|
ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, Derik Belediyesi Personel A.Ş. tarafından yapılan personel alımlarında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonuçlarını değerlendirmek üzere bir Değerlendirme Komisyonu kurulmadığı tespit edilmiştir. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ilgili maddeleri ve 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’na göre, kamu görevine atanacak kişiler hakkında arşiv araştırması yapılması zorunludur. Bu araştırmalar sonucunda elde edilen verilerin, ilgili komisyon tarafından değerlendirilmesi ve yazılı olarak atamaya yetkili amire sunulması gerekmektedir.
Yapılan incelemelerde, 2024 yılında işe alınan 57 kişinin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonuçları beklenmeden işe başladığı, bu nedenle gerekli değerlendirmelerin yapılamadığı görülmüştür. İlgili mevzuat gereği, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonuçlarının değerlendirilmesi için bir komisyon kurulması ve bu komisyonun nesnel ve gerekçeli raporlar sunması şarttır. İdare, personel alımlarında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonuçlarına ilişkin bir komisyonun en kısa sürede kurulacağını belirtmiştir. Bu süreçte, alınacak personelin güvenlik durumunun titizlikle değerlendirilmesi ve atama işlemlerinin bu değerlendirmelere dayanarak gerçekleştirilmesi önem arz etmektedir. |
BULGU: İdarede Çalıştırılmak Üzere Belediye Şirketince Yapılan Personel Alımlarında Güvenlik Soruşturması ve/veya Arşiv Araştırması Sonuçlarını Değerlendirmek Üzere Komisyon Kurulmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi
Belediyede istihdam edilmek üzere Derik Belediyesi Personel A.Ş. tarafından yapılan personel alımlarında, güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesi amacıyla bir Değerlendirme Komisyonu kurulmadığı görülmüştür.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 20’nci maddesinin 3’üncü fıkrasına dayanılarak çıkarılan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve Bağlı Kuruluşları ile Bunların Üyesi Olduğu Mahalli İdare Birliklerinin Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmetlerinin Gördürülmesine İlişkin Usul ve Esaslar’ın “Şirket personelinde aranacak şartlar” başlıklı 4’üncü maddesinde;
“Şirketlerde işe alınacaklarda;
3) Affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlardan, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan mahkûm olmamak,
6) Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak,
Şartları aranır.
Birinci fıkranın altıncı bendine ilişkin soruşturma ve/veya araştırma talepleri ilgili valilik aracılığıyla yetkili mercilerden istenir. İntikal eden güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması sonuçları 14/2/2000 tarihli ve 2000/284 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğine göre illerde valilikler bünyesinde teşkil edilen değerlendirme komisyonunca değerlendirilir. Ancak vali tarafından uygun görülmesi halinde sonuçların değerlendirilmesi ilgili idare bünyesinde anılan Yönetmeliğe göre teşkil edilen değerlendirme komisyonuna bırakılabilir. Şirketin ortakları arasında birden fazla idare bulunması durumunda değerlendirme yetkisinin bırakılacağı idare vali tarafından belirlenir.”
7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’nun;
“Hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacaklar” başlıklı 3’üncü maddesinde;
“(1) Arşiv araştırması, statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın ilk defa veya yeniden memuriyete yahut kamu görevine atanacaklar hakkında yapılır.”
“Arşiv araştırması” başlıklı 4’üncü maddesinde;
“(1) Arşiv araştırması;
Kişinin adli sicil kaydının,
Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından hâlen aranıp aranmadığının,
Kişi hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının,
ç) Kişi hakkında kesinleşmiş mahkeme kararları ve 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamında alınan kararlar ile kişi hakkında devam eden veya sonuçlanmış olan soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olguların,
Hakkında kamu görevinden çıkarılma ya da kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezası olup olmadığının,
Mevcut kayıtlardan tespit edilmesidir.”
“Değerlendirme komisyonu” başlıklı 7’nci maddesinde;
“1) Yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesi amacıyla Değerlendirme Komisyonu kurulur. Değerlendirme Komisyonu; Cumhurbaşkanlığında İdari İşler Başkanının görevlendireceği bir üst kademe yöneticisinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığında genel sekreter yardımcısının, bakanlıklarda bakan yardımcısının, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında en üst yöneticinin görevlendireceği bir üst kademe yöneticisinin, üniversitelerde rektör yardımcısının, valiliklerde vali yardımcısının başkanlığında, teftiş/denetim, personel ve hukuk birimleri ile uygun görülecek diğer birimlerden birer üyenin katılımıyla başkan dahil en az beş kişiden ve tek sayıda olacak şekilde oluşturulur. Milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis ve hizmetlerde istihdam edilecekler hakkındaki değerlendirme, ilgili bakanlık ya da kamu kurumları bünyesindeki Değerlendirme Komisyonunca yapılır.
