vergisinden istisna olmayan ücrete tabi işler ile şartname, basılı evrak ve form gibi üretilen mal ve hizmetlerin satışı karşılığı olarak katma değer vergisi dâhil olmak üzere tahsil ettiği tutarların hepsinde vergiyi oluşturan kısmının ayrıştırılmadığı, yıl içerisinde 391-Hesaplanan Katma Değer Vergisi Hesabında izlenilmesi gerekirken katma değer vergisinin 600-Gelirler Hesabına dâhil edildiği tespit edilmiştir.
Sonuç olarak, mevzuat hükümlerine uygun olmayan ilgili uygulamalar neticesinde, 391- Hesaplanan Katma Değer Vergisi Hesabı, 600-Gelirler Hesabı, 800-Bütçe Gelirleri Hesabı ve 805-Gelir Yansıtma Hesabı, 895-Bütçe Uygulama Sonuçları Hesabı, 690-Faaliyet Sonuçları Hesabı, 590-Dönem Olumlu Faaliyet Sonucu Hesabı hatalı bilgiler içermekte olup, İdare tarafından üretilen mal ve hizmetlerin satış bedellerinden katma değer vergisinin ayrıştırılması, indirilemeyen katma değer vergisinin vergi dairesine beyan edilip ödenmesi ve ilgili hesaplarda izlenilmesi gerekmektedir.