2018 Yılında Uygulanacak Yeninden Değerleme Oranı Yüzde 14,47 Olarak Belirlendi

Belediyeler çeşitli kanunlarda yer alan düzenlemeler kapsamında, encümen kararı ile idari para cezaları uygulamaktadır.

İdari para cezası uygulaması, kamu düzeninin tesisine ilişkin olup, kamu idarelerine gelir getirme amacı taşımamakla birlikte sonucu itibariyle gelir getirici uygulamalardır.

Tahakkuk ettirilen idari para cezaları, tahsiline kadar geçen süreçte, kamu idareleri açısından birer alacak niteliğindedir.

Dolayısıyla idari para cezaları, belediye mali tablolarında gelir ve alacak hesapları ile ilişkilendirilmektedir.

Her ne kadar mevzuatta yer alan şartların oluşması durumunda idari para cezalarının uygulanması gerekse de ve hatta uygulanmaması durumu kamu zararına neden olabilecekse de; İdari para cezalarının gerçekçi uygulanmaması belediye alacak hesaplarının güvenilirliğini etkilemektedir.

Sayıştay’ın bu durumu Çankaya Belediyesi 2019 Denetim Raporuna konu ettiği görülüyor.

Raporda özetle şöyle denmiş;

“Çankaya Belediyesi 2019 yılsonu kesin mizanın 600.5.3.2.99 hesabında 1.182.617.584,39 TL tutarında idari para cezası yer almaktadır. Tutarın Çankaya Belediyesi sınırları içerisindeki umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinin işletmecilerine verilen artırımlı idari para cezaları neticesinde olduğu ve bu tutarın gelir birimi kayıtlarında çok daha yüksek olduğu ve özellikle 5 firmanın bu cezanın neredeyse tamamından sorumlu olduğu görülmüştür.

Bu firmalardan sadece X Ltd. Şti. firmasına 2010 yılından bu yana, tahakkuk ettirilen idari para ceza tutarlarının 68.009.030.208,56 TL’ye ulaştığı,  5 firmanın ödemesi gereken birikmiş toplam borcunun ise 70.912.325.522,84 TL olduğu gelir birimi kayıtlarından anlaşılmıştır.

Hal böyleyken, gelir biriminde bulunan tahsil imkânını yitirmiş bu kayıtlar muhasebeye yansıtılmadığı gibi mali tabloların yanlış yorumlanmasına ve gerçek durumu yansıtmamasına sebebiyet vermektedir”

Sayıştay durumu bu şekilde tespit etse de, esasında ortada bir handikap bulunmakta. Raporda idari para cezalarının yanlış uygulandığına ilişkin bir tespit bulunmamakta; tahsilinin fiilen imkânsız olduğu belirtilmekte.

Peki, tahsili fiilen imkasız diyerek mevzuatta yer alan idari para cezaları uygulanmazsa bu durum kamu zararı oluşturulmayacak mı? Belediye personeli böyle bir durumda inisiyatif alma yetkisine sahip mi?

Ya da başka bir açıdan para cezaları işlenen kabahate bakmak yerine, kişinin bu cezayı ödeyip ödeyemeyeceğine göre mi  uygulanacak?

Tahsili imkansız ya da zor olan para cezalarının varlığı, idare hesaplarını güvenilirlikten uzaklaştırsa da; mevzuatta yer alan yaptırımların uygulanması gerekmekte!

Bu açıdan mevzuatın tekrar gözden geçirilmesi ve gerçeklikten uzak ceza uygulamalarının gerçekçi hale getirilmesi daha doğru olacak.

Böylelikle Kamu, önce ceza uygulayıp sonra bu cezaları tahsil edebilmek için sık sık af yasaları ile bir kısmından feragat etmek zorunda da kalmayacak.


 

Yasal uyarı: Sistemde yer alan makale, içtihat ve diğer materyaller, kısmen ya da tamamen kopyalanarak diğer web site ya da uygulamalarda yayımlanamaz. Basılı yayınlarda yazar bilgisi ve (www.malimevzuat.com) adresi paylaşılarak kısmi alıntılama yapılabilir.