|
ÖZET: İdareye ait iktisadi işletme niteliğindeki tesislerin işletilmesinde bazı hatalı uygulamalar tespit edilmiştir. 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, özellikle kreş ve spor tesislerinin kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis ettirilmediğini ve bazı tesisler için meclis kararı ile bakanlık izninin alınmadığını ortaya koymaktadır. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’na göre, iktisadi kamu kuruluşları vergi mükellefiyeti kapsamına girmekte olup, bu tesislerin ticari faaliyetleri nedeniyle kurumlar vergisine tabi olduğu açıktır. Ancak, idare tarafından bu tesislerin kamu hizmeti olarak değerlendirildiği ve dolayısıyla mükellefiyetin olmadığı savunulmuştur.
Denetim bulguları, idare bünyesinde 111 kreş ve 70 spor tesisinin bulunduğunu ve bunların kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis ettirilmediğini göstermektedir. Bu durum, Mahalli İdareler Bütçe İçi İşletme Yönetmeliği çerçevesinde gerekli muhasebe işlemlerinin yapılmadığını da ortaya koymaktadır. Ayrıca, idarenin ticari faaliyetlerde bulunmak üzere kurduğu işletmeler için belediye meclis kararı ve bakanlık izninin alınmadığı anlaşılmaktadır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’na göre, bu tür işletmelerin kurulabilmesi için gerekli izinlerin alınması zorunludur. Sonuç olarak, idare bünyesindeki kreş ve spor tesislerinin kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi ve ilgili muhasebe kayıtlarının yapılması gerekmektedir. Ayrıca, ticari faaliyetlerde bulunmak üzere kurulan işletmeler için belediye meclis kararı ve bakanlık izninin alınması da zorunludur. Bu düzenlemelere uyulması, yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. |
BULGU: İdareye Ait Olan İktisadi İşletme Niteliğini Haiz Tesislerin İşletilmesinde Hatalı Uygulamaların Bulunması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Belediyesi
İdareye ait olan iktisadi işletme niteliğini haiz tesislerin bazılarına ait kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis ettirilmediği ve mükellefiyet tesis ettirilen bazılarının da meclis kararı ve bakanlık izninin bulunmadığı görülmüştür.
a) İdareye Ait Olan Kreş ve Spor Tesislerine İlişkin Kurumlar Vergisi Mükellefiyetinin Tesis Ettirilmemesi
İdare bünyesinde bulunan kreş ve spor tesislerinin kurumlar vergisi mükellefiyetinin bulunmadığı görülmüştür.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “Verginin konusu” başlıklı 1’inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; iktisadi kamu kuruluşları vergi mükellefiyeti kapsamına alınmış olup aynı Kanun’un “Mükellefler” başlıklı 2’nci maddesinin üçüncü fıkrasında da Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve birinci ve ikinci fıkralar dışında kalan ticari, sınai ve zirai işletmelerin iktisadi kamu kuruluşu olduğu; altıncı fıkrasında ise iktisadi kamu kuruluşları ile dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmelerin kazanç amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kâr edilmemesi veya kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi niteliğini değiştirmeyeceği hüküm altına alınmıştır.
1 Seri Numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nde iktisadi kamu kuruluşları, kamu idare ve kuruluşlarına ait veya bağlı olan tüm iktisadi işletmeleri kapsadığı, bu nedenle iktisadi kamu kuruluşları kavramının hem kamu iktisadi teşebbüslerini hem de kamu kurum ve kuruluşlarına ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen iktisadi kuruluşlar ile döner sermayeli kuruluşlar olduğu belirtilmiştir. Tebliğin (2.3) bölümünde bir iktisadi kamu kuruluşunun varlığından söz edilebilmesi için kuruluşun; kamu idareleri veya kamu kuruluşlarına ait veya bağlı olması (ait olma, sermaye bakımından; bağlı olma ise idari bakımdan bağlılığı ifade eder), sermaye şirketi veya kooperatif şeklinde kurulmamış olması, ticari, sınai veya zirai alanda devamlı olarak faaliyette bulunması gerektiği düzenlenmiştir.
