|
ÖZET: Kamu idaresinin bazı mal ve hizmet alımlarının, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nda belirtilen ihale usulleri yerine doğrudan temin yöntemiyle ve parçalara bölünerek gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Bu durum, Kanun’un 5. maddesinde belirtilen temel ilkelerin ihlaline yol açmaktadır. İdarelerin, ihale süreçlerinde saydamlık, rekabet, eşit muamele gibi ilkeleri gözetmekle yükümlü olduğu vurgulanmaktadır. Ayrıca, aynı ihale konusu içinde yer alan mal ve hizmetlerin, aralarında doğal bir bağlantı bulunmadığı sürece bir arada ihale edilemeyeceği ve bu tür alımların kısımlara bölünemeyeceği ifade edilmektedir.
Doğrudan temin usulü, belirli parasal sınırlar dahilinde uygulanabilmekte; ancak bu sınırların altında kalmak amacıyla alımların parçalara bölünmesi, Kamu İhale Kanunu’nun temel ilkelerine aykırılık teşkil etmektedir. Kamu İdaresi, benzer ihtiyaçları birden fazla işlemle aynı tedarikçilerden temin ederek bu durumu sürdürmektedir. Örnek alımlar arasında dalgıç pompa, elektrik malzemeleri ve hazır beton gibi kalemler yer almakta olup, bu alımların doğrudan teminle gerçekleştirilmesi, ihale usullerinin ihlaline neden olmaktadır. Sonuç olarak, sürekli olarak ihtiyaç duyulan mal, hizmet ve yapım işlerinin, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nda belirtilen ihale usullerine uygun olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu tür uygulamalar, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasını sağlamak adına büyük önem taşımaktadır. |
BULGU: İdarenin Bazı Alımlarının 4734 Sayılı Kanun’da Öngörülen İhale Usulleri Yerine Parçalara Bölünmek Suretiyle Doğrudan Temin Yöntemiyle Gerçekleştirilmesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Bağlı İdaresi
Kamu idaresince, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nda öngörülen temel ihale usulleri ile ihale edilmesi gereken ve aynı ihale konusu iş içerisinde yer alabilecek bazı mal ve hizmet alımları mevzuatta öngörülen parasal sınırların altında kalacak şekilde parçalara bölünmek suretiyle doğrudan teminle gerçekleştirildiği görülmüştür.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Temel İlkeler” başlıklı 5’inci maddesinde; idarelerin bu Kanun’a göre yapılacak ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumlu olduğu belirtilmiş olup söz konusu maddenin devamında ise aralarında kabul edilebilir doğal bir bağlantı olmadığı sürece mal alımı, hizmet alımı ve yapım işlerinin bir arada ihale edilemeyeceği ve eşik değerlerin altında kalmak amacıyla mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin kısımlara bölünemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanun’un doğrudan temin başlıklı 22’nci maddesinin d fıkrasında büyükşehir belediyesi sınırları dâhilinde bulunan idarelerin 622.756,00 TL’yi, diğer idarelerin 207.453, 00 TL’yi aşmayan ihtiyaçları ile temsil ağırlama faaliyetleri kapsamında yapılacak konaklama, seyahat ve iaşeye ilişkin alımların ilân yapılmaksızın ve teminat alınmaksızın doğrudan temin usulü ile karşılanabileceği belirtilmektedir.
Kamu İhale Genel Tebliği’nin 22.5.1.2. numaralı maddesinde ise “…4734 sayılı Kanunun 19’uncu maddesine göre açık ihale usulü ile temini gereken ihtiyacın, Kanunun 22’nci maddesinin (d) bendi için öngörülen parasal sınırların altında kalacak şekilde, adet bazında veya aynı ihale konusu içinde yer alabilecek nitelikteki mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinin, kalemlere veya gruplara bölünmek suretiyle aynı Kanunun 22’nci maddesinin (d) bendine göre temini, 4734 sayılı Kanunun temel ilkelerine aykırılık teşkil ettiğinden, bu yönde uygulamaların sorumluluk doğuracağı hususuna dikkat edilmesi gereklidir.” denilmek suretiyle aynı husus tekrar edilerek aynı nitelikteki mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinin, kalemlere veya gruplara bölünerek yapılmasının, 4734 sayılı Kanun’un temel ilkelerine aykırılık teşkil ettiği ifade edilmektedir.
Kamu İdaresinin niteliği itibariyle benzer veya aynı olan mal ve malzeme ihtiyaçlarını çok sayıda işlemle aynı tedarikçilerden doğrudan temin suretiyle karşıladığı anlaşılmış olup söz konusu duruma ilişkin örnek olarak aşağıda yer alan alımlar gösterilebilir.
Tablo 15: Aynı Tedarikçilerden Yapılan Alımların Türü ve Sayısı Örnek Tablosu
| Firma | Alım Türü | İşlem Sayısı | Toplam Tutar (TL) |
| Firma A | Hazır Beton Alımı | 1.800.000 | |
| Firma B | Dalgıç Pompa Alımı | 1.220.000 | |
| Firma C | Elektrik Malzemeleri ve Bakım Onarımı |
1.811.400 | |
| Firma D | Elektrik Malzemeleri Alımı | 755.700 | |
| Firma E | Boru Alımı | 1.204.560 |
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 8’inci maddesinde; her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanların, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumlu olduğu belirtilmiştir.
Anılan Kanun’un 32’nci maddesinde ise; harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından sorumlu olduğu ifade edilmiştir.
İdare tarafından verilen cevapta, her ne kadar dalgıç pompa, elektrik malzemeleri alımı ve bakım-onarımları ile boru alımlarının bölgesel kuraklık nedeniyle ilgili daire başkanlıkları tarafından doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirildiği, hazır beton alımlarında ise piyasa fiyatlarındaki belirsizlik nedeniyle firmaların ihaleye katılmak istememesi ve piyasa fiyatlarının yüksek belirlenmesi gerekçesiyle doğrudan temine başvurulduğu ifade edilmiş olsa da bulguda ele alınan husus, bu alımların doğrudan teminle yapılması değil, ihale usulleri yerine söz konusu alımların parçalara bölünerek doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirilmiş olmasıdır.
Sonuç olarak, süreklilik gösteren mal, hizmet ve yapım işlerinin, kısımlara bölünmemesi, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nda öngörülen temel ihale usulleri ile ihale edilmesi gerekmektedir.