4374 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 10 uncu maddesinde; ihale tarihinden önceki beş yıl içinde, mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı kararıyla hüküm giyenlerin ihale dışı bırakılacağı ifade edilmiştir.
Kamu İhale Genel Tebliği’nin 17.5 inci maddesinde ihale dışı bırakmanın, ancak yargı kararıyla “tatili icrasına hükmedilen meslek ve sanat”la sınırlı olmak üzere uygulanabilibileceği; 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 11, 25 ve 35 inci maddelerinde tanımlandığı şekliyle “muayyen bir meslek ve sanatın tatili icrası”na ilişkin süreli ya da süresiz mahkumiyet hali, 10 uncu maddenin dördüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında değerlendirileceği, hükümleri düzenlenmiştir.
Görüleceği üzere, mesleki faaliyetler dolayısıyla hüküm giymenin sınırları, “tatili icrasına hükmedilen meslek ve sanat” mahkûmiyet türü ile çizilmiştir.
Ancak bu hüküm türünün, 4734 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihte yürürlükte olan; bu tarih itibariyle mülga durumdaki 765 sayılı Ceza Kanunu’nda düzenlendiği ancak bu mahkumiyet türünün yeni Türk ceza Kanunu’nda düzenlenmediği görülmektedir.
Dolayısıyla, bu konuda Kamu İhale Genel Tebliği’nin güncellenmesi gerektiği değerlendirilmekte olup, hali hazırda adli sicil belgelerinde yer alan mahkumiyet türlerinin yorumlanmasıyla “mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı kararıyla hüküm giyenlerin ihale dışı bırakılacağı” hükmünün uygulanamayacağı,
görüşündeyiz…
| ÖZET: 4374 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 10. maddesi, ihale tarihinden önceki beş yıl içinde mesleki faaliyetleri nedeniyle yargı kararıyla hüküm giyenlerin ihale dışı bırakılacağını belirtmektedir. Kamu İhale Genel Tebliği’nin 17.5. maddesi, bu ihale dışı bırakmanın yalnızca yargı kararıyla “tatili icrasına hükmedilen meslek ve sanat” ile sınırlı olacağını ifade etmektedir. Ancak, bu mahkumiyet türünün yeni Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenmediği ve dolayısıyla Kamu İhale Genel Tebliği’nin güncellenmesi gerektiği değerlendirilmekte, mevcut durumda bu hükmün uygulanamayacağı görüşü öne sürülmektedir. |