(2) Memuriyet veya kamu görevlerine uygunluğunun değerlendirilmesini sağlayacak yorum içermeyen olgusal veriler, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimlerce ilgili kurum ve kuruluş bünyesinde kurulan Değerlendirme Komisyonuna iletilir.
(3) Değerlendirme Komisyonu kendisine iletilen verilere ilişkin nesnel ve gerekçeli değerlendirmelerini yazılı olarak atamaya yetkili amire sunar. Mahkemeler tarafından istenildiğinde bu bilgiler sunulur.”
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun;
“Adli sicil ve arşiv bilgilerinin silinmesi” başlıklı 12’nci maddesinde;
“(1) Arşiv bilgileri;
İlgilinin ölümü üzerine,
Anayasanın 76 ncı maddesi ile Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren;
1. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla onbeş yıl geçmesiyle,
2. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşulu aranmaksızın otuz yıl geçmesiyle,
Diğer mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıl geçmesiyle
Tamamen silinir.
(2) Fiilin kanunla suç olmaktan çıkarılması halinde, bu suçtan mahkûmiyete ilişkin adlî sicil ve arşiv kayıtları, talep aranmaksızın tamamen silinir.
(3) Kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi halinde, önceki mahkûmiyet kararına ilişkin adlî sicil ve arşiv kaydı tamamen silinir.
(4) (Ek: 24/11/2016-6763/40 md.) Akıl hastalığı nedeniyle hükmedilen güvenlik tedbirlerine ilişkin kayıtlar, infazının tamamlanmasıyla tamamen silinir.”
“Yasaklanmış hakların geri verilmesi” başlıklı 13/A maddesinde;
“1) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir. Bunun için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla,
a) Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması,
b) Kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması
Gerekir.
(2) Mahkûm olunan cezanın infazına genel af veya etkin pişmanlık dışında başka bir hukukî nedenle son verilmiş olması halinde, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilmesi için, hükmün kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl geçmesi gerekir. Ancak, bu süre kişinin mahkûm olduğu hapis cezasına üç yıl eklenmek suretiyle bulunacak süreden az olamaz.
(3) Yasaklanmış hakların geri verilmesi için, hükümlünün veya vekilinin talebi üzerine, hükmü veren mahkemenin veya hükümlünün ikametgâhının bulunduğu yerdeki aynı derecedeki mahkemenin karar vermesi gerekir.
Mahkeme bu husustaki kararını, dosya üzerinde inceleme yaparak ya da Cumhuriyet savcısını ve hükümlüyü dinlemek suretiyle verebilir.
Yasaklanmış hakların geri verilmesi talebi üzerine mahkemenin verdiği karara karşı, hükümle ilgili olarak Ceza Muhakemesi Kanununda öngörülen kanun yoluna başvurulabilir.
Yasaklanmış hakların geri verilmesine ilişkin karar, kesinleşmesi halinde, adlî sicil arşivine kaydedilir.
Yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna başvurulması nedeniyle oluşan bütün masraflar hükümlü tarafından karşılanır.”
Hükümleri yer almaktadır.
7315 sayılı Kanun’un 12’nci maddesine dayanılarak çıkarılan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yapılmasına Dair Yönetmelik de 03.06.2022 tarih ve 31855 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Konuya ilişkin;
Danıştay 12’nci Dairesinin 23.10.2018 tarihli ve E.2018/4, K.2018/4553 sayılı kararında;
“Dava konusu olayda, davacının sözü edilen mahkûmiyetine bağlı olan hak yoksunluğunun, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihten önce aldığı memnu hakların iadesi kararı ile ortadan kalktığı, davalı idarenin takdir yetkisini davacının memur olarak atanması yönünde kullandığı, bu durumda kadro ve ihtiyacın bulunduğu hususunun sabit olduğu, artık takdir yetkisinden söz edilemeyeceğinden, davacının memuriyete engel mahkumiyetinin bulunduğundan bahisle atamasının yapılmamasına ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. …”
Danıştay 12’nci Dairesinin E.2018/4, K.2018/4553 sayılı kararı üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen 25.10.2021 tarihli ve E.2019/3092, K.2021/2001 sayılı kararda;
“Yukarıda yer verilen bilgiler ışığında, memnu hakların iadesi kararının bazı kamu haklarından yoksun kılınmadan kaynaklanan ehliyetsizlikleri gelecek için ortadan kaldırarak ilgilisine, kullanılması men edilen belli hakları kullanma yetkisini verdiği kabul edilmekle birlikte anılan bu karar, 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu’nun 168. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması yönünde mahkumiyet kararı bulunan davacıya 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinde belirtilen ‘… affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak’ şartını taşıma bakımından bir hak doğurmamaktadır.
