ÖZET: İdareye ait tarihi eser niteliğindeki taşınmazların kiraya verilmesi sürecinde, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na uygun izinlerin alınmadığı tespit edilmiştir. Bu kanunun 2. maddesi, korunması gereken taşınır ve taşınmaz kültürel varlıklarla ilgili düzenlemeleri, 5. maddesi ise devlet malı niteliğindeki taşınmazların korunmasını öngörmektedir. Ayrıca, 13. madde, bu taşınmazların Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izni olmadan satılamayacağını veya hibe edilemeyeceğini belirtirken, 14. madde de bu varlıkların kiraya verilmesinin aynı izne tabi olduğunu vurgulamaktadır.

Yapılan denetimlerde, İdareye ait 8 tarihi eser niteliğindeki taşınmazın otel, kafe, restoran gibi amaçlarla kiraya verildiği, ancak bu işlemler öncesinde gerekli izinlerin alınmadığı ortaya çıkmıştır. İlgili kamu idaresi, bu bulgulara katıldığını ve mevzuat hükümlerine uyulacağına dair taahhütte bulunmuştur.

Sonuç olarak, tarihi eser niteliğindeki taşınmazların kiraya verilmesi sürecinde, 2863 sayılı Kanun’da belirtilen şartların eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesi zorunludur. Bu durum, kültürel varlıkların korunması açısından büyük önem taşımaktadır.

BULGU: İdareye Ait Kültür Varlığı Niteliği Taşıyan Bazı Taşınmazların Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın İzni Olmadan Kiraya Verilmesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Belediyesi

İdareye ait tarihi eser niteliğindeki taşınmazlarının kiraya verilmesinde 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na göre gerekli izinlerin alınmadığı görülmüştür.

2863 sayılı Kanun’un;

“Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde, bu Kanun’un, korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili hususları ve bunlarla ilgili gerçek ve tüzelkişilerin görev ve sorumluluklarını kapsadığı,

“Devlet malı niteliği” başlıklı 5’inci maddesinde, Devlete, kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazlar ile özel hukuk hükümlerine tabi gerçek ve tüzelkişilerin mülkiyetinde bulunan taşınmazlarda varlığı bilinen veya ileride meydana çıkacak olan korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının Devlet malı niteliğinde olduğu,

“Devir yasağı” başlıklı 13’üncü maddesinde, Hazineye ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait olup usulüne göre tescil ve ilan olunan, her çeşit korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ile bunlara ait korunma sınırları dahilindeki taşınmazların, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izni olmadan, gerçek ve tüzelkişilere satılamayacağı ve hibe edilemeyeceği,

“Kullanma” başlıklı 14’üncü maddesinde ise, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının intifa haklarının, belirli sürelerle kamu hizmetlerinde kullanılmak üzere, Devlet dairelerine, kamu kurum ve kuruluşlarına, kamu menfaatine yararlı milli derneklere bırakılmasının veya gerçek ve tüzelkişilere kiraya verilmesinin, Kültür ve Turizm Bakanlığının iznine tabi olduğu, hüküm altına alınmıştır.

2863 sayılı Kanun’da açıkça belirtildiği gibi taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının kullanım hakkı özel düzenlemelere tabi tutulmuş olup bu yapılardan yararlanılabilmesi öncelikle Kültür ve Turizm Bakanlığının iznine tabi tutulmuştur.

Yapılan incelemede; mülkiyeti İdareye ait, tarihi eser niteliği taşıyan ve otel, kafe, restoran, ürün satış yeri ve işyeri olarak kullanılmak üzere kiraya verilmiş olan 8 adet taşınmaz olduğu; ancak İdare tarafından söz konusu yerlerin kiraya verilmesinden önce Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan herhangi bir izin alnmadığı görülmüştür.

Kamu idaresi tarafından bulguya iştirak edilmiş ve ilgili mevzuat hükümlerine uyulacağı belirtilmiştir.

Sonuç olarak; İdare tarafından, tarihi eser niteliğindeki taşınmazlarının kiraya verilmesinde, adı geçen Kanun’da ifade edilen koşulların tam olarak yerine getirilmesi gerekmektedir.