Diğer yandan, Mahalli İdareler Bütçe İçi İşletme Yönetmeliği’nin “Muhasebe İşlemleri” başlıklı 9’uncu maddesinin üçüncü fıkrasında; işletmenin kurumlar vergisine tabi ticari mal ve hizmet alım satımlarına ilişkin faaliyetleri için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen muhasebe standartları, tek düzen hesap planı ve mali tabloların çıkarılmasına ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde defter tutulacağı, mahalli idare bütçesi içinde yapılan personel ve diğer yönetim ve donatım giderleri kurum kazancının tespitinde ve kurumlar vergisi beyannamesinin düzenlenmesinde ayrıca dikkate alınacağı düzenlenmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden, iktisadi kamu kuruluşlarının kurumlar vergisine tabi olduğu, belediyelere ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ticari, sınai ve zirai işletmelerin iktisadi kamu kuruluşu olduğu, iktisadi kamu kuruşlarının kazanç amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kâr edilmemesinin bunların iktisadi niteliğini değiştirmeyeceği, bir iktisadi kamu kuruluşunun varlığından söz edilebilmesi için kuruluşun; kamu idareleri veya kamu kuruluşlarına ait veya bağlı olması, sermaye şirketi veya kooperatif şeklinde kurulmamış olması, ticari, sınai veya zirai alanda devamlı olarak faaliyette bulunması gerektiği, işletmenin kurumlar vergisine tabi ticari mal ve hizmet alım satımlarına ilişkin faaliyetleri için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen muhasebe standartları, tek düzen hesap planı ve mali tabloların çıkarılmasına ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde defter tutulacağı anlaşılmaktadır.
Yapılan incelemede, İdare bünyesinde faaliyetleri devamlı nitelikte bulunan ticari işletme niteliğini haiz 111 adet kreş ve 70 adet spor tesisi bulunduğu, bunlara ilişkin kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis ettirilmediği, kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis ettirilmemesinden kaynaklı olarak Mahalli İdareler Bütçe İçi İşletme Yönetmeliği’nde bulunan muhasebe işlemlerinin yapılmadığı tespit edilmiştir.
Yukarıda yer verilen denetim tespiti üzerine, İdare tarafından özetle; yürütülen bu hizmetlerde ücretler belirlenirken herhangi bir kar amacı güdülmediği, ilgili hizmetlerin mahalli müşterek ve beledi hizmetler olarak vatandaşlara sunulduğu, spor ve kreş hizmetlerinin ticari mahiyet arz etmeyen birer kamu hizmeti olduğu, bütçe içi işletme kurup kurmama yetkisinin Belediye yönetiminin uhdesinde olduğu, İdare bünyesinde kurulmuş herhangi bir bütçe işletmenin bulunmadığı, İdarenin bir kamu kurumu olduğundan bahisle kurumlar vergisi mükellefi olmadığı, İdarenin bünyesinde kreş bulunmayıp bunların birer şefkat evi olmasından dolayı Kurumlar Vergisi Kanunu’ndan istisna olduğu ifade edilmiştir.
Halbuki; bulgu metninden de anlaşılacağı üzere, iktisadi kamu kuruluşlarının kurumlar vergisine tabi olduğu, belediyelere ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ticari, sınai ve zirai işletmelerin iktisadi kamu kuruluşu olduğu, iktisadi kamu kuruşlarının kazanç amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunmasının bunların iktisadi niteliğini değiştirmeyeceği, bir iktisadi kamu kuruluşunun varlığından söz edilebilmesi için kuruluşun; kamu idareleri veya kamu kuruluşlarına ait veya bağlı olması, sermaye şirketi veya kooperatif şeklinde kurulmamış olması, ticari, sınai veya zirai alanda devamlı olarak faaliyette bulunması gerektiği, işletmenin kurumlar vergisine tabi ticari mal ve hizmet alım satımlarına ilişkin faaliyetleri için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen muhasebe standartları, tek düzen hesap planı ve mali tabloların çıkarılmasına ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde defter tutulacağı açıktır. Nitekim, bahsi geçen işletmelerin nitelikleri itibarıyla özel gelir ve gideri olan faaliyetleri bulunmaktadır. Bu işletmeler için yapılan her harcama gelir elde etmek amacı ile yapılmakta ve münhasıran İdare çalışanlarına hitap etmeyip hizmet sunumu karşılığında hizmetten yararlanan vatandaşlardan ücret tahsil edilmektedir.
