ÖZET: Yapılan denetimlerde, belediyenin araç kiralama uygulamalarında çeşitli uyumsuzluklar tespit edilmiştir. İncelemeler sonucunda, yerli muhteva oranına uymayan altı araç kiralandığı, bu araçlarda GPS sisteminin bulunmadığı ve “Resmi Hizmete Mahsustur” ibaresinin yer almadığı belirlenmiştir. Ayrıca, belediyenin daha önce satın aldığı yabancı menşeli bir aracın hâlâ kullanılmakta olduğu görülmüştür. 237 sayılı Taşıt Kanunu ve 2024/7 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, kamu kurumlarının yalnızca yerli menşeli araçları kullanmasını ve resmi araçların kamu hizmetlerinde yer almasını zorunlu kılmaktadır.

Belediye, kiralanan araçlarla ilgili olarak daha düşük bir bedel ödendiğini ve 2025 itibarıyla araç değişimi talebinde bulunulduğunu belirtmiştir. Ancak, bu durum mevcut mevzuat ihlallerini ortadan kaldırmamaktadır. Yabancı menşeli araçların kullanımı, genelge hükümlerine aykırıdır ve bu araçların kullanımının derhal sona erdirilmesi gerekmektedir. Ayrıca, eksikliklerin giderilmesi adına GPS sistemlerinin eklenmesi ve “Resmi Hizmete Mahsustur” ibaresinin tüm araçlara uygulanması önem arz etmektedir.

Sonuç olarak, belediyenin taşıt yönetimi uygulamalarının, ilgili mevzuat hükümlerine tam uyum sağlaması için gerekli adımların atılması gerekmektedir. Bu kapsamda, mevcut yabancı menşeli araçların kullanım dışı bırakılması ve gelecekteki tüm taşıt edinimlerinin mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilmesi elzemdir.

BULGU: İdarenin Kullanımında Olan Araçlara İlişkin Hatalı Uygulamaların Bulunması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi

Yapılan incelemede; Belediyenin yerli muhteva oranına uymayan 6 adet araç kiraladığı, bu araçlarda GPS sistemi bulunmadığı ve “Resmi Hizmete Mahsustur” ibaresinin yer almadığı ayrıca idarenin daha önce satın aldığı yabancı menşeli bir aracı halen kullanmaya devam ettiği tespit edilmiştir.

237 sayılı Taşıt Kanunu’nun 10’uncu maddesinin beşinci fıkrasında bu Kanun kapsamında edinilecek taşıtların menşei, silindir hacimleri ve diğer niteliklerini belirlemeye ve sınırlamalar getirmeye Cumhurbaşkanı’nın (eski haliyle Bakanlar Kurulu) yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.

Bu hükme istinaden çıkarılan 2014/6425 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın Hizmet Alımı Suretiyle Taşıt Edinimi başlıklı 2’nci maddesinde, hizmet alımı suretiyle edinilecek taşıtların menşei ve silindir hacimleri hakkında 1’inci madde hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

Aynı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 30.10.2018 tarih ve 261 karar numaralı Cumhurbaşkanı Kararı ile değiştirilen 1’inci maddesinin birinci fıkrasında ise; 05.01.1961 tarihli ve 237 sayılı Taşıt Kanunu’na ekli (1) sayılı Cetvelde ve son iki sırasında belirtilenler hariç olmak üzere (2) sayılı Cetvelde yer alan makamlar ile güvenlik önlemli (zırhlı) araçlar, koruma altına alınanlarla ilgili yönetmelik hükümlerine göre tahsis olunanlar, Cumhurbaşkanlığına bağlı başkanlıklar ve idarelerin yurt dışı teşkilatları için yabancı menşeli binek veya station-wagon cinsi taşıt edinilebileceği, bunların dışında hibe dâhil her ne suretle olursa olsun yabancı menşeli binek veya station-wagon cinsi taşıt edinilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Ayrıca birinci fıkra kapsamındaki makam ve hizmetler hariç olmak üzere, edinilecek binek veya station-wagon cinsi taşıtların silindir hacimlerinin 1.600 cc’yi geçemeyeceği, yerli muhteva oranı %50’nin altında kalan taşıtların yabancı menşeli sayılacağı ifade edilmiştir.

