BULGU: İdarenin Haczedilemeyen Gelirlerinin Ayrı Banka Hesaplarında İzlenmemesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Özel İdaresi

İdarenin haczedilemeyen gelirlerini teşkil eden vergi, resim ve harçların tahsil edildiği banka hesabında haczi kabil diğer para, alacak ve gelirlerin de bulunduğu, dolayısıyla haczedilemeyen gelirlerin ayrı banka hesaplarında izlenmediği görülmüştür.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “Haczi caiz olmayan mallar ve haklar” başlıklı 82’nci maddesinde, özel yasalarında haczi caiz olmadığı gösterilen malların haczedilemeyeceği belirtilmiştir.

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun “İl özel idaresinin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 7’nci maddesinin dokuzuncu fıkrasında İl özel idaresinin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde edilen gelirleri, vergi, resim ve harçları, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları haczedilemez denilmek suretiyle özel idarelerin haczi mümkün olmayan gelirleri sayılmıştır.

Ayrıca 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun’un 7’nci maddesinde belediyelere, genel bütçe vergi gelirleri tahsilatından ayrılacak paylar ile diğer kanunlarda verilmesi öngörülen payların vergi hükmünde olduğu düzenlenmiştir. Dolayısıyla genel bütçe vergi gelirlerinden aktarılan paylar da 5779 sayılı Kanun ile vergi hükmünde kabul edildiğinden haczedilmesi mümkün değildir.

Yapılan incelemede vergi, resim ve harç gelirlerinin tahsil edildiği banka hesabında haczi kabil diğer para, alacak ve gelirlerin de bulunduğu tespit edilmiştir. İdarenin haczedilemeyen gelirlerinin ayrı hesapta tutulmaması ve haczedilebilir gelirlerle aynı banka hesabında birleştirmesi, bu hesaptaki paraların haczedilemeyen vergi, resim ve harç gelirlerinden mi yoksa haczedilebilir gelirlerden mi oluştuğunun belirlenmesini imkânsız hâle getirmektedir.

İdarelerin bu nitelikteki hesapları yargı mercileri tarafından “havuz hesabı” olarak nitelendirilmektedir. Nitekim Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 20.03.2012 tarih ve E.2011/22082 K.2012/8629 sayılı kararında da; “…borçlu belediyece haczi kabil olmayan paralar ile haczi mümkün olan paraların aynı hesapta toplanması ve birbirine karıştırılması, haczedilemezlik hakkından feragat olarak kabul edilmelidir.” denilmektedir.

Mevzuatta yer alan haczedilemezlik kuralı, kamu hizmeti gören ve kamu tüzel kişiliğini haiz idareler için teminat altına alınmış bir hak oluşturmayı amaçlamıştır.

Denetim tespitimiz üzerine, İdare tarafından; banka hesaplarının birliktelik sağlaması ve diğer gelirlerin oranının çok düşük olması gibi sebeplerle haczedilemez nitelikteki gelirlerin ayrı banka hesaplarında izlenmediği ifade edilmiştir. Ancak haczi kabil olmayan paralar ile haczi mümkün olan paraların aynı hesapta toplanmasının, haczedilemezlik hakkından feragat olarak kabul edilmesi sonucunu doğuracağından İdare, haczedilemezlik kuralı ile tesis edilen güvenceden yararlanamayacaktır.

Sonuç olarak, açıklanan nedenlerle söz konusu hakkın tesis edilebilmesi için “havuz hesabı” uygulaması yerine haczedilemez nitelikte olan vergi, resim ve harç gelirlerinin ayrı bir banka hesabında izlenmesi gerekmektedir.