Bu itibarla davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesindeki şartları taşımadığından bahisle atamasının yapılmamasına ilişkin dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davanın reddi yolundaki ısrar kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.”
Anayasa Mahkemesinin 2018/36485 no.lu Enis Aras Bireysel Başvurusu üzerine verilen 14.12.2022 tarihli Genel Kurul Kararında da;
“Somut olayda memurluğa atanma ve memurluktan çıkarılma şartlarının düzenlendiği 657 sayılı Kanun’un devlet memurluğuna atanma şartlarına ve iptaline ilişkin 48. ve 98. maddeleri idari işlemlerin yapıldığı tarihteki hâli ile incelendiğinde; devlet memurluğuna alınacaklarda tahdidi olarak sayılan suçlardan mahkûm olmama şartı arandığı ve kişinin memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması durumunda da memurluğunun sona ereceğinin düzenlendiği görülmüştür. Ayrıca kanun koyucunun 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde hak yoksunluğu için belirlenen sürenin geçmiş veya affa uğramış olsalar bile devlet memuru olamayacaklarını düzenleyerek sayılan suçlardan mahkûm olanlar yönünden süresiz hak yoksunluğu öngördüğü söylenebilir. Anılan düzenlemenin ve memur olma şartlarının kanun koyucunun kamu görevlilerinin atanma hususundaki takdir yetkisi kapsamında olduğu ve memur olarak atanmak isteyen kişilerin başvuru tarihi itibarıyla Kanun’da aranan nitelikleri sağlaması gerektiği anlaşılmıştır.
Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının İHLAL EDİLMEDİĞİNE Zühtü ARSLAN, Engin YILDIRIM ve Selahaddin MENTEŞ’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
Karar verilmiştir.”
Denilmiştir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve yargı kararları gereği;
7315 sayılı Kanunun 3’üncü maddesinin ilk fıkrasında açıkça belirtildiği üzere, memurların kamu görevine ilk defa veya yeniden atanmaları durumunda statü veya çalışma şekline bağlı olmaksızın haklarında arşiv araştırması yapılması gerekmektedir.
Arşiv araştırması; kişinin adli sicil kaydının, kolluk kuvvetleri tarafından hâlen aranıp aranmadığının, kişi hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının, kişi hakkında kesinleşmiş mahkeme kararları ve devam eden veya sonuçlanmış olan soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olguların, kamu görevinden çıkarılma ya da kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezası olup olmadığının mevcut kayıtlardan tespit edilmesini ifade etmektedir.
Arşiv araştırması sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesi amacıyla bir Değerlendirme Komisyonu kurulması, elde edilen verilerin bu komisyona verilmesi, Değerlendirme Komisyonunun kendisine iletilen verilere ilişkin nesnel ve gerekçeli değerlendirmelerini yazılı olarak atamaya yetkili amire sunması gerekmektedir.
Arşiv bilgileri, ilgilinin ölümü üzerine ve kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıl geçmesiyle tamamen silinmektedir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilmekte olup, bunun için mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması ve kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması gerekmektedir. Ancak Danıştay ve Anayasa Mahkemesince yukarıdaki kararlarda görüldüğü üzere; memnu hakların iadesi kararının, bazı kamu haklarından yoksun kılınmadan kaynaklanan ehliyetsizlikleri gelecek için ortadan kaldırarak, ilgilisine kullanılması men edilen belli hakları kullanma yetkisini verdiği kabul edilmekle birlikte “… affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak” şartını taşıma bakımından bir hak doğurmadığı hükmüne varılmıştır.
