ÖZET: İdarenin banka hesaplarına haciz konulması, mevduatların etkin bir şekilde değerlendirilememesine yol açmaktadır. 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, bazı banka hesaplarında haciz uygulandığı ve bu nedenle kısıtlı hesapların idare tarafından kullanılamadığı tespit edilmiştir. Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na göre, kamu kaynaklarının etkili ve verimli kullanımı, yetkililerin sorumluluğundadır. Ayrıca, kamu idarelerinin mali kaynaklarını uygun araçlarla değerlendirme yükümlülüğü bulunmaktadır.

5393 sayılı Belediye Kanunu, belediyelerin haczedilemez gelirlerini belirlemiş ve Yargıtay kararları, haczedilemez ve haczi mümkün olan varlıkların aynı hesapta toplanmasının sakıncalarını vurgulamıştır. Yapılan incelemelerde, belediyenin vergi ve harç gelirlerinin bulunduğu hesaplarda haczi kabil varlıkların da yer aldığı ve bu durumun, belediyenin kaynaklarını kullanamamasına neden olduğu ortaya konmuştur.

Belediye, bu durumu düzeltme niyetinde olduğunu belirtmiştir. Bu bağlamda, haczedilemez gelirler ile haczi mümkün varlıkların ayrı hesaplarda izlenmesi ve haciz durumlarının ortadan kaldırılması için gerekli tedbirlerin alınması önem arz etmektedir. Bu önlemler, varlıkların değer kaybını önleyecek ve mali yönetimin etkinliğini artıracaktır.

BULGU: İdarenin Banka Hesaplarına Haciz Konulması Nedeniyle Mevduatın Değerlendirilememesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi

İdarenin haczedilemeyen gelirlerinin ayrı banka hesaplarında izlenmediği, banka hesaplarından bazılarına çeşitli borçlarından kaynaklı haciz uygulandığı, kısıtlı olan hesapların İdare tarafından kullanılamadığı ve değerlendirilemediği tespit edilmiştir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 8’inci maddesinde; her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanların, kaynakların etkili, ekonomik, verimli kullanılmasından sorumlu oldukları belirtilmiştir.

Kamu Haznedarlığı Yönetmeliği’nin 5’inci maddesinde; genel bütçe kapsamı dışındaki kamu idarelerinin, kendi bütçeleri veya tasarrufları altında bulunan her türlü mali kaynağı kamu sermayeli bankalarda aşağıdaki araçları kullanarak değerlendirmekle yükümlü oldukları belirtilmiştir:

– TL cinsi vadesiz ve/veya vadeli mevduat ile özel cari hesap ve/veya katılma hesabı,

– Gerekli görülmesi halinde ve ihtiyaçları ölçüsünde döviz cinsi ödemeleri için vadeli ve/veya vadesiz mevduat ile özel cari hesap ve/veya katılma hesabı,

– İhale, doğrudan satış, ihale öncesi rekabetçi olmayan teklif ya da ikincil piyasadan doğrudan ya da ters repo yoluyla temin etmek suretiyle 4749 sayılı Kanun kapsamında Bakanlıkça ihraç edilen borçlanma senetleri ve/veya kira sertifikaları.

Buna göre, İdarenin banka hesaplarında bulunan mevduatın uygun araçlar kullanılmak suretiyle değerlendirilmesi gerekmektedir.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyelerin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15’inci maddesinde; “Belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez.” denilmek suretiyle belediyenin haczi mümkün olmayan varlıkları sayılmıştır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 20.03.2012 tarihli ve E.2011/22082 K.2012/8629 sayılı Kararında, borçlu belediyece haczi kabil olmayan paralar ile haczi mümkün olan paraların aynı hesapta toplanmasının ve birbirine karıştırılmasının, haczedilemezlik hakkından feragat olarak kabul edileceği ifade edilmiştir.

Yapılan incelemede, belediyenin vergi, resim ve harç gelirlerinin tahsil edildiği banka hesabında, haczi kabil diğer para, alacak ve gelirlerin de bulunduğu banka hesaplarından bazılarının, üzerlerinde haciz bulunması nedeniyle kısıtlı olduğu ve bu kaynağın Belediye tarafından kullanılamadığı; ayrıca tutar vadeli hesaplarda değerlendirilemediğinden reel kayba uğradığı tespit edilmiştir.

Belediye cevabında; bulguda yer alan hususun düzeltileceğini bildirmiştir.

Sonuç olarak; Varlıkların değer kaybına uğramasını önlemeye yönelik olarak, haczedilemeyen gelirler ile haczi kabil varlıkların ayrı hesaplarda izlenmesi ve hacze konu hukuki durumların ortadan kaldırılması için, gerekli önlemler alınmalıdır.