ÖZET: İdarenin hukuki ihtilafları, mali açıdan önemli riskler taşımaktadır. 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, İdare birçok dava ve icra takibine taraf olmuş ve bu durum, maddi yükümlülüklerin yüksek seviyelere ulaşmasına neden olmuştur. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu çerçevesinde, kamu kaynaklarının etkin, ekonomik ve verimli kullanımı esastır. Bu bağlamda, İdarelerin mali durumlarını dikkate alarak hizmetlerini yürütmeleri ve yasal borçlarını zamanında ödemeleri gerekmektedir.

İdare aleyhine kesinleşecek davalar ve kabul edilmeyen itirazlar, yüksek mali yükümlülüklere yol açabilir. Bu durum, İdare varlıklarına haciz konulması ve hizmetlerin aksaması riskini artırmaktadır. Rapor, İdarenin taraf olduğu hukuki ihtilafların toplam tutarının 448.742.492,02 TL olduğunu göstermektedir. Bu tutar, adli ve idari davalar ile icra takipleri üzerinden hesaplanmıştır.

Sonuç olarak, İdarenin hukuki süreçlerini daha az ihtilaf doğuracak şekilde yürütmesi önemlidir. Yönetici ve çalışanların bu konuda eğitilmesi, mevzuata uygun ödemelerin zamanında gerçekleştirilmesi ve keyfi uygulamalara son verilmesi gerekmektedir. Ayrıca, gereksiz yargılama giderleri ve diğer mali yükümlülüklerin önlenmesi için, hukuka aykırı davranışlarda bulunanlardan bu tutarların rücuen tahsil edilmesi önem arz etmektedir.

BULGU: İdarenin Taraf Olduğu Hukuki İhtilafların Yüksek Mali Risk Oluşturması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi

İdarenin çok sayıda dava ve icra takibine taraf olduğu ve bu hukuki ihtilafların maddi boyutunun İdare için mali güçlük doğurabilecek derecede yüksek bir seviyeye ulaştığı görülmüştür.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinin,

“h) Kamu gideri: Kanunlarına veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine dayanılarak yaptırılan iş, alınan mal ve hizmet bedelleri, sosyal güvenlik katkı payları, iç ve dış borç faizleri, borçlanma genel giderleri, borçlanma araçlarının iskontolu satışından doğan farklar, ekonomik, malî ve sosyal transferler, verilen bağış ve yardımlar ile diğer giderleri,

l) Kamu malî yönetimi: Kamu kaynaklarının tanımlanmış standartlara uygun olarak etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasını sağlayacak yasal ve yönetsel sistem ve süreçleri,

m) Malî kontrol: Kamu kaynaklarının belirlenmiş amaçlar doğrultusunda, ilgili mevzuatla belirlenen kurallara uygun, etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde kullanılmasını sağlamak için oluşturulan kontrol sistemi ile kurumsal yapı, yöntem ve süreçleri,

Kanun’un “Kamu maliyesinin temel ilkeleri” başlıklı 5’inci maddesinin,

“g) Kamu idarelerinin mal ve hizmet üretimi ile ihtiyaçlarının karşılanmasında, ekonomik veya sosyal verimlilik ilkelerine uygun olarak maliyet-fayda veya maliyet-etkinlik ile gerekli görülen diğer ekonomik ve sosyal analizlerin yapılması esastır.”

Kanun’un “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8’inci maddesinin,

“Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”

Anılan Kanun’un “Üst yöneticiler” başlıklı 11’inci maddesinin,

“Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana; mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.”

Ayrıca 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14’üncü maddesinin üçüncü fıkrasında “Hizmetlerin yerine getirilmesinde öncelik sırası, belediyenin malî durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak belirlenir.” hükmü yer almaktadır.

Buna göre belediyelerin her türlü hizmetlerin yerine getirilmesinde belediyenin mali durumunu dikkate alarak harcama yapması gerekmektedir. Buna göre İdarenin, yerine getirilecek hizmetleri ve bunlara ayrılacak bütçeyi belirlerken başta yasal amme borçları ile ilamlı ve ilamsız borçlarını zamanında ödeyebilecek yeterli nakit varlığa sahip olunmasını gözetmesi gerekmektedir.

Tabloda İdarenin taraf olduğu hukuki ihtilafların türlerine göre toplam tutarları gösterilmiştir. Buna göre İdare aleyhine sonuçlanarak kesinleşecek davaların ya da İdarenin itirazlarının kabul görmeyeceği aleyhe icra takiplerinin yüksek mali yükümlülükler doğurabilecek seviyeye ulaştığı görülmüştür. Kaldı ki bunlar nedeniyle İdare varlıklarına haciz konulması ve böylelikle İdare hizmetlerinin aksamasına neden olunması riski yüksek olarak değerlendirilmiştir.

Tablo 17: Hukuki İhtilafların Toplam Tutarları

462 Adet Adli Dava Konusu Tutar 73.063.470,83 TL
210 Adet İdari Dava Konusu Tutar 164.782.228,16 TL
38 Adet İcra Takibi Konusu Tutar 210.896.793,03 TL
Toplam 448.742.492,02 TL

Bu itibarla, İdarenin hizmetlerini en az seviyede hukuki ihtilaf doğuracak şekilde hukuka ve hakkaniyete uygun olarak yürütmesi, yöneticilerin ve çalışanların bu konuda eğitilmesi, mevzuata göre açık bir şekilde ödenmesi gereken tutarların subjektif nedenlerle ödenmemesi şeklindeki uygulamalara son verilmesi; keyfi ve hukuka aykırı davranışları ile İdarenin gereksiz yargılama giderleri, faiz, icra giderleri ile vekalet ücretleri ödemesine neden olanlardan, bu tutarların rücuen tahsil edilmesi gerekmektedir.