Kamu İhale Kanunu’nda yapılan değişiklikle; il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları ile bunların üyesi olduğu mahalli idare birliklerinin, sermayesinin birlikte veya ayrı ayrı yarısından fazlası il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşlarına ait şirketlerin, 4734 sayılı Kanun gereği mahalli idare ve şirket bütçelerinden, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı veya niteliği itibarıyla bu sonucu doğuracak şekilde alım yapmaları yasaklanmıştır. Söz konusu idareler personel çalıştırılmasına dayalı hizmetleri, 4734 sayılı Kanun’un 22’nci maddesindeki limit ve şartlar dâhilinde 4734 sayılı Kanun’un 62’nci maddesinin 1’inci fıkrası (e) bendindeki sınırlamalara tabi olmaksızın doğrudan hizmet alımı yöntemiyle, birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlası bu idarelere ait şirketlerinden birine ya da bu amaçla kuracakları bir şirkete gördürebileceklerdir.
Yapılan incelemede; belediyede istihdam edilmek üzere belediyenin sermayesinin %100’üne sahip olduğu şirketi Derik Belediyesi Personel A.Ş. tarafından 2024 yılında işe başlatılan (57) kişinin, haklarında resmi yazı yazılarak yapılması talep edilen güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması sonuçları gelmeden işe başlatıldığı, yaptırılan güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesi amacıyla üst yönetici tarafından görevlendirilen bir üst kademe yöneticisi başkanlığında, teftiş/denetim, personel ve hukuk birimleri ile uygun görülecek diğer birimlerden birer üyenin katılımıyla, başkan dâhil en az beş kişiden ve tek sayıda olacak şekilde bir Değerlendirme Komisyonu kurulmadığı, Değerlendirme Komisyonu tarafından işe başlatılacak kişilerle ilgili yazılı olarak atamaya yetkili amire sunulması gereken nesnel ve gerekçeli değerlendirmelerin söz konusu komisyon kurulmadığı için sunulamadığı görülmüştür.
Yukarıdaki mevzuat hükümleri uyarınca, kapsama dâhil mahalli idare, bağlı idare ve şirketlerde personel şirketi üzerinden çalıştırılacak işçi personel hakkında 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 20’nci maddesinin 3’üncü fıkrasına istinaden çıkarılan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve Bağlı Kuruluşları ile Bunların Üyesi Olduğu Mahalli İdare Birliklerinin Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmetlerinin Gördürülmesine İlişkin Usul ve Esaslar uygulanacaktır. Usul ve Esaslar’ın “Şirket personelinde aranacak şartlar” başlıklı 4’üncü maddesinin 1’inci fıkrası 3’üncü bendinde, affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar ile Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan mahkûm olmamak, 6’ncı bentte de güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak şartları aranmaktadır.
7315 sayılı Kanun’un 17.04.2021 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulduğu, Kanun’un 13’üncü maddesinin 8’inci fıkrası ile 4045 sayılı Kanun’un yürürlükten kaldırıldığı, Kanun’un 14’üncü maddesiyle 4045 sayılı Kanun’a yapılan atıfların 7315 sayılı Kanun’a yapılmış sayılacağı dikkate alındığında, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak şirketlerde istihdam edilecek personel hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yaptırılması, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonuçlarına göre değerlendirme yapılması gerekmektedir.
İdare bulgu konusu hususa katılmış olup, kurumda çalıştırılmak üzere belediye şirketince yapılan personel alımlarında güvenlik soruşturması ve/veya arşiv soruşturma sonuçlarına ilişkin en kısa sürede komisyon kurulup gerekli işlemlerin yapılacağı ifade edilmiştir.
Bu itibarla; belediyede istihdam edilmek üzere belediyenin sermayesinin %100’üne sahip olduğu şirketi Derik Belediyesi Personel A.Ş. tarafından 2024 yılında işe başlatılan (57) kişiyle ilgili idarece talep edilen güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması sonuçları ile bundan sonraki süreçte işe alınacak personel hakkında yaptırılacak güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması sonuçlarının 7315 sayılı Kanun’a göre Değerlendirme Komisyonu kurularak bu komisyon tarafından değerlendirilmesi, komisyonun nesnel ve gerekçeli değerlendirmelerini atamaya yetkili amire (üst yönetici) sunması, atamaya yetkili amir tarafından da komisyon değerlendirme sonuçlarına göre işlem tesis edilmesi gerekmektedir.