237 sayılı Taşıt Kanunu’nun “Kayıt, tescil ve verilecek plâkalar” başlıklı 14’üncü maddesine göre; kanuna bağlı (1) sayılı cetvelde belirtilenlere tahsis olunacak taşıtlar hariç, bütün taşıtların yan taraflarına “Resmî hizmete mahsustur” ibaresi yazılması zorunludur.

2024/7 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, kamu kurumlarının taşıt edinimi ve kullanımına yönelik önemli kısıtlamalar getirmiştir. Genelgeye göre, kamu kurumları yabancı menşeli taşıtları kullanmayacaktır. Ayrıca, kamu kurumlarının yerli muhteva oranı yüksek taşıtları tercih etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Resmî taşıtların yalnızca kamu hizmetlerinde kullanılması gerektiği vurgulanmış, araçların takip ve denetimini artırmak amacıyla gerekli tedbirlerin alınması zorunlu hale getirilmiştir.

Genelgenin devam eden maddelerinde; taşıtların verimli kullanımı ile işletme maliyetlerinin asgari seviyeye indirilmesine yönelik gerekli önlemlerin idarelerce alınacağı, bu kapsamda taşıtların masraflarının gider türleri itibarıyla plaka bazında düzenli olarak kayıt altına alınacağı, harcama yetkililerince taşıtların çalışma süresi, güzergâhı, ortalama yakıt tüketim değeri, bakım maliyetleri ve sürücü performansının düzenli olarak izleneceği belirtilmiştir.

Yapılan incelemelerde, İdarenin, yerli muhteva oranına uygun olmayan 6 adet aracın kiralandığı, bu araçlarda GPS sisteminin bulunmadığı ve “Resmi Hizmete Mahsustur” ibaresinin eklenmediği tespit edilmiştir. Ayrıca, Belediyenin daha önce satın aldığı yabancı menşeli aracın halen envanterde tutulduğu ve kullanılmaya devam edildiği belirlenmiştir.

Mevzuata uyum sağlanması için Belediyenin bazı önlemleri derhal alması gerekmektedir. Öncelikle, kamu hizmetinde kullanılan araçlarda GPS takip sisteminin zorunlu hale getirilmesi ve araçların denetiminin sağlanması gerekmektedir. Ayrıca, “Resmi Hizmete Mahsustur” ibaresinin bulunması zorunludur ve eksikliği giderilmelidir. Bunun yanı sıra, mevcut yabancı menşeli taşıtların kullanılmamasına yönelik kesin tedbirlerin alınması gerekmektedir.

Belediye cevabında, yerli muhteva oranına uymayan 6 adet kiralık araç için daha düşük bedel ödendiği, 2025 yılı itibarıyla yüklenici firmaya resmi yazı ile araç değişimi talebinde bulunulduğu ve bu kapsamda 4 aracın değiştirildiği, kalan 2 aracın ise değişim sürecinde olduğu belirtilmiştir. Ancak 237 sayılı Taşıt Kanunu ve 2024/7 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi uyarınca, kamu kurumlarının yabancı menşeli araçları hiçbir surette kullanmaması gerekmekte olup, bu araçlara daha düşük ödeme yapılması veya değişim sürecinin başlatılmış olması mevcut aykırılığı ortadan kaldırmamaktadır. Üstelik cevaptan, belediyenin geçmişte satın aldığı ve halen envanterde tutulan yabancı menşeli bir aracı kullanmaya devam ettiği açıkça görülmektedir. Bu durum, genelge hükümlerine açıkça aykırıdır ve kullanımın sona erdirilmesi gerekmektedir. Öte yandan, “Resmî Hizmete Mahsustur” ibaresinin tüm araçlara eklendiği ve GPS takip cihazlarının eksik olduğu 6 araca gerekli donanımın sonradan takıldığı belirtilmiştir. Bu düzenlemeler ilgili mevzuatla uyumludur ve bu yönüyle bulguda yer alan eksikliklerin giderildiği anlaşılmaktadır. Ancak, yabancı menşeli araçların fiilen kullanımda olması nedeniyle taşıt yönetimine ilişkin mevzuata tam uyum sağlandığı söylenemez.

Bu çerçevede, söz konusu araçların kullanım dışı bırakılması ve tüm taşıt edinimlerinin bundan böyle ilgili mevzuat hükümlerine uygun şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

Sonuç olarak, Belediyenin taşıt yönetimi uygulamalarının 2024/7 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ve 237 sayılı Taşıt Kanunu’na tam uyumlu hale getirilmesi gerekmektedir.