Sonuç olarak, İdare bünyesinde bulunan kreş ve spor tesislerinin kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis ettirilmesi ve buna istinaden muhasebe kayıtlarının yapılması gerekmektedir.
b) İdareye Ait ve Kurumlar Vergisi Mükellefiyeti Tesis Ettirilen Tesislerin Meclis Kararı ve Bakanlık İzninin Bulunmaması
İdarenin ticari faaliyetlerde bulunmak üzere kurduğu işletmeleri için belediye meclis kararı ve bakanlık izninin alınmadığı görülmüştür.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Meclisin görev ve yetkileri” başlıklı 18’inci maddesinin (i) bendinde; bütçe içi işletme ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na tabi ortaklıklar kurulmasına veya bu ortaklıklardan ayrılmaya, sermaye artışına ve gayrimenkul yatırım ortaklığı kurulmasına meclisin karar vereceği belirtilmiştir.
Aynı Kanun’un “İşletme tesisi” başlıklı 71’inci maddesinde ise; belediyelerin, özel gelir ve gideri bulunan hizmetlerini Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının izniyle bütçeleri içinde kuracakları işletmeler ile yerine getirebilecekleri ifade edilmiştir.
Mahalli İdareler Bütçe İçi İşletme Yönetmeliği’nin 3’üncü maddesinin (ç) bendinde ise; işletmenin, mahalli idarenin görev ve sorumluluk kapsamında bulunan özel gelir ve giderleri olan hizmetleriyle ilgili olarak belediyeler için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı izni ile kurulan bütçe içi işletmeleri ifade edeceği düzenlenmiştir.
Aynı zamanda, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun “Verginin konusunu teşkil eden işlemler” başlıklı 1’inci maddesinin üçüncü fıkrasının (g) bendinde; Genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin Türkiye’de yapılan ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu hükmü tesis edilmiştir. Aynı Kanun’un “Mükellef” başlıklı 8’inci maddesinde; mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işleri yapanların Katma Değer Vergisinin mükellefi olduğu hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden, bütçe içi işletme ile ortaklık kurulmasına belediye meclisinin karar vereceği, özel gelir ve gideri bulunan hizmetler için Bakanlıktan izin alınarak bütçe içi işletme kurulabileceği, belediyelere bağlı olarak ticari faaliyet gösteren bütçe içi işletmelerin teslim ve hizmetlerine ilişkin Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1/3-g hükmü uyarınca katma değer vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Yapılan incelemede, İdare bünyesinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis ettirilen bütçe içi işletme niteliklerini haiz, özel gelir ve gideri bulunan 26 adet sosyal tesis, 16 adet kent lokantası, 2 adet misafirhane ve 7 adet düğün salonunun olduğu görülmüştür. Ancak bu işletmelerin kuruluşuna ilişkin meclis kararı ve bakanlık izninin alınmadığı tespit edilmiştir.
Yukarıda yer verilen denetim tespiti üzerine, İdare tarafından özetle; Belediyede Mahalli İdareler Bütçe İçi İşletme Yönetmeliği’ne tabi olan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının izniyle kurulması gereken herhangi bir bütçe içi işletmenin bulunmadığı ifade edilmiştir.
Halbuki; bulgu metninden de anlaşılacağı üzere, bahsi geçen işletmelerin nitelikleri itibarıyla özel gelir ve gideri olan faaliyetleri bulunmaktadır. Bu işletmeler için yapılan her harcama gelir elde etmek amacı ile yapılmakta ve münhasıran İdare çalışanlarına hitap etmeyip hizmet sunumu karşılığında hizmetten yararlanan vatandaşlardan ücret tahsil edilmektedir. Açıklanan sebeplerle, İdare bünyesinde bütçe içi işletme niteliğini haiz ve Kurumlar Vergisi Kanunu’na tabi işletmelerin halihazırda faaliyet gösterdiği açıktır.
Sonuç olarak, yukarıda yer verilen düzenlemelere uygun şekilde, İdarenin ticari faaliyetlerde bulunmak üzere kurduğu işletmeleri için belediye meclis kararı ve bakanlık izninin alınması gerekmektedir.