ÖZET: İdarenin mülkiyetindeki bazı taşınmazların, işgalci gerçek veya tüzel kişilere ecrimisil karşılığında kullandırıldığı ve tahliye işlemlerinin başlatılmadığı belirlenmiştir. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun hükümleri gereği, belediyelerin taşınmazları ihale yoluyla kiraya vermesi ve ecrimisil uygulamasının yalnızca hukuka aykırı işgallere karşı bir tazminat olarak alınması gerektiği vurgulanmaktadır. Kanun, işgal edilen taşınmazların mülki idare amirine başvurularak 15 gün içinde tahliye edilmesini öngörmektedir, bu da ecrimisilin bir kiralama yöntemi olmadığını ortaya koymaktadır.

Yapılan denetimlerde, 31 Aralık 2024 tarihi itibarıyla 31 taşınmazın ecrimisil karşılığı kullanıldığı ve bu durumun 2886 sayılı Kanun’a aykırı olduğu tespit edilmiştir. Ecrimisil uygulaması, işgal edilen taşınmazların sürekli olarak kiralanması anlamına gelmemekte, aksine kamu malının korunmasına yönelik bir yaptırım olarak değerlendirilmelidir. Kamu idaresinin açıklamalarında, taşınmazların öncelikle 2886 sayılı yasaya göre kiralanması gerektiği ve mevcut durumun hukuki çerçevede ele alınması gerektiği ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, idarenin taşınmazlarının ilgili mevzuata uygun olarak ihale edilerek kiraya verilmesi ve gerekli kira sözleşmelerinin düzenlenmesi gerekmektedir. Kamuya tahsis edilmiş alanların da kamu hizmetine zarar vermeyecek şekilde ihale yoluyla kiralanması, mevzuatın bir gerekliliğidir. Ecrimisil uygulamasının, olağan bir taşınmaz yönetim yöntemi olarak kullanılmaktan kaçınılmalıdır.

BULGU: İdarenin Bazı Taşınmazlarının Ecrimisil Karşılığı Kullandırılması ve Tahliye İşlemlerinin Başlatılmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi

İdarenin mülkiyetindeki veya tasarrufundaki bazı taşınmazların ihale yapılmaksızın, işgalci durumda bulunan gerçek veya tüzel kişilere ecrimisil alınarak kullandırıldığı tespit edilmiştir.

2886 sayılı Kanun’un “Kapsam” başlıklı 1’inci maddesinde, belediyelerin alım, satım, hizmet, yapım, kira, trampa, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve taşıma işlerinin bu Kanun’da yazılı hükümlere göre yürütüleceği hüküm altına alınmıştır.

Aynı Kanun’un “Ecrimisil ve tahliye” başlıklı 75’inci maddesinde, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine fuzuli şagilden, bu Kanun’un 9’uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilerek ecrimisil isteneceği, ecrimisil talep edilebilmesi için Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olmasının gerekmeyeceği ve fuzuli şagilin kusurunun aranmayacağı belirtilmiştir.

Ayrıca kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm varsa ona göre hareket edileceği ve aksi halde ecrimisil alınacağı, işgal edilen taşınmaz malın, idarenin talebi üzerine, bulunduğu yer mülkiye amirince en geç 15 gün içinde tahliye ettirileceği, idareye teslim edileceği hüküm altına alınmıştır.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15’inci maddesinde, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75’inci maddesinin belediye taşınmazları hakkında da uygulanacağı ifade edilmiştir.

2886 sayılı Kanun’un yukarıdaki hükümlerinden anlaşılacağı üzere; devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine fuzuli şagilden, bedeli idarece oluşturulacak komisyonca tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenmesi ve mülki idare amirine başvurularak işgal edilen taşınmazın 15 gün içerisinde tahliyesinin ve idareye tesliminin sağlanması gerekmektedir. Aynı hükümler, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15’inci maddesi gereği belediye taşınmazları için de geçerlidir.

Yapılan incelemede, İdare tarafından 31.12.2024 tarihi itibarıyla 31 adet taşınmazın ecrimisil karşılığı kullandırıldığı ve 2886 sayılı Kanun’a aykırı olarak ecrimisilin, kira niteliğine büründürülerek geleceğe ilişkin olarak taşınmazın işgaline süreklilik kazandırıldığı tespit edilmiştir.

Taşınmaz malları işgal eden fuzuli şagil durumundaki kişilerden ecrimisil alınması, söz konusu taşınmazların sürekli bir şekilde ecrimisil tahsil edilerek idare edilebileceği anlamına gelmemektedir. Zira ecrimisil uygulaması, hukuka aykırı bir yararlanmadan dolayı taşınmazı işgal eden kişiden alınan bir tazminattır. Bir kamu taşınmazının kiralama ya da idare etme usulü ve yöntemi değildir. Tam aksine, kamu malını korumaya yönelik bir yaptırımdır. 2886 sayılı Kanun’da işgal edilen taşınmazın mülki idare amirine başvurularak 15 gün içerisinde tahliyesinin ve idareye tesliminin sağlanmasına yönelik düzenleme de ecrimisilin bir kiralama yöntemi olmadığını açıkça göstermektedir.

Kamu idaresi göndermiş olduğu cevapta, idareye ait taşınmazlarda öncelikle 2886 sayılı yasaya göre kiralama yapılmakta olduğu, idareye ait pasajın 6306 sayılı yasa kapsamında riskli yapı ilan edilmiş olduğu; pasajın tescilli yapı kararı bulduğundan restore edilmesi gerekmekte olduğu, yeterli ödenek bulunamadığından restorasyonun hayata geçirilememiş olduğu, pasajın riskli yapı kararından dolayı yeniden ihale yoluna gidilmemiş olduğu, bununla birlikte taşınmazı kullananlar tespit edilerek ecrimisil talep edildiği bildirilmiştir.

Sonuç olarak, İdarenin mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazların, ilgili mevzuatta öngörülen usule uygun şekilde ihale edilerek kiraya verilmesi ve buna ilişkin kira sözleşmelerinin yapılması gerekmektedir. Ayrıca, kamu ortak kullanımına ayrılmış alanlar üzerindeki taşınmazların da kamu hizmetine tahsis amacını zedelemeyecek şekilde ancak ihale yoluyla kiralanması ve kira sözleşmelerinin düzenlenmesi mevzuatın gereği olup, ecrimisil uygulamasının olağan bir taşınmaz yönetim yöntemi gibi kullanılmasından kaçınılması gerekmektedir.